(İkinci Bölüm)
Öz Türkçem, ses bayrağım
Sen çiçek aç dillerde
Kopmaz seninle bağım
Kokun gelsin güllerde
Yedi veren sevgini
Konuşsun bülbül seni
Hece hece sar beni
Isıt o kış günlerde
Türkçe'm emsalsiz vatan
Türkçe'm damardaki kan
Türkçe'me malül bakan
Ah çeksin hüzünlerde
Öz Türkçe'm ebet ezel
Yaprağın dökmez gazel
Her şey seninle güzel
Bayramda, düğünlerde
*
Sevgili okurlarım,
Hal böyleyken, bilim dili yapmayı amaç edindiğimiz Atatürk Türkçe'mizi, talihsiz sözlerle kirletmekte ısrar edenlere, tekraren hatırlatmak isteriz:
"Ses bayrağımız, manevi vatanımız" dediğimiz Atatürk Türkçesi'ni tahrip edercesine (!!) örselemekten vaz geçiniz..!!
Bilhassa da kendilerini toplumun önünde görüp, kutsal Meclis çatısı altında, yasama hizmetleri için TBMM'de bulunan siyasilerin ifadelerinde sevgi, saygı, nezaket, zarafet ve hoşgörü dili kullanmak yerine, birbirlerine ve vatandaşa karşı incitici, yaralayıcı, zorlaştırıcı ve hakaretamiz sözler sarf etmeleri kabul edilir mi..?!
Bakar mısınız sarf ettikleri sözlere..!!??
* Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sarf edilmiş kelimeler:
Sürtük, havlama, çamur, çukur, cibilliyetsiz, pislik, hain, iki ayyaş, ananı da al git, eşkıya, geri zekalı, ahlaksız, namussuz, alçak, Şerefsiz, çürük, zürriyetsiz ve daha onlarca galiz sözler..!!
*
Devlet Bahçeli'nin küfür ve hakaret içeren sözleri:
Ahlaksız, soysuz, alçak, şerefsiz, İblis, kirli, Ermeni, haysiyetsiz, yalancı, ırkçı, şeytan, terörist, silik, kişiliksiz ve daha onlarcası..!
*
TBMM Başkan vekili Celal ADAN'ın, iddia edildiğine. göre ettiği küfürlü kelimeler:
Pzvnk, silik, kişiliksiz. vs.
*
AKP'nin Trol raporuna göre, CHP Eski Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ayda 250 ile 300 bine yakın küfürlü
paylaşım yapılmaktaymış..!
DOĞRUSU PES, PES Kİ PES..!!??
*
Sevgili okurlarım,
Muhtelif tarihlerde sarf edilmiş hakaret içeren talihsiz sözleri sarf edenlere:
"Geçmez Akçe, Kötü Söz Sahibine Aittir" atasözünü hatırlatmak isteriz..!!
Netice olarak, diyeceğim o ki,
Empati yapmaksızın sarf edilen incitici, kırıcı ve hakaret içeren sözcükler kim veya kimler tarafından söylenmiş olursa olsun, Atatürk Türkçesine saygısızlıktır..!! Sevgi, saygı, barış, kardeşlik, dostluk içeren binlerce nezaket ve zarafet içeren güzel sözleri seslendirmek, bu kadar mı zor şeydir..??
Sevgili okurlarım,
Güzel cümleler kurabilmekte zorlananlara son bir temennide bulunmak istiyorum:; Atatürk Türkçesiyle yazılmış edebi eserler okumalarını, oralarda edinilen güzel sözcükleri günlük yaşamda ve cümlelerde kullanmaya çalışsınlar..!!
Sevgili okurlarım,
Ülkemizin yetiştirdiği nadir bilim insanlarından Prof. Dr, Oktay Sinanoğlu'nun Atatürk Türkçesinin, özüne uygun şekilde geliştirilerek yaşatılması ve korunması yönünde şu tespitlerde bulunmakta:
"Bir ülkenin dilini ve kültürünü hedefleyen emperyalist güçler, önce kafaları sömürgeleştirirler... Ne ile, nasıl derseniz, hemen ifade edeyim: Yabancı dilden eğitim yoluyla sizi size yabancılaştırarak..!! Sömürge ruhlu yapıp, kafayı bulandırarak..!!
Sonra da bir bakmışsınız, size ait ne sanayiniz kalmıştır, ne tarımınız..!! Peşinden vatan yaptığınız toprağınız, altınızdan kayıp gider..!!
Demem o ki, Türkçe giderse, Türkiye gider..!!
Dilinize, yani manevi vatanınıza olan aşkınız tükendiğinde, fiziki ve coğrafi vatanınız da elden gider..!!
Aklı başında her ülkede, eğitim dili kendi öz dildir... Bunların kaybedildiği ülkeler sömürgeleşmiş demektir..! "diyen Oktay SİNANOĞLU, dilimize karşı ulusal sorumluluğumuzun ne denli büyük olduğunu ifade etmektedir... Atatürk Türkçemizin özüne sadık kalarak, bu hususta gerekli hassasiyetin önemi bundan daha net ve daha vurgulu nasıl ifade edilebilir ki..!! Türkçe sevdalısı bu değerli bilim insanımızı rahmetle, şükranla yâd ediyorum.
*
Sevgili okurlarım,
Şimdi sizleri asırlar ötesine götürerek bir başka Tükçe sevdalısıyla buluşturmak istiyorum...
O kişi, 14. ve 15. yüzyılda yaşamış Seyid Ali İmadaddin Nesimi'dir.
Büyük Türk Ozanı NESİMİ, bir tarikata gider….
Orada bir softa Nesimi'nin TÜRKÇE konuşmasından rahatsız olur…..
-Nesimi'den ya Arapça ya da Farsça konuşmasını ister…
NESİMİ ise softaya cevabını şu dizelerle verir…:
MİNNET EYLEMEM
Har içinde biten gonca güle minnet eylemem……
Arabi, Farisi bilmem…Dile minnet eylemem…
Sırat-ı Müstakim üzre gözetirim Rahim’i...
İblis'in talim ettiği yola minnet eylemem...
*
Bir acayip derde düştüm, herkes gider karına...
Bugün buldum, bugün yerim, Hak kerimdir yarına...
Zerrece tamahım yoktur, Şu dünyanın varına. ..
Rızkımı veren Hüdâ’dır, Kula minnet eylemem...
*
Oy Nesimi, can Nesimi, Ol Gâni Mihman iken...
Yarın şefaatlarım Ahmed-i Muhtar iken…
Cümlenin rızkını veren ol Gâni Seddar iken...
Yeryüzünün halifesi hünkâra minnet eylemem…
*
Sevgili okurlarım,
Oysa ki NESİMİ ana dili TÜRKÇE'nin dışında Arapça'yı ve Farsça'yı da bilmektedir…
Fakat Türkçe'nin kendisi için ne kadar önemli olduğunu göstermek için;
"ARABÎ FARİSİ BİLMEM’ demiştir...
NESİMİ, DİL ASİMİLASYONUNA DİRENEN İLK ŞAİRİMİZDİR...
*
Bu da gösteriyor ki,
Anadolu başta olmak üzere pek çok TÜRK yurdundaki ozanlarımızın TÜRKÇE’de ısrarı
TÜRKLÜĞÜN günümüze kadar yaşatılmasına en büyük katkıyı sunmuştur..
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE VE ATATÜRK TÜRKÇESİ'Nİ DİLLERİYLE BULUŞTURANLARA..!!