Öyle bir ülke ki, bu benim ülkem
Sallayan depremi "sallayan" yoktur
Beni takip etmez olunca (?!) gölgem
Aymazlıkta (?!) bizi sollayan yoktur
Bunca ihmallerde kim elebaşı
Kimler hakikate bakıyor şaşı
Sürüp giden bunca afete karşı
Ülkemi koruyup, kollayan yoktur
Atılan çığlıklar, kaybolan canlar
Gözyaşı içinde (!!) yaşanan anlar
"Orda kimse yok mu?" derken insanlar
"Kendiyle baş başa" (?!) kalmayan yoktur
"Aman canım" diye, ihmal etmekten
Bile bile tekrarlanan (?!) gafletten
İnadına unutulan (?!) afetten
Acıda payını (!!) almayan yoktur
Ali Dal
22.02.2025/ANKARA
*
Sevgili okurlarım,
Faizi ve enflasyonu NAS'a bağlayan "malum" zihniyetin, yüzde 96'sı deprem kuşağı altında olan ülkemiz bu acı gerçeğini de, "KADER" e bağlaması ve "Buna şükür" le savuşturmaya çalışmasına, kim hangi hurafeyi ve safsatayı yapıştırmaya çalışırsa çalışsın, "eğer aklın yolu bir ise" bunun adı, aymazlıktır, gaflettir, dalalettir, hatta hıyanettir..!!
Yıllarını "Deprem bilinçlendirme" çalışmalarıyla geçirmiş naçizane emekli bir eğitimci, araştırmacı, yazar yönümle, orta öğretim öğrencileri başta olmak üzere, toplumun değişik kesimlerine sunumlar yapmış biri olarak, demem o ki, bilhassa 23 yıldır tek başına ülke yönetiminde olan AKP iktidarı, yaşanan afetlere yönelik kalıcı çözümler üretmek ve tatbik etmek yerine, defalarca yaşanan afetleri (?!) takdiri ilahiyeye ve unutturmaya kalkışması, olağan hal almıştır..!!??
Sevgili okurlarım,
6 Şubat depreminin üzerinden iki yıl geçti, yaşadığımız acıların tazeliğiyle yeni tehlikelerin varlığı yarışıyor! Resmi açıklamalara göre 50 binin çok çok üzerinde (?!) yurttaşımızın yaşamını yitirdiği depremden sağ kurtulanların hayata tutunma çırpınışları da terkedilmişlik ve unutulmuşluk içinde devam ediyor..!! Yurdunu, yuvasını, yakınını kaybetmiş depremzedelerden bir çoğunun , bilhassa da, Hataylı, Adıyamanlı, Malatyalı, Kahramanmaraşlı olanların, Ankara'daki, Mersin'deki, Antalya'daki akrabalarının yanında sığınmış olduklarını, buralardaki, 02, 44, 31 plakalı araç sayısının fazlalığlndan anlamak mümkündür. Görülüyor ki, Türkiye’de en güçlü sigorta hâlâ aile bağlarına dayanıyor.. Anne-baba, evlat, kardeş dayanışması, devletin bizatihi çözmesi gerekip de çözemediği (?!) pek çok sorunu görünmez hale sokuyor..!!
İktidarın başta konut olmak üzere verdiği sözlerin de en çok yüzde 20’sinin tutulduğunu söylemek mümkündür. Öyle ki, verilen 650 bin konut sözüne karşılık tamamlanan konut sayısı 200 bini geçmemiştir..?!
*
En acısı Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin dikkate alınmamış olmasıdır..!! Prof. Naci Görür’ü dinliyoruz. Söyledikleri karşısında hayrete düşmemek mümkün değil. Hal böyleyken yetkililerin hâlâ deprem ve benzeri felaketlere karşı hazırlıklı mıyız sorusunu dahi sormaması veya soramamış olmasında millet olarak hepimizin de suçu var..!!
17 Ağustos 1999 Marmara depreminden 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depreme hafızamızı toparlayarak baktığımızda, yaşanan onca acılardan, ödenen bedellerden ders alındığını söyleyemeyiz..!!
Marmara depreminde hangi yanlışlıklar, eksiklikler gündeme geldiyse 6 Şubat’ta da önlemsizlik bakımından değişen şey yoktu, hepsi aynen devam ediyordu..!!??
Zemin etüdü yapılmadan, yapılsa bile dikkate alınmadan süren inşaatlar..!?
Yapı denetimini eksikliği..!?
Siyasi iradenin yapı güvenliğini değil, sandık güvenliğini dikkate alması..?!
Malzeme kalitesinin ranta kurban edilmesi...?!
Deprem toplanma alanlarının haritada kalmış olması..?!
Yaşanan afetlerde ilk müdahale organizasyonun yetersizliği..?!
Yani o günki eksiklikler "eksiksiz" devam etmekte..!!??
Mesela, Aladağ’da yangının üzerinde
9 yıl geçmiş olmasına rağmen, Aladağ’da yangına davetiye çıkaran her şey Kartalkaya’da da fazlasıyla yaşandı..!! 78 masum canımız yaşam hakkından mahrum edildi..!!
Depremde evimizin enkazında, bizden önce kurtulan komşuların yardımıyla ve eşimle birlikte nice sonra çıkarıldığımızda, kapı komşumuzun:
“Oğlum, gelinim, torunlarım, yıkılan evimizin altında inleye inleye öldüler! Onlar depremden değil soğuktan, geç müdahaleden öldüler!” çığlığını unutmak ne mümkün..!!
Sevgili okurlarım,
Zamanlamaya bakın ki 6 Şubat’ın yıldönümüne denk gelen bu günlerde, Ege’deki deprem fırtınasında. bir haftada meydana gelen deprem sayısı 500’ü buldu..!!
Deprem ülkemizi sürekli sallıyor ama, sallayan depremi sallayan bile yok..??!!
Depremsellik bakımından, ülkemizden daha hassas yapıya sahip olan Japonya’nın depremden daha az zarar görmek için harcadığı çabalar bizde halen mevcut değil..??!! Adamlar, şiddetli sarsıntıda saksıların devrilmemesinin çaresini arıyorlar.
Netice olarak, ifade etmek gerekirse, belki bir gün bizde de depremlerin sallantılarını "SALLAYACAK" birileri çıkar ve önlem almada Japonya'yı geride bırakırlar..!
O GÜVENLİ VE EMİN GÜNLERDE BULUŞMAK UMUDUYLA, AFETSİZ YARINLAR TEMENNİ EDİYORUM...