TAHIL KORİDORU

  • Yazar :Selda Asker
  • Eklenme Tarihi :26.07.2022 12:17
  • Güncelleme Tarihi : 19.08.2022 11:45

Rusya, Ukrayna, Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin katıldığı tarım koridoru  toplantısı  geçtiğimiz günlerde yapıldı. Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihracı için İstanbul'da imzalanan anlaşma, dünya gündeminde tartışıldı. Ukrayna’nın elindeki tahılı nasıl çıkarabilirizin tartışıldığı bu toplantı sonuçlarını kendimce takip ettiğim kadarıyla yorumlamak istiyorum. Maksat bu anlamda kulaklarınıza aşinalık yaratmak…

Dünyaya tahıl üretiminin neredeyse %30- 40 larını karşılayan  Ukrayna ve Rusya Savaşla birlikte tahılını kendi üretemeyen, kendine yetmeyen ülkelere gönderemediği için dünyada kriz yaşanıyor. Savaş öncesi dönemde Ukrayna, ülkede yetiştirilen tahılın yaklaşık yüzde 75'ini ihraç ediyordu. Bu oran, Ukrayna'nın ihracat gelirlerinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyordu. Ukrayna, hem tahıl hem de yağlı tohum ihracatının yaklaşık yüzde 90'ı deniz yoluyla yapılıyordu. Savaş ve Rus ablukası nedeniyle Ukrayna'nın Karadeniz üzerinden yaptığı tüm ihracat kesilmişti. İmzalanan anlaşma ile; "Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi" ile tahıl ürünlerinin Ukrayna limanlarından sevkiyatının önü açıldı.

Dışa bağımlığın bir diğer boyutu olan bu durum ; tahıl üreten bir durumda iken ülkemizde ve dünyada tahıl sürdürülebilirliğini sağlamaya çalışmaya döndü. Yanlış tarım politikalarının  sonucu olarak bugün buğday krizi karşımızda. Ovalarımızın imara açılması, verimli ovalarda buğday yerine beş yıldızlı otellerin, AVM lerin olması sonucu her zaman dediğim gibi buğday yerine beton yiyin…

 

Son yılların moda terimi “gıda milliyetçiliği”nden hareketle her ülke kendine yetebilmeli. Şu anda kendine yetemeyen ülkeler için tahıl kordonunu konuşuyoruz. Hali hazırda pandemi ile birlikte AB’nin başlattığı ve devam eden yeşil koridordan sonra önümüzdeki süreçlerde enerji yetemeyeceği için bir enerji koridoru , iklim ve güvenli göç koridoru vb. gündeme gelecek. Bundan sonra artık habire koridorlar arasında gidip geleceğiz.

 

Bu noktada asıl sorunumuz koridor açmak mı ya da kendi üretimimizi yapmak mı, kendi buğdayımızı üretmek mi?

 

Son 10 yılda dünyada yaklaşık 80 milyon arazi açlık sorunu ve parası olan ülkeler tarafından satın alınmış ya da kiralanmış durumda. Kendi ülkesinde artık tarım yapamayan, arazisi kalmayanlar başka yerlerden bu kadar yüklü bir miktarda araziler kiralamış. Buğday üretebilecek durumdayken , tahıl ambarı olabilecek durumdayken artık üretmiyorsak asıl sıkıntı burada! Konuşmamız gereken üretmek olmalı….