(Üçüncü Bölüm)
Madem deprem değil, öldürür bina
Kimler, neden engel olmuyor buna
Çürük iş yapanlar (?!) baksa ne yana
Çığlık, enkaz, yıkık yuva görürler
Bu kaçıncı kusur, bu kaçıncı suç
Artık yeter (!!) heba edilmesin güç
Yıkılmasın yuva (!) yapılmasın göç
O zaman insanlar deva görürler
Artık çekilmesin (!!) o kara perde
Acı bitsin, (!!) ömür denen seferde
Musibetten ders almayan her yerde
Herkes her taraftan, cefa görürler
Erdemli olmaktır vicdan ve merhamet
İstismarsız yerde (?!) olur selamet
Bile bile (?!) işlenmesin cinayet
Cefa vermeyenler (?!) sefa görürler
*
Sevgili okurlarım,
Bundan önceki bölümlerde, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Kurum, "6 Şubat 2023 Asrın Afeti" sonrası, barınma, sosyal, ayni ve nakdi bakımdan verdikleri hizmetlerin envanterini sıralarken, zor bir süreci başarılı bir şekilde geçirdiklerini ifade etmekte..!!
Bu işin bir tarafı....
Ancak, bilhassa ülke idarecileri olarak, dikkate alınacak bir çok hakikatlerin de olduğunu ve unutulmaması gerektiğini hesaba katarak hareket etmeleri kaçınılmazdır..!!
Mesela, afetin ilk günleri devletin "bir şekilde" ulaşmakta geç kaldığı yerlere, ayni ve nakdi olarak en kısa sürede ulaşarak adeta ellerini taşın altına uzatma duyarlılığı gösteren sivil toplum kuruluşlarının, siyasi parti teşkilatlarının canhıraş gayret gösterek, arama kurtarma çalışmaları başta olmak üzere,, aylarca afetzedelere sıcak yemek, barınma, sağlık, giyim ve benzeri hususlarda yardımlarını aralıksız sürdüren "adsız kahramanların", ayrıca yurt içi ve yurt dışından afet mahallerine, lojistik destekleri unutulacak hususlar değildir..!!!
Sevgili okurlarım,
Afetten, can verdi mal kaybı bakımından doğrudan etkilenen 11 ilimizde ilgili olarak yapılan çalışmaların envanterini kamuoyu ile paylaşan Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum;
* "6 Şubat 2023 Asrın Afeti"nde yaklaşık olarak 2.5 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığını, bunda ülkenin ejonomisinin olumsuz etkilendiğini ve direkt olarak 108 milyar dolar, endişeli olarak 150 milyar dolar mali kaybın olduğunu belirtirken....
* Deprem bölgelerinin yaralarının en kısa sürede sarılması bakımından kapsamlı bir seferberlik çalışmasının başlatıldığını ifade ederken...
* Bugüne kadar: “Deprem bölgesi için 75 milyar doları aşan bir yatırımın yaptldığını, 11 ilde, 174 ayrı alanda, 3 bin 481 şantiyede; 200 bin mimar, mühendis ve işçinin çalışmasıyla saatte 23, günde 550 konut yapıldığını, ayrıca, parklarıyla, okullarıyla, çarşılarıyla yeni şehirler kurmaya çalıştıklarını...
* Asrın felaketini asrın dayanışmasıyla tamamlayarak 455 bininci konutun anahtarını teslim etmekte olduklarını....
* Hatay’da 153 bin 755, Malatya’da 79 bin 660, Kahramanmaraş’ta 73 bin 956, Adıyaman’da 43 bin 366, Gaziantep’te 31 bin 53, Diyarbakır’da 17 bin 206, Elazığ’da 14 bin 894, Şanlıurfa’da 13 bin 429, Osmaniye’de 12 bin 557, Adana’da 12 bin 73, Kilis’te 2 bin 569, Tunceli’de 298, Kayseri’de 288, Sivas’ta 164, Bingöl’de 89.konutun, hak sahiplerinin 27.12.2025 günü belli olacağını...
Ayrıca Sayın bakan, şimdiye kadar afet bölgelerinde yapılan bu çalışmaların; nüfus bakımından Litvanya kadar, yüzölçümü açısından Bulgaristan ve İzlanda kadar alanda devam ettiğini...
* Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığının, Emlak Konut GYO'nun ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alanda 3.481 şantiyenin inşa çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Sayın Bakan Kurum'dan,
Şimdiye değin, afetzede okurlarımızdan bize gelen mesajlarda;
* Afette yıkılan evlerinin arsa payı, mesela 200 metre iken, kura ile kendilerine verilen afet konutlarının iki oda bir salondan ibaret olup 80 ila 100 metre kare alana sıkıştırıldıklarını, buna rağmen ciddi manada borçlandırılacaklarını....
" Yıkılmış evlerinin arsa paylarında meydana gelen kaybın ne şekilde dikkate alınacağını....
* Afetzede vatandaşlarının tapulu arsalarından artırılan alanlara yapılan katların, dairelerin ve iş yerlerinin ne şekilde değerlendirileceği...
* Kura yoluyla hak sahiplerini bulan dairelerin maliyeti üzerinden borçlandırılırken, uğratıldıkları arsa kayıplarının ne şekilde dikkate alınacağını henüz bilemediklerini, bu belirsizliğin yüz binlerce hukuksal davalara konu teşkil olacağını ifade edilmektedir..!!
*
Sevgili okurlarım,
Elçiye zeval olmaz...
Bizim halisane temennimiz, büyük bedeller ödemiş olan afetzedelerimizin, beklenmedik mağduriyetleri uğratılmaması ve devlet millet dayanışmasını içtenlikle hissetmeyi sürdürmeleri yönündedir....
Güvenin, adaletin ve şefkat atmosferinin güçlenerek devam etmesi umuduyla, 2026 yılının, afetlerden, acıdan, hüzünden, yokluktan ve yoksulluktan uzak, sevgiye ve barışa yakın yıl olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.