Bile, göre (?!) "ne var, ne yok?" diyorlar
"Baba kılığına" giren (?!) o beyler
Beytülmalı turp yer gibi (!) yiyorlar
Saraylarda fındık kıran (?!) o beyler
"İki bin yirmi üç, 6 Şubat'ta"
"Can pazarı" uyanılan sabahta
Yetişirler sandık(!?) mahşer şafakta
Halen yoklar (?!) ümit veren o beyler
Enkazda kurtulduk, ateşte (!!) yandık
Depremzede olduk, göz yaşı yağdık
Gurbete göç ettik, kimsesiz kaldık
Aldırış etmedi gören (!) o beyler
**
Sevgili okurlarım,
6 Şubat 2023 Depremi"yle ilgili daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi, "Asrın Afeti" denilen bu deprem Türkiye için bir milattır.! Zira, açtığı derin yaraların acısısını unutmak mümkün değildir..!!
11 ilde, bilhassa da Hatay'da, Kahramanmaraş'ta, Adıyaman'da ve Malatya' da o korkunç yıkımın etkisi halen hissedilmekte..!!
Sivil toplum örgütlerimizin, gönüllülerimizin ve duyarlı vatandaşımızın maddi ve manevi katkıları sürmüş olsa bile bu yaraların sarılması uzun yıllar süreceğini işaret ediyor..!!
Elbette ki on binlerce can kayıplarımızın unutulması imkansızdır..!!
Esasında, 11 kentte toplam olarak 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilenmiştir..!
*
Sevgili okurlarım,
Kaynaklardan temin edilen bilgilere göre,
6 Şubat 2023 depremlerinin, 4 Şubat 2024 saat 03:00 itibarıyla bölgede toplam 45 756 depremin meydana gelmiş olması yanında, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol'un açıklamasına göre, vefatların gerçekleştiği 1759 binadan "975'inin (?!) ruhsatsız oluşu, ölüm oranlarının yüksekllk
sebebine (?!) en bariz işarettir diyebiliriz..!!
Türkiye bir deprem ülkesi olmasına rağmen, yapılaşmada yani ruhsatlandırmada bu denli kusurlara sessiz kalınması, affedilir bir şey değildir..!!
Bu gibi yapılaşma istismarları, depremsellik bakımından; yeterli önlemlerin alınmamış olduğunu aşikar etmektedir..!!??
Deprem öncesİ yapılması gereken her ne önlem varsa ve eğer alınmış olunsaydı, hasarlarımız ve can kayıplarımız çok daha az olabilirdi..?!
Ülkemizin bu hassasiyetini dikkate alıp, yaşanılan bunca acılardan, denilen bunca ağır faturalardan dersler çıkarmış olmamız gerekir..!?
Sevgili okurlarım,
Bundan böyle, afetler bakımından Ülke güvenliğini öncelemek gerektiğini, siyasi çıkarlara asla itibar edilmemesini ortaya koymuştur..!!
Yani, bu gibi ihanet içeren yollara tevessül edilmemesi ve "imar affı" çıkartmaya yönelik Meclis'e teklif dahi yapılmamalı..!!
Aslında devletin vatandaşıyla barışmasında, "imar affı" gibi dalalet, hatta ihanet içeren yollar asla akla getirilmemeli..!!
Zira elim ve vahim sonuçlarını birlikte gördük..!!??
Sevgili okurlarım,
Türkiye’nin çok hızlı kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Ancak, bu yapılırken, bilhassa depremzede vatandaşların hak gaspına uğramamaları esas alınmalıdır..!!
Yani Antakya'da yıkılan ve rezerv alanı içine alınan arsa sahibi olarak benim uğratıödığım mağduriyet yaratılmamalıdır..!!
Özelleştiri yapacak olursak;
Türkiye, modern kentleşme konusunda maalesef potansiyelinin çok altında kalan ülkedir..!!
Altını çizerek tekrar edecek olursak;
Vatandaş bir daha "imar affı" talebini dillendirmemeli ve daha objektif hareket etmeli...!!
İktidar partisinin meclis çoğunluğuyla çıkartmış olduğu "imar barışı" denen yanlış kararı, oya tahvil etmek gayesiyle seçim mitinglerinde vatandaşlara doğru bir haber gibi müjdelendiği o günleri dün gibi anımsıyoruz..!!
*
Bilim Akademisi Kurucu Prof. Dr. Naci Görür : "Bir yerde bir deprem olduğunda, belirli bir zaman sonra aynı yerde, aynı büyüklükte depremin olacağı unutulmamalı..!! 6 Şubat'ta olan depremler, tam 5 milyon ton dinamitin aynı anda patlamasına denk bir enerji üretti.
Deprem bizim kaderimiz değil. Bunu hiçbir zaman dini inançlarımızla da öngörmeyiz. . Ama deprem bugünkü bilimle, teknolojiyle, öngörülebilir..!!" demiştir.
*
Sevgili okurlarım,
Netice olarak, konusunda duayen Bilim Akademisi Kurucu Prof. Dr. Naci Görür'ün;
"Depremlerin olduğu yerlerde belirli bir süre sonra tekrar depremin olacağını" hatırlatırken; "6 Şubat depremlerinin, 5 milyon ton dinamitin aynı anda patlamasına denk enerji ürettiğine; yıkıcı etkisinin büyüklüğüne ve tehlikenin boyutuna dikkat çekmesi," kayda değer ve asla unutulmaz uyarıdır..!
*
6 Şubat'ın ikinci yıldönümünü anmaya bir kaç gün kaldı. Buradan hem "deprem mağduru", hem de "devlet mağduru" olarak, (Rezerv alanındayım ve kira yardımından mahrum edildim. Çevre ve şehircilik Bakanlığı halen ipe un sermekle meşgul)
sorumlu ve yetkililere bir daha sesleniyorum:
11 ili yıkıma uğratan "06 Şubat depreminin"
üzerinde iki yıl geçmiş olmasına rağmen halen konteynerlerden ve korunaksız çadırlardan çile çeken yüzbinlerce depremzede, vaat edilen ama yerine getirilmeyen konutlardan umut kesmiş durumda..!! Halen Hatay' da 220 bin depremzede, sağlıksız çadır ve konteynerlerden kurtarılamamıştır..! Diğer iller de aynı durumda...!
PEKİ YA, SİZ NE İŞLE MEŞGULSÜNÜZ..??!!
YOKSA SURİYE'DE DESTAN MI YAZMAKTASINIZ..?!
*
Bizim köyün, asırlardır söylenegelen bir özdeyişi var:
"DELİĞE SIĞMAYAN TİLKİNİN, KUYRUĞUNA ÇALI BAĞLAMASI..."
*
Nerde olsa devlet "burdayım" derdi
Kıskanırdı bizi, namerdi, merdi
"Babalık görevi" sona mı erdi
Aldırmıyor (!) beylik kuran o beyler
Aman vermez "fırtınalı" havalar
Ama beyler "cekle, cakla" oyalar
Lafla yapılmıyor (?!) yıkık yuvalar
"Yalanla" yarayı saran o beyler
Söz verince tutulurdu bir zaman
Vakti geldiğinde olurdu tamam
Söylesin kaldı mı, güvenli liman
Sabah akşam fetva veren o beyler