HUKUKSUZLUK HUKUK OLUNCA - Hatay Gazetesi

HUKUKSUZLUK HUKUK OLUNCA

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :30.12.2024 10:50

Hapishaneler de vatandır, ancak

Hukuk ve Adalet "varım" dedikçe

Hak bilmek bayraktır, had bilmek sancak

Kış uğramaz, sen "baharım" dedikçe

 

"En hakiki mürşit İlim" 'le yol al

Aynı şey değildir baldıranla bal

Aydınlık yarınlar en güzel ikbal

Sevgi benim öz diyarım dedikçe

 

"Hukuksuzluk" yapıp yenen "naneler" 

Özgürlük bırakmaz "zulümhaneler" 

Tutsakların ahı (!!) dağları deler

Hukuksuzlar: "İktidarım" dedikçe

*

Sevgili okurlarım, 

Yazıma; günümüz dünyasında, sıkça yaşanan ve yaşanmakta olan hukuka mugayir absürt olayları çağrıştıran bir anekdot ile başlayacağım:

*

HÜKÜMDAR VE DALKAVUĞU

(Özür, kabahat sınavı) 

Sevgili okurlarım, 

Rivayet odur ki, geçmişin hükümdarlarından biri dalkavuğuna öylesine çok kızar ki, onu idama karar verir... Verir ama yine de dalkavuğa son bir şans tanır... 

Der ki;

“Öyle bir şey yap ve öyle bir şey söyle ki, dileyeceğin özür, kabahatinden büyük olsun... İşte o zaman kelleni kurtarırsın” 

Boyun büküp kıyam eyleyen dalkavuk, zaman ve fırsat kollamaya koyulur..! 

Bir gün hükümdar merdiven çıkarken tam arkasında takip eden dalkavuk, hükümdarın poposuna bir şaplak atar. Dalkavuğun bu hareketine hiddetlenen hükümdar can havliyle dönüp dalkavuğa bağırır: 

“Bre densiz! Bre hadsiz bu ne cüret..?!” der. . 

Dalkavuk bu durum karşısında istifini bozmaz ve özrünü şöyle arzeder:

 “Af edersiniz hünkârım, ben sizi eşiniz valide sultan zannettim, tekrar özür dilerim..!!” diyerek, özrü kabahatından büyük davranışla, kelleyi kurtarır. 

*

Sevgili okurlarım, 

TBMM'nin genel oturumunda 2025 Bütçesi üzerine görüşmeler yapılırken, oturumu yöneten DEM Partili meclis başkan vekili Sırrı Süreyya Önder'den" söz alıp; "bu ülkede 7 yıl İçişleri Bakanlığı yaptığını" ifade ederek konuşmaya başlayan Süleyman Soylu:, "geçmişte sakat ve yanlış icraatların olduğunu itiraf ederken; beraberinde de "pişkin" bir eda ile oturumu yöneten Meclis Bşk. Vekili Sayın Sırrı Süreyya Önder'den helallik istedi..!!?? 

Sevgili okurlarım, 

Helallik isteyen Süleyman Soylu'nun; Dünya görüşünden ve mensup olduğu siyasi partiden (?!) dolayı (?!) defalarca yargılanıp cezaevlerinde tutsak edilen Sırrı Süreyya Önder'in; hukuksuzluğa, demokrasiye, farklı  düşünceye karşı gösterilen tahammülsüzlüklere vurgu yapışına; bizatihi kıssadan hisse babından (?!) "tarihe not düşmekti" demek yerinde olur..!! 

 

TBMM Başkanvekili Önder'in "helallik hususunda" mealen şöyle dedi:  "Barış gelsin önce..!! Helallik işin en kolay kısmı... Öncelik, barışın geldiğini hep birlikte görüp, teminat altına almak olmalıdır..!! Baksanıza, şahsen biz, gir, çık; gir çık hapishane arsızlarına döndük... Bir gün Meclis başkan vekili, bir gün mahkum, bir gün hasta...Yine de bunlar bir şey değil. Doğrusu, Soylu'nun helallik ifadesiyle adeta  şase yaptım..! Helallik ne ki, benden yana, benim hakkım kime geçmişse helal olsun. Benim şahsi bir derdim yoktur, olamaz da..." dedi.

*

İçişleri eski bakanı Süleyman Soylu'yu, geçmişte kusurlu söylemleri eylemleri ve benzeri gidişatlarına göre tanımladığınızda, "ÖZRÜN KABAHATTEN BÜYÜK OLMA HALİ" işte budur diyebilirsiniz..!!?? 

*

ÖZRÜN KABAHATTEN BÜYÜK OLMA HALİ

 

Sevgili okurlarım, 

"ÖZRÜN KABAHATTEN BÜYÜK OLMA HALİ"  diyebileceğimiz o kadar münasebetsiz şeyler oluyor ki, hangisine baksanız, "birileri bizim akıl sağlığımızla mı oynuyor..?" demekten kendimizi alamayız..!! 

Hatta zımnen topluma "ahmak" gözüyle bakıldığı manasını dahi çıkarabilirsiniz..!! 

*

Günümüze dönerek devam edecek olursak; 

" TEK ADAM YÖNETİMİNİN" yegane muktediri, Erdoğan'ın, geçen 22 yıllık süreçte, farklı zamanlarda, farklı mekanlarda ekonomik, sosyal, siyasal, hukuksal, eğitimsel, sağlık ve inançsal bakımdan neler deyip, neler yansıttıklarını ile ilgili çelişkili ifadeler saymakla bitmez doğrusu..!!?? 

Sadece ekonomik kalkınma ve refah seviyesinin getirildiği durum bakımından ifade etmemiz gerekirse, unutulmamalıdır ki, yaşamın diğer hakikatleri gibi, ekonomik sistemin de değişmez kuralları vardır... 

Şöyle ki;

Bir ekonomik sistemin ve uygulamanın nihai amacı toplumsal refahı artırmaktır. Bunu ölçebilmenin en kestirme yolu ise küresel sistemle karşılaştırma yapmaktan geçer.. Eğer bir ekonominin küresel sistem içinde payı artıyorsa pastadan aldığı pay artıyor, dolayısıyla refahı yükseliyor demektir. 

Bilhassa da son 13 yılda ekonomik bakımdan aldığımız yol iç açıcı ve umut verici değildir..!! . Özetle söylemek gerekirse bu gidiş, gelişmiş olan küresel ekonomilerle makası kapatmaktan ziyade,, Türkiye aleyhine makası daha da açılmış ve kalan umudu da tamamen yok etmiştir..!! 

*

* Bu topraklarda bin yıllık ortak geçmişi olan insanların birliğini beraberliğini, kardeşliğini sağlayamayarak, ülkenin maddi, manevi kayıplara uğramasına göz yummak "Vatan satmak" olur. 

* Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur.(2015)

* Tüm dünya Türkiye'nin jeopolitik gücünün ve artan etkisinin farkında fakat bunu bizim muhalefete bir türlü anlamıyor... 

* Ekonomi programına güvenimiz tam... 

Bu yıl dünyadaki 3 kredi derecelendirme kuruluşunun 2 defa not arttırdığı tek ülke Türkiye'dir... 

* 2024'te ki seçimlere ve bölgemizde nükseden yeni krizlere rağmen belirlediğimiz hedeflere önemli ölçüde ulaştık... 

* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün AK Parti Muğla İl Başkanlığı’nın kongresine katıldı. Ardından Marmaris’e geçerek burada sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve muhtarlar ile yaptığı toplantıda, ekonomiye dair açıklamalarda bulunarak: "ülke ekonomisini 22 yılda ayağa kaldırdıklarını" söyledi... 

*.İhracat rekorları kıran bir Türkiye ekonomisi konuşuluyor..! Bugünün Türkiye’sinin geçmişe göre devasa bir fark ile önde olduğunu ve gelinen noktaya dikkat çekti... 

* 2002’de 230 milyar dolar ekonomik büyüklüğü olan ülkemizi geçen sene 1 trilyon 130 milyar dolarlık büyüklüğe kavuşturduk. Milli gelirimizin 2024 sonunda 1 trilyon 331 milyar dolara ve kişi başına gelirimizin ise 15 bin 551 dolara yükselmesini bekliyoruz... 

* İhracatımızı 36 milyar dolardan aldık, 261 milyar doların üzerine çıkardık. Ayrıca bizden önce hayal dahi edilemeyen nice önemli reformu, nice hak ve özgürlük hamlesini sabırla, azimle ve kararlılıkla hayata geçirdik. Türkiye'yi güven ve istikrarla uyum içinde, en önemlisi de birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde hamdolsun bu günlere getirdik... 

*. Elini vicdanına koyan herkes geçmişin Türkiye'siyle bugünün Türkiye'si arasındaki devasa farkı görüyor ve kabul ediyor. İnsanımız, ülkemizin 22 yılda kat ettiği büyük mesafeyi görüyor ve tasdik ediyor.... 

* Ekonomide, diplomaside, ticarette, turizmde, savunmada, sağlıkta hasılı. Aklınıza gelebilecek her alanda gerçekten hiç umulmadık başarılara imza attık. Şurası da bir gerçek. Siyasetin görevi sorulara ve sorunlara makul cevaplar üretmek, halktaki değişim iradesini doğru enstrümanlarla yönetmektir....

* Ve daha ülke gerçekleriyle örtüşmeyen hamasi mesajlar..!!

 *

Sevgili okurlarım, 

Madem ülke ekonomide, hukukta, toplumun refah seviyesinin artırılmasında, eğitimde, işsizlikte, birlik ve beraberliğin tesisinde ilerleme kaydetti ise, 

 22 yıldır ülke yöneten siyasi iktidarca reva görülen ve açlık sınırının altında, 12500 TL. gibi, 22104 TL. gibi paralarla yaşamamız dayatılmaktadır..?!

"Hayatın gerçek yüzünün tava gibi açıkta olduğu pazarda, çarşıda, sokakta, markette,  geçinemez duruma düşürülmüş bu halkın bulunduğu yerlerde pembe tablolar çizmekten bir hal olan bu iktidarı neden görememekteyiz??!!" şeklindeki kanırtan hakikatlere "aldatmayan cevabı kimler verecek..??!! NOKTA..!! 

Hey kadı! Hukukta açarsan oyuk

Gün gelir sana da gerekir hukuk

Azap ile başlar, biter yolculuk

"Onlar söyler, ben yaparım" dedikçe

 

Başlamaya görsün "hukuksuzluklar" 

Orda hayal olur, kusursuzluklar

Kovsanız da gitmez huzursuzluklar

Ben alırım, ben satarım dedikçe

 

Sultanın hesapta (?!) tas yitmiş gibi

"Faizin ilacı" Nas bitmiş (?!) gibi

Hasılı, "altını" pas tutmuş (?!) gibi

Ben ölçerim, ben tartarım dedikçe