HUKUK DEVLETİ ÜLKEMDE, KARAKUŞİ KADI YÖNTEMİ İLE HAKKIN TESLİM ŞEKLİ - Hatay Gazetesi

HUKUK DEVLETİ ÜLKEMDE, KARAKUŞİ KADI YÖNTEMİ İLE HAKKIN TESLİM ŞEKLİ

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :02.03.2026 06:23

"KARAKUŞİ KADI" VARMIŞ BİR ZAMAN

"KENDİ YORDAMIYLA" (?!) DAVA ÇÖZERMİŞ

AYIRMAZMIŞ (?!) HAİN İLE KAHRAMAN

SUÇLUNUN  DOSYAYA (?!)  "AK-PAK" YAZARMIŞ

 

"KARAKUŞİ KADI" BİR BAŞKA (?!) TARTAR

FIRSAT BULDUĞUNDA (?!) TÜMÜYLE YUTAR TUTTUĞU TARAFI, HINZIRCA (?!) TUTAR

"DİĞERİNİN" DERİSİNİ (!!) YÜZERMİŞ

 

"KAFA KOPARANA" (!!) ÇIKINCA ADI

"KARAKUŞİ KADI" OLMUŞ (?!) BAŞ KADI

"YANLI KARARLARIN" (?!) KAÇINCA TADI

PADİŞAHA METHİYELER (?!) DİZERMİŞ

 

"KARAKUŞİ KADI" SARAYA (!!) BAKAN

KÖŞKE OTURUNCA YÜKSELMİŞ MAKAM

ADI GEÇER GEÇMEZ: "VELİAHT HAKAN"

KOPASICA (!!) ELİ  FERMAN YAZARMIŞ

*

Sevgili okurlarım,

Ülkede adalet adına nice kıyımlar, kırımlar ve olmadık hoyratlıklar yapılırken, guguklu saatlerin saat başı, guguklaması misali (?!) Adalet Eski Bakanı, kendilerine hak, hukuk adalet mevzuunda kim neyi nasıl sorarsanız sorsun:; "Türkiye bir hukuk devletidir” cümlesini bir çırpıda (!?) tekrarlama şekline adeta, bayılırdım.;)))!!

 

Şaka bir yana, çeyrek asırlık (!!)  iktidarlarına, her kim muhalif olmuşsa, adaletin tecellisinde mutlaka o muhalifin başına  bir çorap (!?) örülmüştür..!!? Hal böyle olunca da, yargıya ve yargıca olan güven duygusu yüzde yirmilere kadar düşüverdiğini öğreniyoruz...??!!

Bu günkü hukuksuzluklar, Çeyrek asır öncesi, çok nadir yaşanırdı..!!

O zamanların siyaseti iklimi bu günkü gibi anormal değildi..!! Yani, hukukta böylesine(?!) anormalllikler yaşanmazdı..!!  Böyle bir usulsüzlülğün lafı dahi edilmiş olsa, duyduğunda, Cumhurbaşkanlarımızdan, merhum Süleyman Demirel, kendisine özgü esprileriyle ve nükteli ifadeleriyle, meseleye  ince ince göndermeler yapardı:

 

Sayın cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in o esprili ve nükteli göndermelerinden biri tanesini hatırladığım kadarıyla paylaşmak istiyorum....

bahse konu ANEKDOT ŞÖYLE:

"Bir gün Karakuşi adlı Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelir. Fırında yeni çıkarılan ve sahibini bekleyen güveç içinde nar gibi kızarmış ördeği görüp, fırıncıya "Ben bunu aldım" der...

Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp kadıya verir.

Az sonra ördeğin sahibi gelir ve ördeğini ister...

Fırıncı boynunu büküp "ördek Uçtu" deyince iş kavgaya dönüşür. Kavga sırasında fırıncının küreği, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca fırıncı korkup kaçmaya başlar...

Gayrimüslim de peşinde fırıncıyı kovalar..

Fırıncı bir duvardan atlarken, bilmeden duvarın ötesindeki hamile kadının üstüne düşüp, çocuğunu düşürmesine sebep olur...Kadının kocası da fırıncıyı kovalamaya başlar..

Hızla kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi de kızıp peşlerine takılır...

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı''nın karşısına çıkarırlar...

 

Kadı duruşmayı başlatıp davalılara ve davacılara sırayla sorar...

Ördeğin sahibi: "Kadı efendi, bu fırıncı ördeğimi iç etti" diye şikâyet eder...

 

Karakuşi Kadı, fırıncıya sorar: "Ne yaptın bu adamın ördeğini?"

 

Fırıncı: "Uçtu" der...

Kadı, kara kaplı defterini açar ve 

Ördek kelimesinin karşısında "uçar" anlamındaki "tayyar" kelimesini görür ve şöyle der:

" Ördeğin uçması suç değildir" diyerek fırıncının beraatına karar verir....

Bu defa karakuşi kadı, gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sorar: Verdiği ifade doğrultusunda,

baktığı kara kaplı defterden.şikâyete yönelik bir madde bulup şöyle der:

 

"Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla..."

 

Davacı "Ne olacak?" diye sorunca, Karakuşi Kadı: "Şimdi" demiş, "Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız."

 

Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat eder...

 

Sıra çocuğunu kaybeden kadının kocasının şikayetine gelir. Karakuşi Kadı: "Tamam"'' der., "Karını fırıncıya vereceksin.. Bu adam yerine yeni çocuk koyacak!"

Hal böyle olunca adam da şikâyetinden vaz geçer. Haliyle fırıncı bu davadan da kurtulur...

Kadı, düşürülen Yahudi''ye: "Senin şikâyetin nedir bakalım ?.." der.

Yahudi, mahkemenin seyrini görüp, ellerini açarak şöyle der: "Ne diyeyim kadı efendi; Adaletinle bin yaşa sen emi!" deyip, şikayetini geri alır...

Neticede, kızarmış ördeğe el koyan Karakuşi  kadının zor duruma soktuğu fırıncıya berat kararını verir...Davalar da böyle başladığı gibi biter..??!!

**

Sevgili okurlarım,

Sözü fazla uzatmadan,Karakuşi Kadı anekdotunun içeriğini günümüz davalarına adapte ederek noktayı koyalım:

İster geçmiş zamana isterse günümüze ait bir gerçeklik olsun , eğer ördeğimizi iç eden, gözümüzü çıkaran, anamızı öpen kadı ise acaba kimi kime şikâyet etmemiz gerekecek"..???!!!!

*

Gelelim günümüz Türkiyesine...

Günümüzün KARAKUŞİ.KADISI, adsletin tecellisi ve hukukun üstünlüğü sdına şimdiye kadar neler yaptı...?!  Neler yapmalıydı.?!...Neler Yapmadı...?!

 

* Yaptığı şey: yani başardığı şey, Muhalif cenahta yer alan kim varsa "uydurma suçlarla, gizli tanımlarla " derdest edip topunu birden zindanlarda tutsak etmeyi başardı...!!??

 

* Yapması beklenen şey, hukukun üstünlüğünü esas alarak, iktidarın tarafında yet alan seçilmiş ve atanmış olanlardan, usülsüzlük yapanlara da göstermeliydi..!? 

Yapmadığj şey ise, adil olmaktı, ahlaklı ve vicdanlı olmaktı..!! İşte bunu başaramadı ve yargıya olan  güvenin yüzde 20'lere kadar düşmesine sebep oldu...!!??

VAH BENİM AZİZ MEMLEKETİM VAAAH!!!

ESASINDA,SANA, HAK, HUKUK, ADALET NE DE GÜZEL YAKIŞIYORDU..!!!???

Şimdi ise, iktidara yönelik her kim yorum yapıverdiyse, Kafadan "Cumhurbaşkanına hakaret"

senaryosuna aktör yapılarak, tutsak edilmiştir..!!!

Öyle olmasa takriben 200 bin kapasiteli cezaevlerinde, 400 bini aşkın tutuklu ve hükümlü 

bir arada olur muydu..??!! 

Ne yazık ki durum bu..!!!!

Nasıl olsa "KARAKUŞİ KADI" işbaşında..??!!

**