ACININ YIL DÖNÜMÜ OLUR MU HİÇ?

  • Yazar :Mustafa Özkoca
  • Eklenme Tarihi :06.02.2024 09:23

Evet sahi acının yıldönümü olur mu hiç?  bal gibi de oluyormuş isteseniz de istemeseniz de, doğum günü, evlilik yıldönümü, tanışma günü, gibi insan hayatında güzel günler barındıran güzel günlerin yıl dönümü gibi acı günlerinde yıl dönümü oluyormuş.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne denk gelmek, geride kalan bir yılı nasıl yaşadığımızı bilmeden acıların içinden geçerek, sevdiklerimizi dostlarımızı 40 yıllık komşularımızı ve en önemlisi aşık olduğumuz,

ŞEHRİ ANTAKYA YI

yerle bir taş üstünde taş kalmayacak şekilde görmek kalplerimizi onaramayacak şekilde parçaladi.

Ö 6 Şubat ki, bir daha hiçbir hatay'lının her 6 Şubat geldiğinde yürekleri kalpleri kan gölünü gönderen sıkıştırıp patlarcasına haykırmak istediği ve sadece o deprem günü haykırıp,

SESİMİ DUYAN VAR MI deyip,

KİMSEYE SESİNİ DUYURAMADIĞI,

günün adıdır 6 Şubat.

O gecesi kimisi ailesiyle dağ eteklerine yağan Kar eğlencesi ile neşelenip evine geldi, kimisi Yarın okula gidecekti 15 tatil ertesi diye herkes elbiselerini ütülemiş banyosunu yapmış bir heyecanla yattı, kimisinin nişanı vardı, kimisi nişanlıydı düğün hazırlığındaydı düğünü vardı, kimisinin ameliyatı vardı, kimisi doğuma gidecekti, yani sizin anlayacağınız herkesin kendi hayatındaki film senaryosundaki sahneyi oynayacaktı, ama 6 Şubat saat 04.17''de Hatay için tüm perdeler kapandı sahne çöktü kimilerin filmleri koptu, kimilerin sahnesi yarım kaldı.

O gece sabah olmadı, bir hışımla herkes uyandı kendini dışarıya atabilenler attı enkaz altında kalanlar Can havliyle, bağrışmaya dışarıya çıkanlardan kim varsa yardım istemeye başladı.

İşin garip ve acı tarafı, dışarıdakiler etraftan yardım bulmaya çalışırken yani enkaz altında kalan yaralılar bina içindeki ulaşamadığı sevdiklerini ya da kimin dışarıya çıkıp çıkmadığını bilmeden sessiz ve çaresizce beklediler, kimileri eğer enkazın dışına yakınsa insanların kişisel çabaları ile kurtuldu kimileri de 5 gün 10 gün içerisinde soğukta aç susuz yaralı bir şekilde çaresizce devletten yardım beklerken ölümü beklediler, ilk bir hafta yardım gelmedi ama ölüm geldi onları buldu.

6 Şubat öyle bir gündü ki dışarı çıkan insanlar kendilerini şanslı hissedemiyorlardı çünkü canları içerideydi tüm ailesini çıkaranlar bile karşı komşusunu başka yerlerde oturan akrabalarını yani sevdiklerini kaybetmişlerdi kendilerini şanslı hissedemiyorlardı, enkaz altındakileri görüp canlı canlı bağırarak ölmelerini aynı bir film sahnesi seyreder gibi seyredip çaresizce o soğukta bekleyip durdular.

Ve bugün sabah işte o 6 Şubat sabahı yani ortalık aydınlanmış felaketin büyüklüğü tam gözler önüne serilmiş, dışarıya çıkıp etrafa yardım için koşanlar dolaştıkları mahallelerde depremin felaketinin büyüklüğünü esas o zaman anlamışlardı bu felaketin,

ASRIN FELAKET OLDUĞUNU.

Bu felaketin yıldönümünde klişeleşmiş bir söz ile kelimelerimize son vermek isteriz ama sadece istemekle yetiniyoruz hani derler ya,

ALLAH KİMSEYE 

BİR DAHA BÖYLE 

BİR ACI YAŞATMASIN.

SEVDİKLERİNİZLE KALIN,

ESEN KALIN...