(Dördüncü Bölüm)
İtibar dediğin (!!) takdir görmektir
Çağrılmaz yerlere (!) gitmemek gibi
Değerli olana (!!) değer vermektir
Altını teneke (!!) etmemek gibi
Geleceksen eğer, hiç sapmadan gel
Eğri vida gibi (!) diş kapmadan gel
Hatta mercimeğe taş katmadan gel
Her şeyde hınzırlık (?!) gütmemek gibi
Muteber olanlar,, sorulur, sorar
Azdırmaz yarayı (?!) bilakis sarar
Yapılacak onca güzel şeyler (!) var
İnsanlığı hepten atmamak (?!) gibi
Melanet olanlar (!!) hayra yorulmaz
Hinlik güden (?!) aranılmaz, sorulmaz
Güven vermeyenle, dostluk kurulmaz
Çürükleri (?!) sağlam tartmamak gibi
Sevgili okurlarım,
Yazımızın bu bölümünü, günümüz Türkiye'sinde ülkeyi 23 yıldır yönetenlerin, bu uzun süre zarfında neleri, ne kadar başardıklarını veya neleri, ne kadar hercümerc ettiklerini, dünya devletleri nezdinde ne denli itibar edindiklerini anlamak bakımından ilgiyle okuyacağınızı ve etrafınızda olabildiğince paylaşacağınızı ümit ediyorum...
Sevgili okurlarım,
"İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ!" fasaryasını, mutlaka duymuşsunuzdur..!!
Ve bu ifadeyi kullanan zihniyetin bu ülkeyi ne onulmaz tahribatlara uğrattıklarını (??!!) farketmemiş ve unutmuş da olamazsınız..!!
O halde; mevcut "ŞAHSIM" iktidarının, ülkeye yaşatmakta oldukları hoyratlıkları (??!!) göz ardı etmeksizin,
Bu ülkede, Çalışma Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhuriyetimizin akranı CHP'nin Genel Başkanlığını yapmış olan Sayın Bülent ECEVİT'in, şu gök kubbede bıraktığı sedaya kulak verelim:
Sevgili okurlarım,
Sayın Bülent Ecevit'i, halkın ifadesiyle, KARAOĞLAN'ı, devlet adamlığının ve siyaset adamlığının çok ötesinde istisnai nitelikli devlet adamı ve Milletine örnek vatansever olarak tanıdık... O nedenledir ki, O'nu her geçen gün daha fazla aramaktayız...
Zira O'nu her şeyden önce, çok okuyan, bilgece yazan, şiirler vücuda getiren bir şair, bir devlet adamı ve bir siyasetçi olarak tanıdık...
O'nun bu hasleti, bir anlamda ülkesine ve yaşadığı topluma duyduğu saygının ve aşkın bir ifadesi gibiydi...
ECEVİT, yani KARAOĞLAN aynı zamanda, bir gazeteciydi ve topluma gazeteci duyarlılığıyla bakardı. Oldukça akıcı yabancı diliyle uluslararası müzakereleri, yetkinlikle yürütüşü gıpta ile izlenir, hayranlık uyandırırdı...
O aynı zamanda mütevazılığıyla, yerli makam arabasını kırmızı ışıkta durdurmasıyla ve kendi alışverişini bizzat yaparken, sade vatandaş olurken, asla itibar kaybetmezdi..!!
Sevgili okurlarım,
O'nu hiç konvoylarla ve 3 bin kişilik koruma ordularıyla dolaşırken hiç gören olmadı..!!!
Bilhassa da, yurt içinde antiemperyalist nutukları atıp, Amerika'nın ambargosuna pes edip, her türlü yersiz ve hukuksuz talebine "evet" dediğine tanık olmadık...
Hatırlayacak olursak; O'nu, rahmetli Erbakan'la beraber kurdukları koalisyon Hükûmeti döneminde; emperyalistlerin her türlü engellemelere rağmen, "AYŞE TATİLE ÇIKABİLİR" parolasıyla başlattığı Kıbrıs'a barış harekatı neticesinde, Kıbrıslı soydaşlarımızın, Rum'un baskı ve zülmünde kurtarıp "KIBRIS FATİHİ" unvanını taşıyan lider olarak tanıdık...
Siyaset kürsüsünde slogan atan kağıttan şövalyelere hiç özenmedi..!!
O'nu ayrıca; "Biz yurtseverliği sokak duvarlarına değil, Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na yazdık." sözleriyle hatırlarız...
Sevgili okurlarım,
Karaoğlan'ın kararlılığına ve sağlam duruşuna bir başka örnek de şöyle;
Amerika'nın "Türkiye'de Afyon ekemezsiniz!" dayatmasına: "Türkiye Cumhuriyeti hangi toprağında hangi ürünü ekeceğine kendisi karar verir." duruşuyla hatırlarız... Günümüzün lideri görüntüsüyle (?!) Amerika'ya gidip, ülkenin yer altı ve yerüstü kaynaklarını, yani her istenileni, Trump'a altın tepside sunanların, mahkum Rahip Bronson'u bir istemeye özel uçakla Amerika'ya gönderenlerin, Ecevit'ten öğreneceği çok şey var..!!
Bu ülkenin insanı, O'nu, iktidara geldiğinde, kadrolaşmak yerine "Vatanın evlatları benim için aynıdır, liyakat esasdır, asla ayrım yapmam!."duruşuyla anımsar..
.. Ve O, Kamu personeli alımındaki mülakat sınavını kaldıran bir anlayışın sahibiydi.
Yani yazılı sınavda 100 puan alan bir vatan evladını, kendileri gibi düşünmüyor anlayışından hareketle, mülakatta elemeye asla müsamaha etmeyen bir liderdi...
*
DEVAM EDECEK...