Din, "dinci elinde" eza çekerken
"Üç maymun" donuna (?!) girenler belli
Elde kutsal kitap, (?!) yalan söylerken
Aldatana (?!) meydan verenler belli
"Şüpheli abdestle" kıble tutanın
Hin oğlu hinlikle (?!!), secde yatanın
Kırk kılıkta (?!) konuştukça batanın
Postuna yüzünü sürenler (?!) belli
Gümüş yüzük takıp, tahta çıkanla
Vıcık vıcık yalan, haram (!?) kokanla
Birlik, bütünlüğe nifak (!!) sokanla
Milleti parçalı görenler (?!) belli
Başımıza geçirirken (!!) çuvalı
Kardeşliği eylediler (!!) davalı
Üstümüze devrilecek (?!) duvarı
"Besmele" çekerek örenler belli
Farzmış gibi (?!) iftiraya sapanlar
Dinmiş gibi (?!) safsataya tapanlar
"Öteki" yaratıp (?!) fitne katanlar
Sabah, akşam döküp, kıranlar (!!) belli
Madem dört taraftan kuşatmış illet
Olana, bitene (?!) bakın ey millet
Uzakta değildir (?!) bunca musibet
"Şaibeli" düzen kuranlar (?!) belli
Sevgili okurlarım,
Yetmiş beşini devirmiş bir fani olarak, söze girecek olursam, 60'lı, 70'li, 80'li hatta 90'lı yıllarda hükümet eden siyasilerden çözümler talep edildiğinde, aynen şöyle derlerdi: "Tek başına iktidar yapmadınız ki, her istenileni yapabilelim..! Koalisyonla ancak bu kadar olabiliyor..!!"
Şimdi o bahane de yok..!!
Tek başına en uzun süre yönetme imkânına kavuşmuş (23 yıl) olanAKP'nin, neleri vaat edip, neleri yaptığına (?!) bakınca, niyet halis olmadıkça "tek başına iktidar olunduğunda da neyin, ne olacağını birlikte görmekteyiz..!!
Merak edip AKP’nin parti programını gözden geçirince," cekli, caklı" cümleler gördükçe "bu kadarına da pes.. " demekten kendimi alamadım..!
Nasıl bir Türkiye vaat etmişler ve neler yapıp, Türkiye’yi nereye getirmişler?
Birlikte görelim:
*“Ülkemizi sürekli üreten ve üreterek büyüyen bir ülke haline getireceğiz” dediler. ..
AKSİNE..!!
Fabrikaları kapatmışlar; ithalatla, tüketime, inşaatla ayakta kalan bir ekonomik yapı kurdular...!!
Dahası; tarımsal hammadde ithalatı, ihracatın 6 katına ulaşmasıyla, tarımda da ithalata bağımlı bir Türkiye yarattılar...!
* Yolsuzluğa dur diyerek, şeffaflık ve hesap verme anlayışını hâkim kılacağız” dediler...
AKSİNE..!!
Bırakın hesap vermeyi, AKP’li yöneticilerinin hırsızlık ve yolsuzluk iddialarının soruşturulmasını, herhangi bir yandaşa hesap sorulacağında yargıya müdahale dâhil her çareye başvurdular.,,
Üstüne üstlük;
FETÖ’cülükle ilgisiz insanları sindirmek gayesiyle, yüzbinlerce masum kişi cezalandırıldı, ancak AKP bünyesinde halen FETÖ’cü tespit edemediler...?!
Ankara’yı, İstanbul’u parsel parsel FETÖ’ye tahsis edenlere her nedense (?!) dokunan olmadı..!?
* “Partimiz Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmanın en önemli vasıtası bilip, toplumsal barışın bir unsuru olarak görecek" derken.
AKSİNE..!!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ayyaş diyerek kitaplardan, gönüllerden silmeye çalıştılar. Bir adım daha ileri gittiler; "keşke Yunan galip gelseydi”.diyen Atatürk düşmanı Fesli meczubu (Kadir Mısıroğlu’nu) Saray’da ağırladılar...!
* Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmanın en önemli vasıtası bilip, toplumsal barışın bir unsuru olarak görülecek" dediler...!!
AKSİNE;
"Kurtuluş Savaşı'nın başından sonuna kadar Atatürk'ün herhangi bir etkisi yoktur" demekle de yetinmeyip, işi "İstiklal Savaşı hiç olmadı"ya kadar götürme küstahlığında gösteren sözde bilim adamı yandaşlara itiraz etmediler...?!
*ATATÜRK İLKELERİNİ ve Devrimlerini, çağdaş uygarlığı rehber edineceklerini" söylediler..!
AKSİNE;
"Yazı ve dil devriminden ve Türkiye tarihinden kopmuş insan türünü çoğaltarak "KULA KULLUK YAPACAK" cahiller güruhu yarattılar..!
Dahası;
Milli Bayramları kutlamamak, hafızalarda silmek adına her türlü bahaneler icat ettiler. 10 Kasım'larda "inkar hastalığına" yakalandılar..?!
* “Parti içi demokrasiyi ve önseçim sistemini önemsediklerini" deklare ettiler..!!
AKSİNE;
Bakanların, milletvekillerinin, Belediye Başkan adaylarının tamamının seçilmesini bir kişinin iradesine bıraktılar...?!
* “Partimizin iktidarında, başta bakanlar olmak üzere tüm atamalarda, ehliyeti ve liyakati esas alacaklarını” ahdettiler..!!
AKSİNE;
Devletin bütün kritik kadrolarını önce “namaz kılanlar” ölçütüyle doldurup “cemaatler”e teslim ettiler.
* “Kuvvetler ayrımı ilkesi hassasiyetle uygulanacaktır. Yasama, yürütme ve yargı güçleri arasında denge denetimi sağlanacaktır” sözlerini dillendirip. demokrasinin temel ilkesini hatırlattılar..!!
AKSİNE;
Son Anayasa değişikliği ile kuvvetler AYRILIĞI ilkesini sona erdirip, yasama, yürütme ve yargı güçlerini tek kişinin, yani Cumhurbaşkanının emrine verdiler..!!
* “ Yasa çıkarmada ve denetimde etkin, bağımsız ve verimli olması için Parlamentoda gerekli düzenlemeler yapılacaktır” deyip, Parlamenter sistemi kaldırdılar, Meclis’in yetkilerini budadılar ve Ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilir hale getirdiler.. . Dahası, C.B.hükümet Sistemine geçer geçmez OHAL yetkilerini sürekli hale getirip, KHK’lar ile yönettiler..!!
* “Anayasa ve kanunlar herkesi bağlayacak ve titizlikle uyulacaktır. Kayıt dışılık her alanda önlenecek, kanunlar ve kurallar esas alınacaktır.”dediler..!!
AKSİNE;
İşlerine gelmeyen mahkeme kararlarını uygulamadılar. Hatta "Anayasa Mahkemesinin kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum" diyebildiler..!!
* “Yargıç tarafsızlığı ve yargı bağımsızlığı tam olarak sağlanacak, yargıç güvenceleri korunacaktır” söylemini kullandılar..!
AKSİNE;
2010 referandumu ile yargıyı Cemaat’e (FETÖ’ye) teslim ettiler..!
2016 referandumundan sonra ise “parti yargısı”nı oluşturdular..! Yargıyı kullanarak TSK ve önemli devlet kurumlarını dizayn ettiler. Şimdi de yargıyı “muhalefeti susturma aracı olarak kullanmayı gündeme koydular.” kanaatini güçlendiren davalar açarak. FETÖ ile en fazla mücadele eden yazarları, siyasileri, aydınları, gazetecileri ilgileri ve alakaları olmadıklarını bile bile gözaltına alarak "FETÖ’cülükten" tutuklamayı yöntem haline getirdiler..?!
*Birlik ve beraberlik söylemiyle iş başına geçtiler..!!
AKSİNE;
Yandaşların mutlu olduğu, ülkenin yarı nüfusunun, kendilerini ”öz vatanlarında parya” hissettiren toplumsal ayrışmayı başardılar..!!
* “Dayatan, direten, rant dağıtan bir devlet değil; düzenleyen, denetleyen, fırsat yaratan, teşvik eden ve yol gösteren bir devlet 21. yüzyılın hakim demokratik anlayışının bir gereğidir” deyip demokrat göründükleri..!!
AKSİNE;
Kendi dünya görüşündekileri “biz”, kalanları “onlar” diye ayırdılar. “Milletin şeyine koyan” beşli çeteler yaratıp devleti bunlara peşkeş çektirdiler aktar . Bunlar aracılığıyla havuz medyası oluşturdular. Ülkenin depremsellik hassasiyetini öteleyip (!!) Belediyelerde imar planlarını her gün değiştirip yeni rant alanları yarattılar..!! (Vahim Sonuçlarını "6 Şubat'ta 11 ilde" Milletçe yaşadık ..!?)
Sevgili okurlarım,
Programında cazibeli devlet tarifi yapan AKP değil miydi?!
Oysa, Cumhuriyet Türkiye'sinin yerine (!?) yeni bir devlet kurmaya girişeceklerini belli etmemişlerdir..?! Güç zehirlenmesiyle sapkınlaştıktan sonra gördük..!!
(Ayhan Ogan isimli dönek meczubun çıkıp “Biz yeni bir devlet kuruyoruz, kurucusu da Erdoğan’dır” dediğini tarih asla unutmaz..!!)
Cumhurbaşkanlığı koltuğundan ilanihaye kalkmayı düşünmeyen Erdoğan, şimdi de kendisine güçlü rakip gördükleri ve partileri aleyhine akıl almaz vicdan kabul etmez iddialarla operasyonlar çekmeyi sürdürüyor..!! Muhalif belediyelere kayyum atamaları yaparak, milletin, sandıkta partisine vermediği yönetme yetkisi, kayyum zırvasıyla, gizli tanık düzmecesiyle ele geçirmeye çalışmaktalar..! YAZIKTIR, GÜNAHTIR, AYIPTIR..!!
Sevgili okurlarım,
Şimdi sizlere soruyorum:
Haramdan, yalandan, iftiradan, gasptan, entrikadan, inanç istismarından beslenip, zulme, haksızlığa devam edenlere, her kim olursa olsun; "MÜMİN, MÜSLÜMAN, ADİL, SAMİMİ, DÜRÜST" demek mümkün müdür.??!!
O halde, hiç değilse bundan sonra nasıl ve ne şekil kararlar vereceğimizin zamanını düzgün kullanmamız gerek miyor mu..!!??