"Çelişkiler ağı" olmuş memleket
Kahraman çok (!) ama hain az değil
Oldukça hainler bitmez felaket
Onlar için erdem sünnet, farz değil
Memurun, emeklin, işçin eyvahta
Hepsinde "insanca geçim" eyvahta
Vatandaş gelecek için (!?) eyvahta
Düşülen kuyudan çıkılmaz değil
İhanetten ihanete koşandır
Hainliği kara yüze nişandır
Her fırsatta hududunu aşandır
Velhasılı doğru değil, düz değil
Eğri baca, doğru duman bırakmaz
Kirli su, ne yapsan, aşk ile akmaz
İhanet taşıyan, rahmani bakmaz
Zira baktığını (!) gören göz değil
*
Sevgili okurlarım,
Bilhassa son çeyrek asırda, başta inanç istismarı olmak üzere, ekonomik, sosyal, hukuksal, kültürel, hülasa toplumsal barış, hoşgörü ve güven ortamının hercümerc edildiği canım ülkemin getirilmiş olduğu ahvale bakıpta "EYVAH EYVAH MEMLEKETİM" dememek, diyememek için insanın izan ve insaf fukarası olması gerekir..!!
Bu noktadan hareketle, memlekette gidişatın pek de hayra alamet olmadığını (!?) tarihe not düşercesine köşe yazılarımda, ve dizelerimde nakşedip, 22 yıldır ülke yönetimini elinde bulunduran mevcut siyasi iktidarın güç zehirlenmesinden (!?) kaynaklı sonu gelmeyen hoyratlıklarını gündeme taşımaya çalıştım..!!
Daha da ötesine aşarak;, aklı ve ilmi yok sayan "CEMAAT" görünümlü farklı fraksiyonlu güruhların, olmadık sapkınlıklara yöneldiklerini çok okuduk, çok duyduk..!!
Devletin içine sinip, her kademede söz sahibi olan bu hainlerin, darbe yapmaya kalkıştıklarını ve fırsat bulduklarında daha da zalim olabileceklerini milletçe gördük..!!
Sevgili okurlarım,
Öngörü dehası, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, ”30 Kasım 1925'de kabul edilip 13 Aralık 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 677 sayılı kanuna istinaden "Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılarak" yozluğa ve yobazlığa geçit vermemiş olması şimdi daha net anlaşılmaktadır..!!
Aynı şekilde, mezuniyet töreni sonrası kılıçlarnıı birlikte havaya kaldırarak, "ATATÜRK'ÜN ASKERLERİYİZ" duruşu gösteren genç teğmenler,, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, yobazlar güruhunun ortaçağ karanlığına ülkenin sürüklenmesi kararlılığı canı pahasına ortaya koyan Asteğmen Kubilay'ı çağrıştırmakta..??
Bu noktadan hareketle, "Kubilay Vakası, Kahramanmaraş, Çorum, Sivas Olayları" bu pencereden bakarak değerlendirilmeli..!!
Mehdi olduğunu söyleyen yobaz Derviş Mehmet'in, 23 Aralık 1930 günü,
“Ey Müslümanlar! Ne duruyorsunuz, Halife Abdülmecit hududa geldi, sancak-ı şerif çıktı. Gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim" diyerek, Cumhuriyete karşı başlattığı isyana
Teğmen Kubilay’ın, . Mühimmatı olmayan erleri geride bırakıp tek başına yobazlar güruhunun karşısına dikilerek, . “Teslim olmalarını” istemesi sonucu vurulması ve ardından kör bıçakla başının yobazlarca kesilerek sopaya takılıp gösteriye devam edilmesi ile 15 Temmuz 2016'da FETÖ güruhunun darbe kalkışması ayrı düşünülemez..!!
O zaman İsmet İnönü, Teğmen Kubilay'ın bu kararlı ve milli duruşunu şöyle tanımlıyordu: “Yalnız başına, kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik”. O günden sonra Türk Ordusu Teğmen Kubilay, Teğmen Kubilay da Türk ordusuydu...
Sevgili okurlarım,
Lazıyla, Çerkezi ile, Kürdü ile Türk'ü ile Alevisiyim, Sünnisiyle, bir ulus devlet yaratılan ve Ay-Yıldız Bayrağımızın altında Türkiye'mizde buluşan bu millet ve bu vatan üzerinde karanlık emellerin dolaştığını, bölüp parçalama planlarının uygulanmaya çalışıldığını öngörmemek gaflet, dalalet, hatta hıyanet olmaz mı..??!!
900 km. Sınırı olan komşumuz Suriye'nin düşürüldüğü durumdan (!?) almamız gereken mesaj yok mu..??!!
Gelinen son durumda Suriye topraklarının Kuzeyinde, yani Güneyimizde Emperyalist güçler eliyle kaç devletçiğin kurulması çalışmasının sürdürüldüğünü yok sayabilir miyiz..??!!
Aynı emperyal güçlerin, amiyane tabirle, bizi gaza getirmeye yönelik; "Suriye'de en karlı çıkan Türkiye olmuştur.." demelerinin hayra alamet olmadığını (?!) farketmek için deha olmaya gerek var mı..??!!
Zaten ülkemizin ekonomik, sosyal, hukuksal,, işsizlik. yokluk ve yoksulluk bakımından getirilmiş olduğu ahval ortada..!!
KENDİ YARASI AZMIŞ BİRİNİN, BAŞKASININ YARASINI SARMAYA KALKIŞIP ZAMAN VE KAYNAK İSRAFINDA ISRAR ETMESİ, ASLA MASUM KARŞILANAMAZ..!!
"EYVAH EYVAH MEMLEKETİM" diyerek hayıflanmanın da kimseye faydası olmaz..!!
VESSELAM NOKTA..!!
*
Hainlerde halis niyet ne gezer
Ne derde dermandır, ne sorun çözer
"Ar haya et" dersin, aksine azar
O sebepten (!) utanacak yüz değil
Hoş olmayan şeye, pek nahoş denir
Asılsız sözlere içi boş denir
Zalim ölüsüne bizde leş denir
Çünkü bıraktığı makbul iz değil
İstismar (!!) bulaşmış özü karanın
Geçtiği yerlerde (?!) izi karanın
On parmağı kirli (!) yüzü karanın
Öncesi, sonrası bembeyaz değil
Eyvah eyvah memleketim haline
Belli ki, düşmüşsün hoyrat eline
Aynı şeyi (!!) görüyorsan benimle
Yaşanılan bahar değil, yaz değil