(Üçüncü Bölüm)
Madem aklın yolu birdir hayatta
İhmalkar olana, "yuh! " denilmez mi
Sürüp gidiyorsa sıralı (!!) hata
Görmezden gelene "yuh! " denilmez mi
"Mühür bende" deyip, kibir yapana
Kulak, göz kapatıp, yoldan sapana
Bizzat bile bile (?!) düşüp kapana
Saçını yolana "yuh!" denilmez mi
Çarşamba'dan belli ise Perşembe
Feraset olup da, sende ve bende
Kullanmamış isek, vakti gelende
Bizzat geç kalana "yuh!" denilmez mi
Yok saymak hüner mi (?!) depremi, seli
Hüner mi (?!) "arkadan bağlamak" eli
Takke düştüğünde (?!) görünen keli
Gizleyen (?!) "yalana yuh!" denilmez mi
Kusur tekrar etmek, (!!) feraset değil
Afete "gel" demek siyaset değil
Aklı inkar etmek isabet (?!) değil
Çürüğü alana, yuh!" denilmez mi
İlim geçit vermez (!) hırsın cengine
Akıl, izan gerek (!!) , işin rengine
Hesap sormak varken kendi kendine
Bütünü bölene "yuh!" denilmez mi
*
Sevgili okurlarım,
İnsanların umutlarını karartan, gelecek kaygılarını artıran ve yaşam sevincini körelten, bilhassa da deprem korkusunu bertaraf etmede, devlet adına sorumluluk üstlenmiş ve inisiyatif almış siyasi iradenin, afetler gibi sevimsiz bir olgulara göz yumması, kulak tıkanmasına ve bile bile ıskalamasına, gafillik ötesi (!!) kusurluluk hali denir..?!
Ülke topraklarının yüzde 96'sının deprem kuşağı üzerinde olduğu gerçeği karşımızdayken..!!
.. Yine de bu gaflet ötesi (!) ihmallerin mevcut iktidar tarafından inadına sürdürmesine iyi niyet ve hassasiyet hali diyebilir miyiz..??!!
Şimdi, ülkemizin depremsellik durumuna bizatihi yaşanmış acı hakikatlerle bakmaya çalışalım...
Ülkede 22 yıldır tek başına iktidarını sürdüren ve devlet adına karar verme yetkisi kullanan donanmış AKP’nin, Muhalefetçe TBMM’de afetlere karşı acil ve kalıcı önlemler alınması ve gereğinin yerine getirilmesi ile ilgili soru önergelerini yanıtsız bıraktığı, sayısız araştırmaları, genel görüşmeleri ve bir o kadar da soru önergelerini yanıtsız bırakması, kabul edilebilir bir şey midir..??!!
*
Sevgili okurlarım,
Kahramanmaraş merkezli olup 11 İlimizi adeta viraneye.çeviren "6 Şubat 2023 Depremi" nden tamı tamına 18 gün önce Muhalefetçe verilmiş önergelerin, yAKP iktidarınca geri çevrilmesi ve bu taleplerin tozlu raflara terkediimesini, hiç kimse savunamaz..!!
19 Ocak’ta TBMM Başkanlığı’na sunulan önergenin içeriği aynen şöyleydi:
“Ülkemiz deprem kuşağında bulunması sebebiyle deprem konusunda ciddi önlemlerin alınması, su götürmez bir gerçektir. Deprem öncesi binaların güvenilirliğinin kontrol edilmesi ve deprem sonrası için de çeşitli önlemlerin alınması zorunluluğu ortadayken..!!
Ayrıca uzmanlarca, deprem toplanma alanlarının ve acil ulaşım yollarının yeterli hale olması; depremin sonuçlarının hafifletilmesine katkı yapacağı defaetle vurgulanmıştır..!!
"Devlet adına" yetki kullanan AKP'nin, "Deprem koruma alanlarının" büyük bir bölümünün amaç dışı kullandığı (?!) bilinen bir gerçektir..!!
Aynı şekilde 562 acil ulaşım yolunun bir kısmının korunmadığı bizzat uzmanlarca ortaya konulmuştur.
Bilhassa uzmanlarca "Deprem öncesİ, esnası ve sonrası önlemlerin ve gereksinimlerine dair çalışmaların sağlıklı bir biçimde ilerlemesi için, TBMM çatısı altında bir komisyonun kurulması ve konunun çok acil çözüme ulaştırılması" hususunun vurgulanması kayda değer bir uyarıdır..!!
Bu uyarılara" devlet adına inisiyatif kullanan AKP'nin ortaya koyduğu rehavet haliyle, "korona salgını" dönemindeki gafil yakalanış hali adeta örtüşür gibi değil mi..!!
Sevgili okurlarım,
Üç gündür devam eden "Deprem gerçeği" ile ilgili yazı dizimizi bugün de burada kesmek istiyorum.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere, Afetsiz ve acısız günler diliyorum.
DEVAM EDECEK...