AGROEKOLOJİ

  • Yazar :Selda Asker
  • Eklenme Tarihi :09.08.2022 12:30
  • Güncelleme Tarihi : 03.10.2022 11:00

Çok değil bundan 20:25 yıl önce Sofraya domatesten,maydanozdan,naneden evvel kokusu gelirdi. Bizim nesil hala “eskinin tadı başka” der durur.  Çünkü aynı tadı artık alamıyoruz. 

Hızla artan nüfus, tarımsal faaliyetleri ticari kaygılar sebebiyle daha fazla ürün arzına yöneltti. Bu da ne yazık ki doğa ile uyumsuz, çevreye zararlı, sağlıksız, güvensiz ve adaletsiz gıda üretim ve tüketim sistemleri beraberinde getirdi. İşte bu noktada hayatımıza giren yeni kavramlardan biri de AGROEKOLOJİ…. Tarım ve çevre biliminin birleşmesi ve hem çevreyi koruyan hem de doğru tarım uygulaması amacını kapsayan bir kavram. Belli esaslar çerçevesinde ekonomik, sosyal, finansal ve toplumsal bir hareket benim anladığım kadarıyla.

Ülkemizde son yıllarda iyi bir ivme kazanan bu yaklaşım,  bu amaçla kurulan bir çok dernek, sivil grup tarafından uygulanıp tanıtılıyor.  Agro ekolojinin büyük firmalar yerine yerel halkı desteklemesi en önemli özelliği.Yerel halkın bölgenin tarımıyla ilgili yürütülen karar alma süreçlerine katılmasını, gıda kooperatiflerinin kurulmasını, üreticiyle tüketicinin aracısız bir şekilde buluşması, tarımsal kaynakların korunması ve güvenliğinin sağlanması ana temeli olan bu yaklaşımda su, toprak, hava, biyoçeşitlilik, tohum, gübre, enerji ve tarımsal iş gücü kaynakların ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu olmasına da önem verdiğinden sera gazı emisyonları azaltılabilir, iklim değişikliğiyle mücadele edilebilir, kimyasal gübrelerden kaynaklanan azot-fosfor dengesindeki bozulmaların önüne geçilebilir. Böylelikle, sadece insan sağlığı değil, bitki ve hayvan sağlığı da korunmuş olur ve biyoçeşitliliğin azalması engellenebilir.

Sürdürülebilir tarım üretimini desteklerken bir yandan da çevrenin güçlü bir biçimde yönetilmesini sağlayan  bir yaklaşım olan agroekoloji,  Ekolojik tarım sistemine geçiş anlamında önemli bir kavram.  Bu yaklaşım ile belki de ileriki nesil de ne yediğini bilir ve bizim eskiden yediğimiz gibi orijinal tadında sebze, meyve tüketebilir….

Güvenilir ve besleyici gıdaların doğa-dostu yöntemlerle üretilip herkese ulaşabildiği bir gıda sistemine geçiş olduğu bu sistemle gıda adaleti ve güvenli gıdaya erişim umarım mümkün olur.