Ah yeşil vatanım, mavi vatanım
Nicedir bu halin (?!) yangın yerisin
Ahını duydukça (?!) acıyor canım
İhmaller elinde (?!) can mı verirsin
"Vatan, vatan" diyen ağız çok ama
Ülkenin yırtığı (!!) tutmuyor yama
Bu gaflet reva mı yeşil vatana
Gelen çözümüyle beraber gelsin
Sürüp gider yeşil orman talanı
Beşli Çetelerin yağma (!!) alanı
Yangınlarda teslim (!!) geri kalanı
Yalansam (?!) bilenler doğruyu desin
Bu gidişle küser (!!) yağmur ile kar
Küle dönmüş yere (!?) gelmez ilkbahar
"Sultanım" derken de "sonuna kadar"
"Yağmalayın!" diye buyur (?!) edersin
*
Sevgili okurlarım,
Hazreti Muhammed'in "ilmin kapısı ve Konuşan Kuran" diye betimlediği Hazreti Ali (R. A)
"Aynı kusuru, aynı yerde ikinci, üçüncü dördüncü kez tekrar etmiş veya etmekteyseniz, kusuru ve kusurluyu başka yerde aramayın, yegane kusurlu, aynı kusuru tekrar.edendedir..!!" diyor.
Orman yangınlarını sadece duaya endeksleyen, Cumhurbaşkanı danışmanlarından Oktay Saral gibilerine ise, asırlar ötesinden seslenen Hünkar Hacı Bektaş Veli: "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.." diyerek, kafayı kumdan çıkarmasını öğütlüyor..!!
Aynen Derviş Yunus gibi...
Derviş Yunus;
"İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır" diyerek, ilimden habersizlere ve hakikatleri perdeleyenlere tembihini yapmıştır..!!
Aydınlanmanın en hakiki temsilcisi ve dahisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün; "EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR, FENDİR..!" özdeyişini akıl etmeyen gafillere ve acizlere
ne deseniz Nafile..!!
*
* Ekonomiyi, faizi ve enflasyonu "NAS" a, orman yangınlarını duaya; seli ve depremi kadere bağlayanlardan daha fazla da bir şey beklenmez..!!
Hal böyleyken (?!) "ormanlarımızın kahrından yandığını" söyleyen olursa, sakın şaşırmayın..!!
*
Sevgili okurlarım,
Her yıl artarak devam eden ve ciğerlerimizle birlikte çocuklarımızın geleceğinin yanışına çözüm bulması gerekenlerden zekâ sorunu yaşayanların(!!) tedbir almak yerine, Tanrı’ya yalvarılması tembihlemesi izah edilir bir şey değil..!!
Yapay zekanın, devreye girdiği günümüz dünyasında, halen yangınların önlenmesini duaya, Nas'a ve kadere havale eden anlayışa (!!) itibar edenlerin vay ferasetine..!!
Sevgili okurlarım,
Ülkemizi artan oranda bir baştan başa saran yangınların önlenme 10-20 adet uçak, 3-5 gece görüşlü gece görüşlü helikopterler alımıyla olacak iş değil..!! Bu gibi palyatif önlemlerle, azmış yarayı yüzeysel pansuman yapmakla da olmaz..!! Ülkenin dört bir yanında, süren orman yangınlarıyla etkili mücadele yapmak için asker, sivil, kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, köylülerden oluşan geniş katılımlı ve eğitimli müdahale Yöntemleri devreye konulmalıdır..!!
Aksi halde Bursa’da Ege’de, Karabük’te, Manisa’da, Muğla’da, Eskişehir'de, Kahramanmaraşta, Hatay'da yangının kontrolü hiç de kolay görünmüyor..!!
Seferberlik bilinciyle hareket edilmediği takdirde, alınacak uçaklar ve helikopterler müdahalede yetersiz kalırlar..!!
Ayrıca günümüzde orman yangını risklerinin, artık iklim değişimi koşullarına göre yeniden planlanması gerekiyor...
Artık her şeyin Ankara’dan veya Orman Bakanlığı’ndan yönetimi mümkün değildir!!