Sevgili okurlarım,
Evvel emirde bir hakkı teslim ederek söze başlamak istiyorum...
30 yılı aşkındır aynı gazetelerde köşe yazdığımız Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Sayın Necmettin ÇALIŞKAN'ı Halk TV. ekranlarında canlı yayında SUMUD FİLOSU'nda seslenirken gördüğümde, inanınız ona olan muhabbetim bir kat daha arttı.... Zira kendisi şimdiye kadar içtenliğinden, hassasiyetinden ve samimiyetinden asla şüphe etmediğim nadir kişilerden olmuştur. Köşesine taşıdığı konuları derinlemesine inceleyip, net ve doğru yansıtışıyla tanıdığım Sayın Necmettin Çalışkan'ı, Küresel Sumud Fiosu'nda Halk TV.'nin canlı yayınında dünyaya ve halkımıza bilgi verirken de aynı hassasiyet ve mesuliyet içerisinde gördüm.
*

Sevgili okurlarım,
Teröristlikte sınır tanımayan İsrail'in, acımasızlığını ve gözü dönmüşlüğünü dikkate alarak, SUMUD FİLOSUNA saldırma ve zarar verme riskini dikkate alan sunucu Gözde Şeker'in; Sayın Çalışkan'a; "İspanya'ya, İtalya'ya, Fransa'ya ve Yunanistan'a ait savaş gemilerinin de refakat ettiği SUMUD FİLOSU'yla Kırmızı Bölgeye girmektesiniz.. Sizinle birlikte SUMUD FİLOSU'na katılan Parlamenterimiz, (Mehmet Atmaca, Faruk Dinç, Sema Silkin Ün, Ali Yüksel'in ve Türk aktivistlerin mevcudiyetini de dikkate alarak, güvenliğe destek bakımından, iktidarın üzerine düşenleri layıkı veçhile yapıp yapmadığı yönünde neler söylemek istersiniz?" şeklindeki sorusuna; Sayın ÇALIŞKAN'ın verdiği cevap oldukça manidardı..!
Sayın Çalışkan, mealen şöyle dedi: "İfade ettiğiniz hususlarda AKP ŞAHSIM iktidarının yapması gerekenleri yerine getirdiğini yani, gerekli desteği ve takibi yapıldığını söylemeyi çok isterdim ama, maalesef söyleme ortamı oluşturulmuş değil.!!"
O'nu büyük bir hassasiyet ve duyarlılıkla bu denli sitemkar ve bu denli üzgün görmekten ben de ziyadesiyle üzüldüğümü ifade etmek isterim.
*
Sevgili okurlarım,
Geçen hafta, Birleşmiş Milletler Toplantısına katılmak üzere ABD'ye gideceği vesilesiyle, Türkiye'ye gelen Tramp'ın oğlu vasıtasıyla, Oval Ofiste gerçekleşen randevunun nasıl geçtiğini soran gazetecilere; "fevkaladenin fevkinde geçmiştir..!!" diyebilen Erdoğan'ın, Gazze ve Filistin konusu da dahil olmak üzere, Ülkemiz yararına hangi kazanımların elde edildiğini merak ediyor insan..!!
Ama Tramp'a hiç bir konuda hiç bir şeyi kabul ettirememiş olan Erdoğan'ın, mesela (uçak alımı, ruhban okulunun açılması, ABD'den gaz alımı, Rusya'dan gaz alımına son verilmesi, vs. ) hususların taahhüdünün altına tek taraflı imza atan lider durumuna düşerken, Gazze ve Filistin'le ilgili de hiç bir kazanım elde edemeyerek yurda eli boş dönmesi, dikkate şayan bir durum olmuştur..!! AKP ŞAHSIM İKTİDARI'nın tek yetkilisi Erdoğan, oğlunun gemicikleri vasıtasıyla İsrail'le aralıksız devam eden ticareti ve aynı İsrail'le Kuzey Irak petrollerinin usülsüz olarak sevkiyatında taraf olması nedeniyle (?!) İsrail üzerinde etkili olmayacağından dolayı (?!) SUMUD FİLOSU'nun, filoya katılan Türk Parlamenterin ve Türk aktivistlerin güvenliği hususunda bir şeyler yaptırabileceğini zaten beklemiyoruz..!!
Aynı şekilde, Türk heyetinin de "AKP ŞAHSIM İKTİDARINDAN" beklenti içinde olduklarını da sanmıyorum..!!
150'ye yakın ülkenin tanıdığı Filistin'in ve Filistinli'lerin, verdiği 65 bine yakın demokrasi şehitlerinin kanlarında boğulan eli kanlı Netanyahu'dan ve Siyonist terörist İsrail'den merhamet beklenemeyeceğini öngören Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Sayın Necmettin ÇALIŞKAN'ın ve heyete katılmış olanlar, sanırım yola çıkarken her türlü ihtimalleri dikkate almış oldukları kanaatindeyim..!!
Sevgili okurlarım,
Ben bu yazıyı henüz yazmaktayken, GAZZE'ye 100 millik yol kaldığı bir anda terörist siyonist İsrail askerlerince SUMUD FİLOSU'nun denizde ablukaya alındığı ve Gazze'ye erişiminin engellendiği haberini aldık..!
Bunda da anlaşılıyor ki, katil NETANYAHU ile Oval Ofiste ki görüşmesinde Gazze ile ilgili barışın sağlanması hususunda hiç bir anlaşma sağlanmamış ve tabiri caizse Gazze ve Filistin hususunda Erdoğan'a boş kasnak çevrilmiş..!!??
Hal böyleyken, ülkenin dış politikası üzerine lüzumsuz yorum yapmanın ve daha fazla gerilme in alemi yoktur bence..!!
Yine de, Gazze ve Filistin hususunda, güzel şeylerin olması, arzu edilen barışın sağlanması ve soykırımlı (?!) savaşların son bulmasını kalben dileyerek, sözlerimi bu hususta kaleme aldığım dizelere bırakarak noktalıyorum.
*
SAVAŞ DEĞİL BARIŞ....
Barışa, sevgiye yelken açanlar
Menzile ulaşır, insanlık taşır
Husumet yaratıp, öfke saçanlar
Kavgayı büyütür (!!) yarayı kaşır
Hüküm sürmemeli, ölüm korkusu
Yaşamdan yanadır (!) gönül dokusu
Baharı getirmez (!) barut kokusu
Dünyaya kardeşlik, dostluk yaraşır
Soykırım yapanı seyretmek zillet
İnsanı yaşatmak, sevmek fazilet
"Hak, hukuk, adalet" diyen bir millet
İnsanlığı büyütmeye çalışır
Terörist İsrail (!!) doymuyor kana
Eşi, menendi yok, zulümden yana
Dünya susuyorsa, böyle mel'una
Haksızlık yüz bulur (?!) hakla çakışır