VURULDUK!

  • Yazar :Ufuk BAYRAKTAR
  • Eklenme Tarihi :20.06.2022 11:04
  • Güncelleme Tarihi : 05.10.2022 05:49

 

Önce vicdanımızı vurdunuz, sonra inancımızı, sevgimizi, merhametimizi, acımızı… Yetmedi duygularımızı, ruhumuzu vurmanız, bizi de vurmaya başladınız! 

Sözüm ona ‘güvenli sokaklar’ adında bir çete; insanları silahlanmaya çağırıyor, taşıma ve bulundurma ruhsatı almak zor diye silah marka ve model önerisi veriyor. Sakince oturan hayvanları kışkırtıp saldırı videoları ile toplumu galeyana getirmeyi salık veriyor. ‘Havrita’ diye bir uygulama yapmışlar, nerde köpek varsa işaretleyip zarar görmelerini sağlamaya çalışıyor. Besleme yapan gönüllülerle çatışma ortamı yaratmak için aklı veriyor. Ne menem bir ‘güvenlik sokak’ bu?

Bu toplumu solcu / sağcı, komünist / kapitalist, alevi / sunni diye ayırıp çatıştırmaya çok çalıştılar, başaramadılar. Şimdi hayvan severlerin ‘siyaset üstü’ diyerek hak savunuculuğu yapmaya çalıştığı mecrayı, yine siyaset dışı/ insanlık dışı/ vicdan dışı / yasa dışı bir anlayışla karşı taraf oluşturup çatıştırmaya çalışıyorlar. Önce kedileri köpekleri zehirleyip vurmaya başladılar, zaten öncesinde çokça yapıldığı için dikkat çekemediler. Sonra besleme yapan gönüllülerle kavga etmeye başladılar, bu da çokça yapıldığı için olmadı, dozu arttırdılar : önce tekmeler, sonra yerde sürüklemeler o da yetmeyince silahla vurmaya başladılar! Besleme yapan 3 gönüllü silahla vurularak öldürüldü şehrin orta noktasında!

Bu mesele sokak hayvanları meselesi falan değildir! Bu mesele gerçekten bu ülkenin birlik, dirlik huzur meselesidir. ‘Güvenli sokaklar’ adındaki çetenin elebaşlarının karanlık geçmişleri sosyal medyada ortaya dökülüyor. Bir avuç gönüllünün güvenliğinden ziyade bu devletin güvenliği tehdit ediliyor! Devletin hemen her kurumunun kağıt üstünde yanında göründüğü ama çoğu yerde yüz çevirdiği bu ortamda vatandaş, diğer vatandaşın vicdanına sığınmışken şimdi de kalpten kalbe çatışmalar tezgahlanıyor!

Bütün cumhuriyet savcıları başta bu çete olmak üzere çetenin faaliyetlerini destekleyen, yayan herkesi yakın takibe almalı, adaletin keskin kılıcını üzerlerinde sallandırmalıdır. Aksi halde kılıçlar ve silahlar çok can yakacağa benziyor!

Hatta devletin tüm yetkili organları azami düzeyde dikkat kesilmeli, en başta kağıt üstünde kalan ‘hayvan hakları’ meselesini gerçek hayata geçirmeli; devlet tüm kurumlarıyla hayvan hakları konusunda seferber olmalı ve hak ihlali yapanlar, katliam çığırtkanlığı yapanlar en ağır cezalara çarptırılmalıdır.

Mesele hayvan seven / sevmeyenlerin karşı karşıya gelmesi meselesi değildir, toplumsal kaos ve çatışma yaratmaktır temel hedefleri. Şimdiye dek hayvan katliamı bilinçsiz ve örgütsüz bir şekilde çok yapıldı, yasal boşluklar nedeniyle ne yazık ki ardı arkası hiç ama hiç kesilmedi… Yani insanın hayvanı kırmasına alıştırıldık, şimdi insanı insana kırdırmaya çalışıyorlar!

Çok geç olmadan bu katliam çığırtkanları susturulmalıdır!