(DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)
(Deprem, kimlere, ne öğretti..?!)
"Asrın Felaketi" sayılan afet
Kime, ne öğretti; kim, ne anladı
Çok canlar acıtıp, yaktıysa şayet
Kime, ne öğretti; kim, ne anladı
Yıkılmış yuvalar, kan çöken gözler
Tutulmaz (!) vaatler, verilen sözler
Dul ana, babalar, yetim, öksüzler
Kime, ne öğretti; kim, ne anladı
Bindikçe dizgini olmayan ata
Güvende olunmaz (!) , tekrarlar hata
Şöyle bir bak, enkaz olmuş hayata
Kime, ne öğretti; kim, ne anladı
"6 Şubat" ölüm kalım (!) arası
Merhemle kapanmaz (!?) afet yarası
Afet ile çöken (!) zindan karası
Kime, ne öğretti; kim, ne anladı
*
Sevgili okurlarım,
Asrın felaketi’ olarak nitelendirilen, on binlerce canımızı kaybettiğimiz 6 Şubat depreminin üzerinden tamı tamına iki yıl geçti. Asrın felaketinin ikinci yıl dönümünde, bu acıyı birebir yaşayan bizleri bir nebze de olsa anlamaya çalışan ve kayıplarımız bizimle birlikte üzülen tüm güzel yürekleri öperek yazıma başlıyorum.
6 Şubat 2023 gecesi saat 04.17’de Kahramanmaraş/ Pazarcık merkezli 7.8 büyüklüğünde meydana gelen depreme, Antakya'daki evimizde yakalandığımız o anı anlatmak, benim için oldukça zor..!!
Enkazda henüz çıkamadığınız için, yıkımın boyutunun ne denli büyük olduğunu, kendi evimizin son halinden anlaşmıştık..!!
7.5 büyüklüğündeki Elbistan merkezli depremin ve Kahramanmaraş’ta ardı ardına gerçekleşen iki büyük depremin ardından 11 ilde (Kahramanmaraş, Hatay, Şanlıurfa, Adıyaman, Osmaniye, Adana, Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Elâzığ) büyük yıkımlara yol açtığını enkazda kurtarıldıktan ice sonra öğrenmiştik.
Sevgili okurlarım,
Türkiye yaşanan depremin ardından tek yürek haline gelirken, enkazdan çıkarılan her can bir umut ışığı oluyordu..
"Asrın Afeti" denilen felakette, resmi kayıtlara göre yitirdiğimiz canların 53 bin 537' yi bulduğu haberi duyuldu. Acıları da hatıraları da sonsuza dek kalbimizde yaşayacak olan 53 bin 537 canımızı özlemle, saygıyla ve rahmetle anıyoruz anıyorum...
Sevdiklerini kaybedip hayata tutunmaya çalışanlar, yaşadığı şehri terk etmek zorunda kalanlar, evini, işini kaybedenler, kendilerine sıfırdan yeni bir hayat kurmaya çalışanlar depremin hem maddi hem de manevi etkileriyle yaşamaya devam etmek durumunda kalmışlardı..!!
Sevgili okurlarım,
Yaşadıklarımızı, gördüklerimizi ve hissettiklerimizi anlatmak için kelimeler, cümleler yetersiz kalsa da, bundan sonrası için yeni umutlara vesile olması, bir daha böyle acıların yaşanmaması temennimi yineliyorum.
Bunca yaşanan derin acılara, verilen can kayıplarına, yurtsuz yuvasız kalmalara rağmen, TBMM’de, muhalefet tarafından verilen sayısız araştırmaların ve soru önergelerinin iktidar engeline takılması ve reddedilmesi, Önergeler yanıtsız bırakılması, deprem konulu görüşmelerin engellenmesi, AKP'nin afetlere ve Afetzedelere yönelik niyetlerini ortaya koymaktadır..!!??
Hal böyle iken, iktidarın, depreme karşı alınması gereken önlemlere ilişkin tatminkar ve inandırıcı adım atacağını beklemek, amiyane tabirle safdillik olur..!!
Felaketten sadece 18 gün önce TBMM’ye sunulan araştırma önergesinde, depreme yönelik atılacak acil adımların belirlenmesi istenirken, bu önergeler, Meclis raflarına terk edildi. İlgili bakanlar ise başta Hatay olmak üzere, depremden zarar görebilecek şehirlerle ilgili soru önergelerini yanıtsız bırakmakla birlikte tozlu raflara kandırmaktan geri durmadılar..!
Son sözüm:
Artık AKP tek adam iktidarının bu ülkeye hizmet anlamında verebileceği bir şeyin kalmadığıdır..!!
Afetzedelerin. emeklilerin, işçilerin, memurların, esnafın, atama bekleyen öğretmen adaylarının Hülasa, yoksulluk ve açlık sınırının altında can. çekişen çaresiz vatandaşın yapacağı tek şey, oylarının yönünü değiştirerek devlet adına görev alacak yeni iktidarı iş başına getirmektir..!!
NOKTA..!!