Hukuk devletidir,Türkiyem madem
Hak yiyen harami, neden artmakta
Yargıçta tamamsa, adalet, erdem
Tartan neden şaibeli, (?!) tartmakta
Kul hakkına, dikkat çeken Yaradan
Bunca haksız (!!) ne geziyor aradan
Madem ayrılmalı (!!) aklar karadan
Yargıç neden şekere (?!) şap katmaka
Kimilere göre (?!) doğru iz süren
Kimilere göre (?!) hür karar veren
Aslında hüneri, kabahat (!!) gören
Doğru söyleyeni (!!) hapse atmakta
Rabbimden dileğim, bu güzel yurtta
Teslim etmeyelim (!!) kuzuyu kurda
Görüyorsun olanları (?!) yukarda
Her gün güneş, hayli üzgün (!!) batmakta
*
Sevgili okurlarım,
Aslında, ülkenin ekonomik, hukuk, sosyal, eğitim, istihdam ve geleceğe güvenle bakmak adına getirilmiş olduğu ahvali gözlemleyen, her duyarlı vatandaşın, iç huzuru ile gülümseyebilmesi; teneşirde yıkanmaktan olan mevtanın; cana gelip "gassal efendi, üzerime döktüğün su, çok soğuk, bilesin..!" diyebilmesi kadar uzak bir ihtimal...!!
Ama, işine geleni "köpürtmede" rakip tanımayan"
İktidara bakarsınız Türkiye, fert başına düşen gelir seviyesi başta olmak üzere, her hususta, bilhassa da hukukun üstünlüğüne, Avrupa’dan da üstündür...O nedenle bizi kıskanıyorlar..??!!" derken, milletin dikkatini, ellerinde şakırdattıkları üç çeki teşbihte yoğunlaştırmada emsalsizdir..!!??
Maazallah, başınızı kaldırıp, gözlerine baka baka:
"Türkiye, kendi Anayasa Mahkemesi’nin ve AİHM'in kararlarının uygulanmasında dahi sınıfta kalan bir ülkedir." demiş olsanız, kendinizi en kısa sürede, işlemediğiniz suç dosyasının içinde bulursunuz..!!
Hele ki, böylesi kumpas davalarının bir tarafı iktidar ise, yargıdan farklı bir karar çıkması çok zor olduğu gibi, iktidar aleyhine gelen kararlarla birlikte AYM kararlarının, mahkemeler tarafından uygulanmadığı henüz unutulmuş değil..!!
Hatta, AYM kararlarına uymayı reddeden hakimlerin, iktidar tarafından terfi ettirildikleri bilinen bir gerçektir..!
Bu imtiyazlı hakimlerin;
"AİHM kararları ²bizi bağlamaz” dediklerini unutmak ne mümkün..!!
*
Ülkemizin hukuk devleti olup olmadığını,
Uluslararası raporların olumsuz kararları tava gibi ortaya koymakta..!!
İsterseniz bu hususla ilgili olarak; biz susalım, "Türkiye bir hukuk devletidir" cümlesini sabah akşam tespih eyleyen sayın Adalet Bakanı açıklasın..!!
Sevgili okurlarım,
İşin esasında, Ülkemizde gerek akademik camiada, gerek yargı camiasında hiç şüphesiz son derece değerli hukukçularımız mevcuttur. Hatta Türkiye'miz, hukuk müktesabatında asla küçümsenecek bir ülke değildir. Ancak, hukuksal alana iktidarların müdahaleleri işin cılkını çıkarmaya yetiyor..!!??
Bizim tarihten gelen bir hastalığımız, bizi göreve getirenlere arzı endam edip minnet duymaktır..!!
İşte bu durum siyasi cenahta, "SİZDEN- BİZDEN" olarak şekilleniverip çıkıyor..!!
Anayasa Mahkemesi Eski Başkanlarından olan ve bizatihi görüşüp kitaplarımdan armağan ettiğim Sayın Yekta Güngör Özden Hocamın;
“Ehliyetten ve liyakatten yetersiz olup, tavassutla atanan veya terfi edenler, hangi siyasi ya da sosyal görüşte olurlarsa olsunlar,, hukuktan ve adaletten ziyade, tavassutçularının isteklerini önceleyecekleri aşikardır…” tespitini yeri geldiğinde, tekrarlarım...
Burada da anlaşılıyor ki, atama ve terfiler, kimseye minnet duymayan ve minnet beklemeyecek bağımsız kurullar eliyle yapılmalıdır...
Bu ilkeli yolun takibinde;
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, “Müstakbel Hukukçunun Yol Haritası” adlı kitabı genç ve ilkeli hukukçulara rehberlik edeceğini anımsamak isterim....
Sevgili okurlarım,
Anayasa Mahkemesi Kararlarını, tanımama gibi bir gaflete düşen bir kısım siyasi güdümlü (?!) yargı mensuplarına, AYM kararlarının, yasama, yürütme ve yargı organlarını ve herkesi bağlayacağını işaret eden Anayasa'nın 153. Maddesi'ni yok saymak hukuk cahilliğinden başka nelere olabilir ki..??!!
*
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ifadesiyle; bazan ve belli tip davalarda mahkemeler, AYM kararına uyulmayabileceğini, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin onayında; adeta, AYM kararını “hüküm” gibi değil, “yorum” gibi anlaşılabileceği ifade edilebilmiştir..!!
Arıtürk şöyle yazıyor:
“Özellikle bazı ilk derece mahkemelerinin, AYM kararlarının ‘yargısal yorum’ niteliğinde olduğunu öne sürerek bu kararlara uymama eğilimi göstermesi, Anayasa’nın 153. maddesinin ihlali anlamına gelmektedir. Bu durum yalnızca yargısal bir uyuşmazlık değil, aynı zamanda anayasal düzenin sürekliliğine ve kuvvetler ayrılığına yönelik bir krizdir. AYM kararlarını geçersiz saymak, fiilen ‘anayasal düzeni inkâr’ anlamına gelir. Bu nedenle AYM kararlarının bağlayıcılığı, yalnızca bir hukuk normu değil, demokratik anayasal düzenin varlık şartıdır. Mahkemelerin bağımsızlığı ise keyfilik değil, Anayasa’ya sadakat sınırları içinde bağımsızlıktır.”
Sevgili okurlarım,
Ecümle, dileğimiz o dur ki, bir gün bizim ülkemizde de, siyasilerin müdahale etmediği hukuk üstünlüğü ilkesi bizde de Evrensel düzeye yükselir ve "Sana yasa..bana yasa...Ona yasa" devri kapanır ve “gelişmiş ülkeler” arasında yer alırız...
Aksi halde, ister adalet bakanı, ister cumhurbaşkanı, kim olursa olsun, yemekten önce yemekten sonra "TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR" nakaratını zikretseler de, nafile gayret olur..!! Yani TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ" ..olmaz..!!
...Ve siyasi kumpaslar (?!) marifetiyle, zindanlar artarken, okulların sayısı eksilmeye devam eder...!! NOKTA..!!