(ÜÇÜNCÜ BÖLÜM)
Altın semer, at eylemez eşeği
Üste örtmek, yorgan yapmaz döşeği
Vida tutmaz, yalamayı, gevşeği
Şüpheye (?!) el vermek eli kirletir
Rahmani olamaz (!!) şeytana uyan
İkilik yaratır (?!) fitnelik yayan
Yalandan, dolandan yapılan beyan
Kıymetten düşürür, dili kirletir
Ortaçağ kafanın (?!) olmaz yarını
Çoktan kaybetmiştir (!!) itibarını
Her kim paylaşırsa (?!) iktidarını
Ayak izleriyle (!!??) yolu kirletir
Kim yaparsa yapsın (?!) yanlış iğneyi
Kurtarmış olamaz (!!) uyuz ineği
Kovana sokarsan (!!) karasineği
Arının yaptığı balı (?!) kirletir
*
Sevgili okurlarım,
Malumlarınız olduğu gibi., aydınlanmaya ve çağdaşlaşmaya alerjisi olanlar (?!) cehaletten beslenmeyi amaçladıklarını için, her ne zaman olsa hedef kitleyi muasır medeniyet koşullarının uzağında tutmaya çalışırlar..!!
Milli Eğitim Bakanlığı'nı "mürit eğitim bakanlığı" yapmaya çalışanların yapmak istedikleri de budur..!!??
İşte bu nedenledir ki, "Köy Enstitülerini kapatan anlayışın" günümüz uzantılarının da aynı gaflet, aynı dalalet, hatta aynı ihanet içinde olduklarını görüyoruz..!!
Nelere mi kalkışmaktalar..??!!
Maddeler halinde sıralayacak olursak;
* Köy çocukları okumasın diye köy ilkokullarını kapatıyorlar..!!
*Taşımalı eğitimin servislerini iptal ediyorlar,..
*Köylerde öğretmen kalmasın diye köy okullarını kapatıyorlar..!!
* Eğitim Fakültesi mezunu yüzbinlerce öğretmenimizin atamasını kasten (!) yapmıyorlar..!!
* "AKP şahsım iktidarı" vatandaşa seçim öncesi defalarca vaat etmiş olmalarına rağmen, mülakatı halen kaldırmamakta direnmeleri, "kendileri gibi düşünmeyenleri" yazılıda 100 puan almış olsalar, da mülakatta eleyip, bilhassa İmam hatip çıkışlı olanları atamaya devam ediyorlar..!!
* "Bizden değiller" dercesine (?!) liyakat sahibi on binlerce öğretmenlerimizi sudan bahanelerle görevden alarak, yerlerine pedagojik formasyonu bile olmayan imamları öğretmen yapıyorlar..!
Sevgili okurlarım,
Hesapsız, kitapsız; ben yaptım oldu mantığı ile yürütülmeye çalışan Türk millî eğitim sisteminin geldiği son nokta gün gibi ortada..!!
Yirmi iki yılın sonunda eğitimin geldiği nokta bu..!!
Oysa mevcut iktidar bir parola ile yola çıkmıştı. “Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz…” diyerek okulları adeta medreseye çevirenlerin uyguladığı politikalar akademik başarıyı yükseltti mi?
Hayır!
Olumsuz davranışları önledi mi?
Hayır!
Peki ne yaptı?
Kindarlıkla ilgili bölümü ise hakikaten kindar nesil yetiştirmeyi başarmaya çalışıyorlar..!!
Sevgili okurlarım,
Köy Enstitüleri’nin mimarı kabul edilen İsmail Hakkı Tonguç, Türkiye’ye çağ atlatacak olan Köy Enstitüleri kapatıldığında ne demişti biliyor musunuz? Lütfen altını çizerek okuyun... “Demokrasinin iki çeşidi vardır” demişti, “Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri, zor ve gerçek olanıdır. Öbürü kolayı, oyun olanıdır. Topraksızı topraklandırmadan, işçiyi sağlama almadan, halkı esaslı eğitmeden olmaz. Birincisi, köklü değişim ister, zordur ama gerçek demokrasidir. İkincisi, sandık demokrasisidir; okuma yazma bilsin bilmesin, toprağı-işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen ahali, elindeki kağıdı sandığa atar, böylece, kendi kendini yönetmiş sayılır. İşte bu, oyundur, kolaydır. Amerika işte bu demokrasiyi yayıyor. Biz de maalesef demokrasinin kolayını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha!”
Her alanda ülkeye yaşatılan olumsuzları asla bellek dışı tutmadan, genel seçimlerde eğer, ulusal uyanışla doğru tercih yapılırsa, ülke tekrar Hasan Ali Yücel'lerin, İbrahim Hakkı Tonguçların, eğitim sistemine dönülme fırsatı yakalanması mümkündür
Milletçe göreceğiz gelecek günlerin getireceklerini..!!
Zira bu ülke, tarikat bağımlısı Yusuf Aydın'lara bırakılmayacak kadar değerlidir..!!