DEVLETİMİZ VE İKİ EFSANE VALİSİ - Hatay Gazetesi

DEVLETİMİZ VE İKİ EFSANE VALİSİ

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :18.07.2025 01:00

Sevgili okurlarım,

Bugün sizlere, İstisnai makam olan "valilik"  görevini ifa eden valilerimizden, takdire şayan izler bırakmış "İki valimizin" unutulmaz anekdotlarından sunumlar yapmaya çalışacağım... 

Ama önce, toplumumuzda zaman zaman  karıştırılan "Devlet ile hükümet" kavramlarının eş anlamlı olmadığı hususuna açıklık getirerek konuya girmek istiyorum... 

Bu iki kavram, yapısal ve işlevsel bakımdan farklılık arzeden kavramlardır... 

Şöyle ki;

Devlet: "Toprak bütünlüğüne bağlı, siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır." 

Hükümet ise; "Devlet otoritesinin işletilmesini sağlayan vasıtadır." 

Devlette, devamlılık ve süreklilik esastır... Hükûmetler ise geçici ve kısa ömürlüdür. 

BU noktadan hareketle valiler, geçici ve kısa ömürlü hükümetlerin değil, devamlılığı ve sürekliliği olan devletin mülki amirleridir. Yani daima devlet adına görev yaparlar.

Kaymakamlar da öyle... 

Ama yine de buna rağmen, günümüz Türkiye zine mülki amirlerinden, kişisel ikbali önceleyerek, devletten ziyade, kendilerini siyasi bakımındaniktidarların yörüngesine kaptırabilenlere (??!) tanık olmaktayız..!! 

*

Sevgili okurlarım, 

İşte bu noktadan hareketle;

İlkelerinden zerre taviz vermeksizin, yani

 hiç bir siyasi kalıba girmeksizin, sadece devleti ve milleti esas alarak verdikleri müstesna hizmetleri sitayişle anılan Valilerimizi zamana yenik düşürerek unutamayız..!! 

İşte o kararlı ve takdire şayan hizmetlerle gönüllerde yer edinen efsane valilerimizden Merhum Recep Yazıcıoğlu'na ve defalarca yılın valisi seçilen Merhum Refik Aslan Öztürk'e ait anekdotların mesaj  verici yönleri nedeniyle, yadetmeye çalışıp, siz okurlarımla paylaşma ihtiyacı duydum... 

İşte bu aydınlık yüzlü, efsane ve örnek valilerimizin sayılarının çoğalması temennisiyle, şükran duygularımı ifade ediyorum... 

*

Sevgili okurlarım,

Devletime ve milletime verdiğim 44 yıllık mesaimin büyük bir bölümünde, valilerimizle yakın mesai yapmış bir emekli bürokrat olarak, bu efsane, bu bilge ve bu kararlı valilerimizin tarihe not düşen anekdotlarının paylaşılmasında yarar gördüğüm için arz etmek istedim... 

*

EFSANE VALİ RECEP YAZICIOĞLU:

2 Haziran 1948 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesi Yılmazer köyünde doğan Yazıcıoğlu, 

İlk ve orta öğreniminden sonra, Ankara Hukuk Fakültesini bitirerek ilk görev yeri olan Aydın'a atandı. . 

1971 yılından 1984 yılına kadar Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırkhan, Alaca, Akçaova gibi ilçelerde kaymakam olarak çalıştıktan sonra, Kara Kuvvetleri Komutanlığında vatani görevine ifa etti. 

 1984 senesinde 36 yaşındayken, en genç vali olarak Tokat'a atandı Burada verdiği hizmetin ardından 1989 yılında Aydın Valiliğine, 1991 yılında Erzincan Valiliğine, 1999 yılında Merkez Valiliğine, 2003 yılında, Denizli Valiliğine atandı.

Denizli valisi iken, 

2 Eylül 2003 yılında Eskişehir- Ankara yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında, yaralı olarak götürüldüğü hastanede 8 Eylül 2003 tarihinde hayatını kaybetti. Rabbim yanında ağırlasın inşallah... 

*

SÜPER VALİ RECEP YAZICIOĞLU İLE BİRLİKTE ANILAN İLGİNÇ HAKİKATLER:

 

1) Torba bütçe ve eldeki kaynaklarla yetinerek, yapılan yatırımların 10 misli hizmet gerçekleştirmiş olması... 

2) Yazıcıoğlu ismiyle anılan "Tokat Modeli"iyle, bazı Kaymakamların projelerin başında inşaat şefi gibi çalışarak, müteahhit sorununun ortadan kaldırılmış olması

3) Taşeronların yaptığı ortalama yüzde 25 civarında kırım neticesinde, kent merkezlerinde ortalama yüzde 40, Köy projelerinde ise yüzde 75 oranında tasarruf un sağlanması... 

4) Bu yöntemle, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, kamu, emniyet, jandarma, tarım için gerekli binaların ve bazı iş hanlarının inşa edilerek hizmete sunulması... 

4) Emanet yöntemiyle, Tokat'a yaklaşık 2000 civarında binanın kazandırıldı... 

5) Gönüllülük esasına göre toplanan vergiler ve özel idare imkanlarıyla 25 bin metreküp kereste, 50 bin ton çimento, 10 bin ton demir, 20 milyon adet tuğla ve kiremit satın alınması... 

 6)  Milli Eğitim Bakanlığı ve bazı birimlerince sağlanan 19 milyar liralık ödeneğe; salma usulü ile 600 köyden temin edilen 5 milyar liralık kaynağın da eklenerek taşeronlara olan borçların ödenmesi... 

7) Özel İdare kaynaklarına, salma vergilerden oluşan toplam 25 milyar lira ile  3.000 dersliğin, lojmanların ve proje tutarı 2.5 milyar lira olan 3.000 yatak kapasiteli öğrenci yurtlarının yapılması... 

8) Efsane vali RECEP YAZICIOĞLU'nun "TOKAT veya TORBA Modeli"yle, Cumhuriyetin kuruluşundan o zaman kadar  Tokat iline o zaman kadar  yapılandan fazla dersliklerin kazandırması ve bu modelin üniversitelerde tez konusu yapılması...

9) Tebdili Kıyafeti ile köylülerin traktörlerinden rüşvet alan polisleri suç üstü yapması...

10) Yol kenarındaki büfelerde içki satımını ve kahvelerde kumar sayılan oyunları yasaklaması...

11) Kahvelerde kumar sayılan oyunların, ikna yöntemiyle yasak hale getirilmesi... 

.. Ve daha nice kararlı duruşlarla, toplum dışı harami kişi ve grupları, kötü alışkanlıkları olan kimseleri yola getiren efsane valimiz, Sayın Recep Yazıcıoğlu'nun, 

çok yönlü meziyetleriyle "DÖRDÜNCÜ MURAT" olarak da anılması oldukça manidardır.. Tam manasıyla anlaşılmamış olan Efsane Valimiz;  ülkeye üç beş gömlek fazla gelmiş gibi....

*

Eskişehir Yolunda, nedeni halen açıklanamamış (?!) elim kaza sonucu yaşama zamansız veda eden, devletin ve milletin efsane valisi, Sayın Recep Yazıcıoğlu'na bir türlü yakıştıramadığımız vakitsiz (?!) ölümün, 17. Yılında Rahmet ve Minnetle anarken, günümüz valilerine; devletin valisi olarak (!!) anlamlı izler bırakmalarını bir kere daha hatırlatmak istiyorum. 

 

*

SEN SÜPER VALİM

O kadar kolay mı seni anlatmak

Hayallere sığmaz utkun bir başka

Düsturunda yoktur ense karartmak

Yarınlara doğan ufkun bir başka

 

O sendeki, korku değil, naz değil

Bıraktığın (...) silinecek iz değil

Pes etmek, diz çökmek sana has değil

Cesaret büyüten duygun bir başka

 

"Üstün" olmayana, demedin "üstün" 

"Keşkesiz" yaşadın; görmedim üzgün

Sözün ile özün bozulmaz (!) düzgün

Topluma söylemin, nutkun bir başka

 

Özgüvenin, dağı düze dökerdi

Akşam güneşin de şafak sökerdi

Taşın üstüne de umut ekerdi

Gerçeğe dönüşen tutkun bir başka

 

Kararlı duruşun, gelirdi özden

Hakikat arardın söylenen sözden

Alev eksilmezdi yaktığın közden

Buz dağı eriten kutbun bir başka

 

İnan süper valim,  sendeki gayret

Çözerdi sorunu, bırakmazdı, dert

Kararlı halinde taşardı kudret

Ortaya koyduğun kurgun bir başka