EYVAH EYVAH MEMLEKETİM! - Hatay Gazetesi

EYVAH EYVAH MEMLEKETİM!

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :22.12.2024 13:03

"Çelişkiler ağı" olmuş memleket

Kahraman çok (!) ama hain az değil

Oldukça hainler bitmez felaket

 Onlar için erdem sünnet, farz değil

 

Memurun, emeklin, işçin eyvahta

Hepsinde "insanca geçim" eyvahta

Vatandaş gelecek için (!?) eyvahta

Düşülen kuyudan çıkılmaz değil

 

İhanetten ihanete koşandır

Hainliği kara yüze nişandır

Her fırsatta hududunu aşandır

Velhasılı doğru değil, düz değil

 

Eğri baca, doğru duman bırakmaz

Kirli su, ne yapsan, aşk ile akmaz

İhanet taşıyan, rahmani bakmaz

Zira baktığını (!) gören göz değil 

*

Sevgili okurlarım, 

Bilhassa son çeyrek asırda, başta inanç istismarı olmak üzere, ekonomik, sosyal, hukuksal, kültürel, hülasa toplumsal barış, hoşgörü ve güven ortamının hercümerc edildiği canım ülkemin getirilmiş olduğu ahvale bakıpta   "EYVAH EYVAH MEMLEKETİM" dememek, diyememek için insanın izan ve insaf fukarası olması gerekir..!! 

Bu noktadan hareketle, memlekette gidişatın pek de hayra alamet olmadığını (!?) tarihe not düşercesine köşe yazılarımda, ve dizelerimde nakşedip, 22 yıldır ülke yönetimini elinde bulunduran mevcut siyasi iktidarın güç zehirlenmesinden (!?) kaynaklı   sonu gelmeyen  hoyratlıklarını gündeme taşımaya çalıştım..!! 

Daha da ötesine aşarak;, aklı ve ilmi yok sayan "CEMAAT" görünümlü farklı fraksiyonlu güruhların, olmadık sapkınlıklara yöneldiklerini çok okuduk, çok duyduk..!! 

Devletin içine sinip, her kademede söz sahibi olan bu hainlerin, darbe yapmaya  kalkıştıklarını ve fırsat bulduklarında daha da zalim olabileceklerini milletçe gördük..!! 

 

Sevgili okurlarım, 

Öngörü dehası, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, ”30 Kasım 1925'de kabul edilip 13 Aralık 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 677 sayılı kanuna istinaden  "Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılarak" yozluğa ve yobazlığa geçit vermemiş  olması şimdi daha net anlaşılmaktadır..!! 

Aynı şekilde, mezuniyet töreni sonrası kılıçlarnıı birlikte havaya kaldırarak, "ATATÜRK'ÜN ASKERLERİYİZ" duruşu gösteren genç teğmenler,, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, yobazlar güruhunun ortaçağ karanlığına ülkenin sürüklenmesi  kararlılığı canı pahasına ortaya koyan Asteğmen Kubilay'ı çağrıştırmakta..??

 Bu noktadan hareketle, "Kubilay Vakası, Kahramanmaraş,  Çorum, Sivas Olayları" bu pencereden bakarak değerlendirilmeli..!! 

 

Mehdi olduğunu söyleyen yobaz Derviş Mehmet'in, 23 Aralık 1930 günü, 

“Ey Müslümanlar! Ne duruyorsunuz, Halife Abdülmecit hududa geldi, sancak-ı şerif çıktı. Gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim" diyerek, Cumhuriyete karşı başlattığı isyana 

 Teğmen Kubilay’ın, . Mühimmatı olmayan erleri geride bırakıp tek başına yobazlar güruhunun karşısına dikilerek, . “Teslim olmalarını” istemesi sonucu  vurulması ve ardından kör bıçakla başının yobazlarca kesilerek sopaya takılıp gösteriye devam edilmesi ile 15 Temmuz 2016'da FETÖ güruhunun darbe kalkışması ayrı düşünülemez..!! 

O zaman İsmet İnönü, Teğmen Kubilay'ın bu kararlı ve milli duruşunu şöyle tanımlıyordu: “Yalnız başına, kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik”. O günden sonra Türk Ordusu Teğmen Kubilay, Teğmen Kubilay da Türk ordusuydu... 

Sevgili okurlarım, 

Lazıyla, Çerkezi ile, Kürdü ile Türk'ü ile Alevisiyim, Sünnisiyle, bir ulus devlet yaratılan ve Ay-Yıldız Bayrağımızın altında Türkiye'mizde buluşan bu millet ve bu vatan üzerinde karanlık emellerin dolaştığını, bölüp parçalama planlarının uygulanmaya çalışıldığını öngörmemek gaflet, dalalet, hatta hıyanet olmaz mı..??!! 

900 km. Sınırı olan komşumuz Suriye'nin düşürüldüğü durumdan (!?) almamız gereken mesaj yok mu..??!! 

Gelinen son durumda Suriye topraklarının Kuzeyinde, yani Güneyimizde Emperyalist güçler eliyle kaç devletçiğin kurulması çalışmasının sürdürüldüğünü yok sayabilir miyiz..??!! 

Aynı emperyal güçlerin, amiyane tabirle, bizi gaza getirmeye yönelik; "Suriye'de en karlı çıkan Türkiye olmuştur.." demelerinin hayra alamet olmadığını (?!) farketmek için deha olmaya gerek var mı..??!! 

Zaten ülkemizin ekonomik, sosyal, hukuksal,, işsizlik. yokluk ve yoksulluk bakımından getirilmiş olduğu ahval ortada..!! 

KENDİ YARASI AZMIŞ BİRİNİN, BAŞKASININ YARASINI SARMAYA KALKIŞIP ZAMAN VE KAYNAK İSRAFINDA ISRAR ETMESİ, ASLA MASUM KARŞILANAMAZ..!! 

"EYVAH EYVAH MEMLEKETİM" diyerek hayıflanmanın da kimseye faydası olmaz..!! 

VESSELAM NOKTA..!! 

*

Hainlerde halis niyet ne gezer

Ne derde dermandır, ne sorun çözer

"Ar haya et" dersin, aksine azar

O sebepten (!) utanacak yüz değil

 

Hoş olmayan şeye, pek nahoş denir

Asılsız sözlere içi boş denir

Zalim ölüsüne bizde leş denir

Çünkü bıraktığı makbul iz değil

 

İstismar (!!) bulaşmış özü karanın

Geçtiği yerlerde (?!) izi karanın

On parmağı kirli (!) yüzü karanın

Öncesi, sonrası bembeyaz değil

 

Eyvah eyvah memleketim haline

Belli ki, düşmüşsün hoyrat eline

Aynı şeyi (!!) görüyorsan benimle

Yaşanılan bahar değil, yaz değil