TÜRKİYE'NİN BAŞKENTİ NERESİDİR?

  • Yazar :Mustafa Özkoca
  • Eklenme Tarihi :08.04.2022 10:38
  • Güncelleme Tarihi : 08.04.2022 10:39

Geçen hafta bir bir televizyon programında yıllardan bu  yana süregelen bir yarışma programı olan kim milyoner olmak ister isimli yayında her şeyi görmüştük ama bunu görmemiştik dedirten bir olay gerçekleşti.

Bir tıp öğrencisinin katıldığı programda Türkiye'nin başkenti neresidir diye sorulduğunda tıp okuyan öğrenci soru karşısında şaşırdığını şaşırtmacalı bir soru olabileceğini düşünerek seyirci joker'ini kullandı.

İşte burada herkes ikinci şoku yaşadı seyircilerin %40'ı Ankara derken diğer yüzde 60'lık bölüm diğer üç şıkka yayıldı.

Yarışmanın sunucusu Kenan İmirzalıoğlu şaşkınlığını gizleyemezken, Türkiye'nin eğitimde nerelere geldiğini acınacak halde olduğumuzu gün yüzüne sermiş olduk.

Tıp öğrencisinin Türkiye'nin başkentinin neresi olduğunu bilmediğine mi yanalım, seyircilerin bilmediğine mi yanalım demek ki orada oturanların hangisi yarışma koltuğuna otursa yanlış cevaplardan birini verecekti.

Son 20 yıldır Türkiye Milli Eğitim bakanları düzeyinde oldukça şanssız en son dayatılan 4+4+4 sistemi ile iyice denge ayarlarıyla oynanan eğitim düzeyi hiç bu kadar düşmemişti.

Parası olan özel okullara teşvik edilirken diğer öğrenciler kapatılan düz liselerin ardından İmam Hatip liselerine mecbur edildi.

Eskiden ticaret liseleri meslek liseleri düz liseler vardı İmam Hatip liseleri de vardı herkes istediği okula gitmekte serbest idi.

Ama son yapılan düzenlemelerle düz liseler kapatılıp İmam Hatip liselerinin sayıları çoğaltıldı.

Eskiden imam hatip liseleri her ilde bir tane idi ama başarı oranı çok yüksek idi şimdi imam hatip liselerinde yetişen neslin eğitim düzeyinin çok düşük olduğu aşikar.

Eskiden imam hatipte okuyan bir öğrenci oldukça başarılıydı çünkü her ilde bir tane vardı.

Milletin okuma özgürlüğü elinden alınınca herkes istediği okula gidemez oldu bu da eğitim seviyesini aşağıları çekti maalesef.

Yandaş memur- sen'e üye olanların hiçbir vasfı bulunmaz iken hiçbir tecrübeleri olmaz iken daha 3-4 yıldır öğretmenler önlerinde 15-20 yıllık tecrübeli öğretmenlerin hakkını yiyerek sadece memursen üyesi oldukları için okul müdürleri yapıldığı biat etmeyenlerin devre dışı bırakıldığı bir sistemde eğitimde nasıl bir ilerleme olması bekleniyor?

Dershaneler sahibi insanların Milli Eğitim bakanı olduğu bir ülkede o ülkenin eğitiminden yetişen neslin başarılı olması beklenemez.

İşte böyle bilgi yarışmalarında hiç ummadığımız sonuçlarla karşılaşırız.

Sınıfta kalmanın olmadığı online eğitimlerin olduğu sınavların düzgün bir ortamda yapılmadığı süreçte yetişen bir nesilden ne beklenebilir ki.

O yüzden eğitimde Yeni bir reform yapılmalı siyasi görüşüne bakılmaksızın gerek Eğitim bakanı gerekse ilçe milli eğitim müdürleri il milli eğitim müdürleri ve en önemlisi okul müdürleri  tecrübeli liyakat sahibi öğretmenlerimizden oluşmalıdır. ESEN KALIN.