HEPİMİZ ÜMİT ÖZDAĞ'IZ, LÜTFÜ SAVAŞ'IZ, TANJU ÖZCAN'IZ

  • Yazar :Mustafa Özkoca
  • Eklenme Tarihi :09.05.2022 10:59
  • Güncelleme Tarihi : 30.06.2022 22:06

Son günlerde özellikle Suriyeli sığınmacıların ülkemizin demografik işgaline karşı Türk vatandaşlarından daha yüksek ses çıkmasına neden olmaya başladı.

 

Özellikle Ramazan Bayramı tatiline memleketlerine gitmek isteyen Suriyeliler MHP lideri Devlet Bahçeli'nin bayrama gidiyorlarsa geri gelmesinler açıklamasının ardından, önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Suriyeli sığınmacılar konusunda  geri adım atmalarına neden oldu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu önce Suriyelileri istersek göndermeye biliriz derken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önce Suriyelileri göndermiyoruz deyip 2 hafta sonra gelen tepkiler üzerine gönderebiliriz hatta gitmeleri için yaşam alanları oluşturuyoruz böyle bir projemiz var demesi tepkilere neden oldu.

Ramazan Bayramı'nda gündeme gelen ve geniş yer tutan görüntüleri vatandaşlar tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlar yapılması sonrasında, bayramda İstanbul'da Taksim'de meydanda neredeyse hiç bir Türk vatandaşı olmaması Suriyeli ve diğer Ortadoğulu sığınmacılarla dolu olması, Türk vatandaşının yaşam alanlarının adım adım gasp edilmesi milletimizi çileden çıkardı.

 

Önceki gün İstiklal caddesi'nde gece vakti elini kolunu sallaya sallaya gezen Ortadoğu kökenli sığınmacılar arasında kimlik kontrolü sırasında polislerimiz, ülkemize Kaçak yolla girmiş 120 kaçak göçmeni tesadüfen yakaladı.

Şu anda savaş halinde olan Afganistan'da bile Taliban ülkesine giren herkezden vize istiyor, Biz de elini kolunu sallayan herkes sınırı rahatça geçiyor.

Türkiye çok değişik bir ülke oldu, Türk vatandaşlarının sapıklık oranının Suriyeli sığınmacıların sapıklık oranının iki katı olduğunu söyleyen İçişleri Bakanı, sapık sığınmacıları savunurken, sığınmacıların gitmesi halinde işadamlarının ucuz işgücünün gitmesinden dolayı isyan edeceğini söyleyerek kayıt dışı şeyi görmezden geldiklerini tüm kamuoyu ile itiraf etmiş oldu.

Öyle ya şu anda Türkiye ekonomisinde devletin verdiği verilere göre kayıtdışı çalıştırılan Suriyeli sığınmacı sayısı oldukça fazla ve bu inkar edilemiyor.

Bir başka önemli konu ise ülkemizin yaşanmaz bir hal alması ile birlikte Türkiye'den Genç beyin göçlerinin yaşanması yeni yetişmiş doktor avukat hemşire bilim adamlarının yurt dışına gitmesi sonucu ülkemiz üzerinde oynanan demografik yapının değiştirildiğinin açıkça bir göstergesidir, Suriye'den bize gelen sığınmacıların içindeki yine bilim insanları yetişmiş doktor avukat gibi insanların bizim ülkemizi köprü gibi kullanıp Avrupa'ya kapak atmaları ülkemizde ise dilencisi hırsızı soyguncusu kaçakçısı ve suçlusu elimizde kaldı.

Bizim yeni nesil beyin gücümüz Avrupa'ya kaçtı maalesef.

Gülhane parkında yıllardan bu yana çok güzel bir görüntü arz eden lalelerin ve gülleri Suriyeli sığınmacıların kopararak talan etmeleri yine sosyal medyada gündeme oturmuştu.

Sinan Oğan'ın sosyal medya hesabında paylaştığı bir görüntüde idlip'te Türkiye Cumhuriyeti tarafından yaptırılan evlerin duvarlarında ki çizilen şanlı Türk Bayraklarının üzerindeki ayak tekme izleri geniş infial uyandırdı. Bayrağımıza yapılan bu çirkin saldırı Türk milletine yapılan ayrı bir saygısızlıktır.

Kendi öğrencilerimizin KYK borcu yüzünden icraya verildiği ülkemizde sığınmacı öğrencilere bedava ulaşım hizmeti verilmesi, emeklilere 1100 TL, sığınmacılara 2000 TL, bayram  ikramiyesi verilmesi, bu Milletin kanıyla aldığı vatandaşlığın 250 bin dolara sığınmacılara verilmesi daha hangisini sayalım, bunların hepsi şu anki gelinen noktaya bizi ulaştırdı.

Oysaki Suriye lideri Beşşar Esad ülkesinde 7. Kez genel af çıkarttı Türkiye olarak idlip'te biriket evler yapmaya başladık.

Türkiye neden bu konunun ana kaynağı Suriye ile görüşmüyor, önceki gün ortaya atılan müthiş bir iddia doğru mudur bilinmez Türkiye ile Suriye görüşme masasına oturmak istiyor ancak Rusya devlet başkanı Vladimir Putin bu işe karşı çıkıyormuş.

Türkiye hükümeti ile Suriye masaya oturup Can güvenliğinin sağlanması protokolü imzalanıp hiç olmazsa güvenli bir bölgede kalmaları halinde Suriyelilerin geri gönderilmesi daha doğru olur.

Aslında 10 yıldır süregelen sığınmacı söylemi artık Türk vatandaşlarını çileden çıkarmış olacak ki vatandaşın söylemlerini dile getiren gerek Zafer Partisi genel başkanı profesör Dr Ümit Özdağ gerekse Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, gerekse Bolu belediye başkanı Tanju Özcan sık sık yaptıkları açıklamalarla Suriyeli sığınmacıların Türkiye'nin demografik yapısının bozulması için özellikle bop projesinin bir parçası olduğunu dile getirdiler.

Bu 3 kişinin de ortak söylemi aslında Türk milletinin kalbindeki fikrimdeki zikrinde ki söylemlerdir.

Aslında Suriyeliler konusunda bir referandum yapılsa emin olun ki sandıktan % 85 oranında gitmeleri konusunda evet oyu çıkar.

Ben de köşe yazılarımda sürekli Suriyeli sığınmacıları yazmaktan usandım bıktım artık kardeşim Biz ırkçılık faşistlik yapmıyoruz ülkemizi savunuyoruz savaşla alamadıkları topraklarımızı gerek paralarıyla gerekse sığınmacı adı altında bir proje ile ülkemiz işgal edilmek isteniyor bunu görmemek için kör olmak lazım.

Son günlerde göçmenlere tepkiler çığ gibi büyürken sağda solda saat Kemer cüzdan satan Afrikalı kardeşlerimize kimsenin yıllardır bir şey dediği var mı?

Bu adamlar da yıllardan bu yana sokaklarda satıcılık yaptılar kimsenin karısına kızına namusuna göz dikmediler bunlarla ilgili yıllardan bu yana hiçbir olumsuz haber duydunuz mu?

Duyamazsınız tabii bunlar da Müslüman kardeşim biz ırkçılık faşistlik yapsak bunlara yapardık.

Yıllar yıllar önce ülkemize Bulgaristan'dan, Bosna Hersek'ten, Makedonya'dan bir sürü göçmen geldi kimi milletvekili oldu kimi belediye başkanı oldu kimi meclis üyesi oldu ama hiçbiri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekasına yönelik girişimlerde bulunmadılar.

Hükümet de bunu görmüş olacak ki yaklaşık 10 yıldır bayramlarda ülkelerine gönderdikleri Suriyelileri bu sefer Devlet Bahçeli'nin çıkışı ile bayramlaşmaya ülkelerine göndermediler.

Aslında Türk milletinin verdiği mesajı yanlış anladılar Suriyelileri göndermeyin demediler, gönderin geri almayın dediler, bu Ramazan Bayramı'nda hiçbir açıklama yapmadan Suriyelilerin bayramlaşmaya gitmelerine izin verip gelmeden hemen bir açıklama yapıp artık gidenler geri almıyoruz deselerdi emin olun ki 2 ay sonraki Kurban Bayramı'nda ne bir Suriyeli gelebilirdi ne de buradan hiçbir Suriyeli gitmek istemezdi.

Sosyal medyada Suriyeli ve diğer ortada oğlu sığınmacıların halkımızın yaşam alanlarında metrobüste parklarda kafelerde bizim Türk kızlarımızı arkalarına görüntü resmi yapıp sapıkça görüntüler paylaşmaları Türk'üm diyen her Türk vatandaşının kanına dokunmaya başladı ve artık Suriyeli sığınmacıları ve diğer Kaçak yolla geçen tüm savunmacıları ülkelerine geri göndermelerini yüksek sesle dile getirmeye başladılar.

Benim ülkemde sözde kendi ülkesinde Savaş çıkıp bana sığınan sığınmacılar bizim yaşam alanlarımıza gasp edemezler kardeşim biz kendi memleketimizde gezemez olduk parklarımız yollarımız yaşam alanlarımız işgal edildi savaştan kaçanlar geziyor bizim Türk insanımız ekmek parası için sabahtan akşama kadar çalışıyor Adalet nerede, hak nerede, bizi düştüğümüz bu duruma kimler bu hale getirdi bunu sorgulamamız lazım artık bu gidişe bir dur demek lazım.

ESEN KALIN...