MÜFTERİLER İFTİRANAMESİ 2 - Hatay Gazetesi

MÜFTERİLER İFTİRANAMESİ 2

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :17.11.2025 10:08

(İddia ne kadar uzunsa, o kadar boştur...!!!)

(İkinci Bölüm)

*

Aşikar atılan (!!) iftiralara

"Gizli tanık" (?!) dinletenin (!!) ceddine...!!

Rakip gördüğüne (!!) çalarak kara

"Gizli tanık" (?!) dinletenin ceddine...!!

 

Hamaset yaparsın (!!) imandan, dinden

Pis koku yayarsın (?!) fitneden, kinden

Kendi gibi "riyakarın" (?!) birinden

"Gizli tanık" (?!) dinletenin ceddine..!!

 

"Hatırlamaz oldum, nerede, neden"

Duydum, sandım, belki,, böyle" diyenden

"Görmüşümdür" (?!) derken bühtan edenden

"Gizli tanık" (?!) dinletenin  ceddine..!!

 

Baştan sona, miş, muş, acak ve ecek

Renkten renge girip (?!) beyan verecek

Korku ve tehdite  (!!) boyun eğecek

"Gizli tanık" (?!) dinletenin  ceddine..!!

 

"Bildiğim kadarla, hissettim, belki"

"Olabilir" derken (?!) çağrışır tilki

Bu gün bir başkası, (?!) yarın öteki

Gizli tanık" (?!) dinletenin  ceddine..!!

 

Fazla söz gerekmez (!!) bu kadar bizden

Hisse  aldınızsa (?!) gerisi sizden

"Bin bir suratlardan, hatsiyetsizden"

Gizli tanık" (?!) dinletenin  ceddine...!!

 

Sevgili okurlarım, 

İmamoğlu davalarına dair "malum" iddianame, aynen beklenen garabetle (?!) ve pamuk şekeri ağırlığında, yani "uzunluğu kadar da boş olacağı" (?!) kuvvetle muhtemel olarak (??!!) görücüye çıkarıldı..!!

"Kes yapıştır" yöntemi ile aynı paragrafları, aralıklı olarak, defalarca tekrarlandığı (?!) inceleyen dava avukatlarının ve bilirkişilerin  dikkatini çekmiş..!!

 

402 şüphelinin,143 eylemin yer aldığı ve şişirme haliyle (?!) pamuk şekerini anımsatan, iddianamenin 3739 sayfa ile inandırıcılığını (?!) şüpheye (?!) düşürmekle birlikte okuyanları da, dinleyenleri de şartelden attırıverir nitelikte..!!!

 

Bütün bunların, çıkış noktası, İmamoğlu'nun üst üste kazandığı "İSTANBUL SEÇİMLERİ'ydi..!!!

"AKP ŞAHSIM İKTİDARINA" göre bundan daha büyük suç işlenmezdi...!!

Meseleyi baştan alarak irdelemek gerekirse; Erdoğan’a karşı kazanacağı daha en başından bilinen bir genç lider vardı ortada. Karadenizliydi... Halkın sevgilisiydi...

İstanbul’da Erdoğan’ın adaylarını, Erdoğan'a rağmen, tekrar tekrar yenen bir Karadenizli genç vardı ki, bu sonuç, AKP’nin hiç de beklemediği bir şeydi...!!!

 

“İstanbul’u alan” isim, şimdi de Türkiye’nin yeni lideri olmak istiyordu! İşin kötüsü, anketler, halkın teveccühü, uluslararası siyasi ortamın ve basının ilgisi, AKP için iyi gitmiyordu. Tez durdurulması lazımdı. İmamoğlu aleyhine o kadar çok dava açıldı ki sonunda takip edilemez oldu! İlk davalardan biri, sanırım, “ahmak” davasıydı. Bunun dışında Ordu valisine hakaret, Beylikdüzü ihale davası, diploma “kavgası” ve en son “casus” davası. Tabii bunlar bazıları! Bu davaların iddianamelerini yabancı gazeteci ve hukuk insanlarına gösterseniz sizi ciddiye almaları pek mümkün olmazdı. Davalar 19 Mart’tan önce ve sonra birbirini takip etti!

 

Strateji belliydi, kaybedilen belediyelere sırayla el konularak pasivize edilecek veya geri alınacaklardı!

 

ALTERNATİFLERİN ÖNÜ NASIL KESİLİR

Erken seçim, parlamentoda gereken desteği görmeyeceği için reddedilecek bir formüldü diyelim. İmamoğlu her ne pahasına olursa olsun serbest bırakılmayacağı için adaylığı düşse de 2028 yılında bekleyen sandık, RTE açısından ciddi bir tehlikeydi. Çünkü, 2023 seçiminde olduğu gibi, Mansur Yavaş da güçlü bir potansiyel aday olarak bekliyordu.

 

Bazıları, benzer yöntemlerle Yavaş’ın da engellenebileceğini telkin ediyorlardı. Ama Saraçhane’den başlayan rüzgâr, bir Özgür Özel fırtınası haline dönüşmüştü. O fırtınanın bir kasırgaya dönüşeceği de objektif meteoroloji uzmanlarınca net olarak ifade edilmeye başlanmışı. Kâbus öyle boyutlardaydı ki bu CHP denilen “ana muhalefet” odağı, her an dördüncü, beşinci, hatta altıncı adayı bile çıkarabilirdi.

 

CHP’Yİ TOPUN AĞZINA KOYANLAR

İmamoğlu iddianamesi, sonuçta kendi içinde genişletilerek CHP’nin iddianamesine dönüştürülüp “topun ağzına konulmak”.istenilmiş gibi..!!??

İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2352 yıla kadar hapis istemi, birkaç tuğla boyunda bir iddianame ile geldi. 402 şüpheli 143 eylem... Say say, oku oku bitmez. Toplam 3739 sayfa! İlgili avukatlara, hukukçulara, gazetecilere Allah kolaylık versin.

 

Sevgili okurlarım, 

İddianamede geçen ifadelerin birçoğunun gizli tanıklarca yapıldığı görülmekle birlikte; suçlamaların;

“hatırladığım kadarıyla”, “bilmiyorum”, “duydum”, “bildiğim kadarıyla”, “olabilir”, “söylemişti”, “düşünüyorum”, “duyduk”, “duyduğuma göre”, “hissettim” gibi defalarca tekrarlanan kelimelerle yöneltilmiş olması, “ahtapotun kolları” ifadesinin daha önce cumhurbaşkanı tarafından kullanılmış olmasına rağmen iddianameye aynen girmiş olması ve sayfa enflasyonun ortasında, iddia makamının kanıtlarını getirip suçları ispat etme zorunluluğu yerine, adeta şüphelilerin suçsuzluklarını ispat etmeye çalışmak gibi bir yöntemle karşı karşıya kalmaları, bu metni gözden geçirirken aklımızdan geçenlerden bazıları.

*

DEVAM EDECEK...