SAYIN ERDOĞAN, KURBANLIK SANDIĞINIZ HALKIN DERİSİNİ YÜZMEK YERİNE, BU DEFA BESİLİ VE BEŞLİ MELEZ IRKIN YÜNLERİNİ KIRKIVERİN! - Hatay Gazetesi

SAYIN ERDOĞAN, KURBANLIK SANDIĞINIZ HALKIN DERİSİNİ YÜZMEK YERİNE, BU DEFA BESİLİ VE BEŞLİ MELEZ IRKIN YÜNLERİNİ KIRKIVERİN!

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :22.07.2025 10:44

Aslan, çakal seçilemez (?!) hal almış

Talana uğramış (?!) , orman ne yapsın

Tarzan da üstelik cıscıplak (?!) kalmış

Yazanı belirsiz (!?) ferman ne yapsın

 

Horozlar, inciye paha biçmişse

"Malum tilki" Üsküdar'ı geçmişse

"Diplomasız tabip" yara açmışsa

Azmış yaralara (?!) derman ne yapsın

 

Hepten karışınca (?!) gerçek ile düş

Örümcek ağını kolayca (!!) örmüş

Toprağa düşmeden (?!) tohum çürümüş

Tanesiz başağa harman ne yapsın

 

Emekçi, tutuklu (?!) hırsız kahraman

Oldukça (?!) Nafile sebep aramam

İşte böyle geçmiş (?!, olanca zaman

Eyvah nere gitsin (?!) aman ne yapsın

*

Sevgili okurlarım, 

Bana sorarsanız, "AKP ŞAHSIN İKTİDARI"nın, ülkeyi uzun süre tek başına yönetir olmasının liyakatle, miyakatle, teknikle meknikle, üretimle, müretimle hiç mi hiç ilgisi alakası yoktur..!! 

İşin aslını esasını sorarsanız, ekonomi tahsili yapmış kişi olarak naçizane söyleyeyim:

Bu garabet durum doğrudan doğruya, "yoksullaştır ve sadakaya muhtaç eyle" siyasetiyle inanç istismarının karışımından oluşturulmuş hapın millete yutturulmasıyla ilgili..!!?? 

Bir başka deyişle; Nüfusunun, takriben yüzde 60'ının açlık sınırı altına mahkum edildiği 86 milyonluk ülkemin, üretim artırarak değil; aksine üretimden uzaklaştırılması ve dışa bağımlı hale düşürülmüş olmasıyla ilgili..!!?? 

Hal böyle olunca da, devlet çarkının döndürülmesi için iş sadece haksız ve ölçüsüz vergilerin yoksul halka boca edilmesine kalıyor..!! 

İşte bu nedenle ATATÜRK Türkiye'sinin, üçüncü dünya Devletleri arasında zikredilmesi insanın gücüne gidiyor..!! 

Hale bakar mısınız..!! 

Neredeeen nereye..!! "  

YAZIK, YAZIK..!! HEM DE NE YAZIK..!! 

Halen ülke yönetmekte ısrar eden anlayışa," PES BE BİRADER.!! " demek de işe yaramaz hal almış..!! 

Hasılı 2025 Dünyasında gelinen nokta bu kadar vahim..!!.. Ve bu kadar düşündürücü..!!?? 

Ülke ekonomisinde oluşturulan derin "OBRUK" yetmezmiş gibi, kobaylaştırımış (?!) eğitim, güvenilmez olmuş Yargı, dibe vurmuş sağlık hizmetleri, saygınlığını her geçen gün yitiren yasama; siyasallaştırılarak istismara uygun hale getirilen Diyanet Kurumu..!!?? İçerde ve dışarıda genel kabul görmez edilen üniversite dünyası..!!??.. Ve daha nice benzeri olumsuzluklar..!! 

Tuzun da kokutulmuş olduğu (??!!) daha nasıl olur..!!?? 

*

Sevgili okurlarım, 

Bunca olumsuzlukların doğrudan mesulü, bir başkası imiş gibi (??!!) görüntü verip, halen ülkenin başında ömür boyu kalmanın zeminini hazırlamak için muhaliflerine karşı, başta yargı gücünü sopa olarak kullanmaktan geri durmayan siyasi iktidarın. bu politik stratejisine;

" DÜŞMAN HUKUKU UYGULAMASI" diyenler az değil..!! 

Ama, öte yandan, bilhassa ekonomik bakımdan düşülmüş girdap, ülkeyi daha da derine çekmeye devam ediyor..!! 

Haliyle, devletin bünyesinde her geçen gün kan çekildikçe, damarlar da daralmayı sürdürüyor..!! 

*

Sevgili okurlarım,

Her bakımdan güven kaybeden Erdoğan, bu haliyle, bir zamanların Şam Valisi Esat Paşa'nın durumunu çağrıştırıyor.... 

Nasıl mı? 

Sözü fazla uzatmaktansa, gerisini, hikayenin faktörü olan ŞAM VALİSİ ESAT Paşa'dan ve akıldan elerim olan danışmanlarından dinleyelim:

*

Sevgili okurlarım, 

Rivayet o dur ki, Şam Valisi Esat Paşa, hesapsız yönetimi neticesinde, Hazineyi boşaltır ve ısıfırı tüketir..!! 

Çare olarak Danışmanlarına; esnafı gösterip kaynak yaratmaları için zımnen şöyle der: "Kuzuların derisini yüzmeye devam edelim..!" der. 

Esat Paşa'nın bu önerisi karşısında, danışmanları; etrafında zenginleştirdiklerini işaret ederek: 

"Paşam, bu defa kuzuların derisini yüzmeye devam etmek yerine," KOÇLARINIZIN YÜNLERİNİN KIRKARAK KAYNAK YARATALIM" derler. 

Şam Valisi Esat Paşa, fazladan vergi toplanması hususunda Başdanışmanına yetki verir. “ 

Ertesi gün Esat Paşa'nın yetkili Başdanışmanı, müftüye bir davet göndererek gece gizlice buluşalım der.

Müftü gece başdanjşmanın yanına gelir. 

Başdanışman; “ Müftü efendi! Bize ulaşan bilgilere göre özel hayatında şeriata ayrıkı davranıyor muşsun ve evinde gizlice içki içiyormuşsun. Bu durumu İstanbul’a bildirmemiz gerek. Ancak önceden seni haberdar edeyim dedim” der.

Bunu duyan müftü Efendi, Başdanışmana yalvarmaya başlar.

İstanbul’a haber vermemesi için 1000 mecidiye vermeyi teklif eder. Başdanışman kabul etmez. Müftü iki katını teklif eder. yine kabul görmez.. 

Sonunda 6 bin mecidiyede anlaşırlar.

Sonraki gün Başdanışman, Kadı efendiyi davet eder. “Kadı efendi! Rüşvet aldığına ve makamını şahsi menfaatine kullandığına dair güvenilir kaynaklardan elimize bilgi ulaştı” der.

Bu sefer Kadı efendi  Başdanışmana yalvarmaya başlar. “Aman efendim beni görevimden almayın, insanlara rezil olurum” diyerek Müftü efendi gibi pazarlığa başlar.

Kadı ile de 6 bin mecidiyede anlaşırlar.

Sonra sırasıyla defterdar, karakol komutanı, esnaf ağası ve büyük zenginleri tek tek davet eder.

Bu operasyonun sonunda başdanışman tam 200 kese mecidiye altın toplar ve Esat Paşa 'ya teslim eder. 

Esat Paşa, tüm danışmanlarını ve yakın çalışanlarını karşısına toplar ve zafer edasıyla kasıla kasıla  “Bakın hiçbir vergi koymaksızın 50 kese altın ihtiyacımız  yerine 200 kese mecidiye altını topladık” der. “Bunu nasıl yaptınız Paşam?” diye sorduklarında şöyle noktalar: “Bu defa Kuzuların derilerini yüzmek yerine koçların yünlerini kırkarak...!!” der.

*

Sevgili okurlarım, 

Gün bu gün, saat bu saat... 

Sayın Erdoğan'ın yerinde olsak;

MADEM ÜRETİMDEN EL ÇEKİLMİŞ GÖRÜNÜYOR " BU DEFA KUZULARIM DEDİĞİNİZ VATANDAŞLARIN  DERİSİNİ YÜZMEK YERİNE, 'BESİLİ VE BEŞLİ ÇETELER' DİYE ANILAN HARAMİ IRKIN UZAYAN YÜNLERİNİ KIRKARAK KAYNAK YARATMA YOLLARINI DENERİZ..!!?? 

SÖZÜMÜZÜN TUTULMASI TEMENNİSİYLE..!!