(İKİNCİ BÖLÜM)
Elin oğlu uzayda fing atarken
Bizim saraylılar "şehvet" peşinde
Elin oğlu, şeffaf yolu tutarken
Bizim saraylılar "gıybet" peşinde
Elin oğlu güvenli iş yapıyor
Bizim saraylılar (?!) şüphe satıyor
Elin oğlu dosta dostluk katıyor
Bizim saraylılıar "zillet" peşinde
Elin oğlu "hak hukukta" kararlı
Bizim saraylılar diyor "zararlı"
Elin oğlu milletine yararlı
Bizim saraylılar "zulmet" peşinde
Elin oğlu gücüne güç ekliyor
Bizim saraylılar "harem" bekliyor
Elin oğlu, helal biçip, ekiyor
Bizim saraylılar, "rüşvet" peşinde
Elin oğlu tarihine kem bakmaz
Bizim saraylılar, "geçmişi" takmaz
Elin oğlu "şüpheye" yer bırakmaz
Bizim saraylılar "töhmet" peşinde
Elin oğlu tarihini hep över
Bizim saraylılar çarpıtır, söver
Elin oğlu doğru yazanı sever
Bizim saraylılar "zimmet" peşinde
*
Sevgili okurlarım,
Elin oğlu, tarih yapana Sadık kalarak, doğru ve gerçek tarih yazarken. saray patentli (?!) ve her devrin tarihçileri olan (?!) Safsatacılar tarafından tarihi hakikatlerin saptırıldığını ve tahrifata uğratıldığını öngörür ve söyleriz..!
Bu da gösteriyor ki, Türk milletinin de her dönem kahramanları kadar hainleri (?!) de
mevcuttur !!
Bu sebepledir ki, "Tarihçi" geçinen ve bariz bir şekilde Yunan seviciliği yapmış olan "Fesli Kadir"in, tarih adı altında (?!) sıralı tarih sapkınlıklarını unutmuş değiliz..!!
Zira "Fesli Kadir"e ve"ll.Abdülhamit döneminde bir karış bile toprak kaybedilmemiştir.." diyebilecek kadar tarih cahili olanlara" biliriz..!!??
Osmanlı Padişahı olarak 33 yıl tahtta kalan ll,.Abdülhamit'in döneminde bir karış bile toprağın kaybedilmediğini" iddia edenler. Bu dönemde "1 milyon 500 bin kilometre kare" ile en çok toprak kaybedildiğini inkar edecek kadar yalancı ve gafil olduklarını gizleyemezler..!!
Sevgili okurlarım,
Şimdi Osmanlı devletinin 34. Padişahı, 113.Halifesi olan ll. Abdülhamid döneminde daha başka nelerden vazveçildiğine bakalım:
* Tahta geçer geçmez Ruslarla çıkan 93 döneminde güçlendirilen donanma hemen hemen çürümeye terkedilmiş, devlet top ve diğer silahlar için Alman sanayiine dayandırılmıştı.
Devletin maliyesi iflas halindeydi. Kırım Savaşı’ndan sonra Batılı devletlerden alınan borçlar ödenememiş, yüksek faizle katlanarak artmıştı. Uzun görüşmeler ve pazarlıklardan sonra II. Abdülhamit’in 1881’de onayladığı "Muharrem Kararnamesi" ile borçların ödemesine yönelik uluslararası bir örgüt oluşturdu. Devlet gelirlerinin önemli bir bölümü (tuz, tütün, damga...) borçlarının ödenmesine ayırdı.
Vergilerin toplanması ve alacaklılara dağıtılması için "Düyunu Umumiye" (Genel Borçlar) Komisyonu kurdu...
**
OSMANLI'NIN AKSİNE "DÜNYALIĞINI"
(!!) İSTİF EDEN ll. ABDÜLHAMİT'İN "OLMAYAN" ÜLKE KAYGISI..??!!
ll. Abdülhamit, servetini danışmanı banker Zarifi’ye teslim etmiş, borsada “hava oyunları”yla servetine servet katmıştı. Kazandığı paraları, Avrupa bankalarında altına ve tahvile yatırdı. Bunlarla yetinmeyen Abdülhamit, Hazine-i Hassa Müdürü Agop Kazasyan sayesinde büyük çiftlikler satın aldı. Çiftliklerinin sayısı 150’yi aşıyordu. Musul petrollerini, bazı madenleri ve Hereke Halı Fabrikasını özel mülkiyetine geçirdi. Bu yolsuzluklara ilave olarak, kardeşi Sultan V. Murat’ın emlakını zapt ederek idaresini Hazine-i Hassa’ya devretti. O’nun menkul eşyalarıyla mücevherlerine de el koyan Abdülhamit, alacaklılarına hiçbir şey ödemedi.
*
Sevgili okurlarım,
Sizlerle paylaştığım bu Yaşanmışlıklar, ne eksik, ne fazladır..!!
Tamamı yaşanmış ve yaşatılmış düşündürücü hakikatlerdir..! . Yani tarihin acı veren sayfalarıdır..!!
İSTESEK DE... İSTEMESEK DE..!!