(İKİNCİ BÖLÜM)
Dostum Tramp olan "Tramp'a" olur
İlk pazarda, üç paraya (?!) satılır
Ya iniş aşağı (!!) ya rampa (!!) olur
Ya fireye, (?!) ya daraya (?!) satılır
Dostu Tramp olan, "dostsuz" demektir
Ya yırtığa yama, (?!) ya uca ektir
Ya hakaret görür (?!) ya duyar tekdir
Ap ak olsa, (!) kap karaya (?!) satılır
Dostu Tramp olan (?!) düşman istemez
Çünkü Tramp, "ahde vefa" (?!) izlemez
Harcanacak olanları (?!) gizlemez
Ya yazıya (?!) ya turaya (?!) satılır
*
Sevgili okurlarım,
Birinci bölümde, Garantör Devlet liderlerinin, Filistin-İsrail Barış Sözleşmesini imzalamak üzere Mısır'da bir araya geldiklerinde, ABD Başkanı Donald Tramp'ın, verilen ara mola esnasında, T. C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı göstererek ; "Bu adamı seviyorum." şeklinde, küçümser ifadeli tavır sergilemesini unutmak ne mümkün..!!
T. C. nin, bir Vatandaşı olarak, küstahlıkta sınır tanımayan ABD Lideri Tramp'ı;
T. C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı göstererek ; "Bu adamı seviyorum." şeklinde, küçümser tavır sergilemesini tekraren şiddetle kınayarak, söze girmek istedim..!!
*
Sevgili okurlarım,
ABD Lideri Tramp'ın; T. C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı göstererek ; "Bu adamı seviyorum..." şeklindeki, küçümseyen küstahlığına işaret ederek; şu suale, sizleri de özümde hissederek birlikte cevap arayalım:
"Bir ülke liderinin, bir başka ülke liderine "üstenci" tavırla bakma küstahlığını gösterebilme cesaretini nereden alırlar..??!!"
*
Bu suale ahvalimce cevap aradım...
Sevgili okurlarım,
Liderlik ve güç kavramlarının vazgeçilmez iki unsuru olduğunu, Genellikle “güç” kelimesi olumsuz çağrışımlar uyandırsa da, gücün basitçe başkalarını etkileme yeteneği olduğunu, etkili liderlikte belli bir gücün kaçınılmazlığını, güç olmadan gerçek anlamda liderlik yapılmayacağını okudum.. .
Kısacası, liderlik ile gücün el ele yürüdüğünü, doğru kullanıldığında liderin vizyonunu hayata geçirmesini sağladığını, yanlış kullanıldığında ise “iktidar sarhoşluğu” na dönüştüğü ifade edilmekte..!!
Liderlikte gücün, sadece bir unvan veya mevki meselesi olmadığını, başarılı liderlerin farklı güç türlerini bir arada kullanabildiklerini, lider olmuş insanların, meşru gücü, düzen ve disiplinde gerekli olduğu için kabul ettiklerini, unvanın tek başına etkili bir liderlik için yeterli olmadığını vurgulamaktalar...
Zorlayıcı/cezalandırıcı güç: Gücün bu türü, liderin cezalandırma veya yaptırım uygulama yeteneğinden kaynaklandığını, sürekli ceza tehdidi altında olmanın güven ortamını zedelediğini, sindirmenin, cezalandırmanın, uzun vadede yıpratıcı ve strese dönüştüğünü okudum...
Bu nedenle, liderlerin, gücü adil bir şekilde kullanmaya özen göstermeleri önerilmekte...
Liderlikte Karizmatik güç (Referans gücü): Liderin sağlam ve güven veren kişiliğinden, etkili karizmasından ortaya çıktığını, , kişisel çekim, ilham verme ve güven aşılama becerileriyle insanlar üzerinde derin bir etki bıraktıklarını, takipçilerince, bu lidere hayranlık duyulduğu ve rol model olarak değerlerine inanırlığı görülmüş... Örneğin tarihsel figürlerlerden, Jeanne d’Arc veya Mahatma Gandhi, karizmalarıyla kitleleri etkiledikleri ifade edilmekte...
DEVAM EDECEK...