6 ŞUBAT DEPREMZEDELERİ VE REVA GÖRÜLENLER.! - Hatay Gazetesi

6 ŞUBAT DEPREMZEDELERİ VE REVA GÖRÜLENLER.!

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :11.04.2025 10:12

Mağduru yine mağdur, edenin kimyasında

İnsanlıktan iz olmaz, (!) "olur" diyen eyvahta

Zulmü esas alanın (!) baktığı dünyasında

Hakkı gören göz olmaz, "olur" diyen eyvahta

 

Olmazsa iş ehlinde, her şey yanlışa gider

Hak, hukuk tanımazda, zulüm yarışa  gider

Yüreği taş kesmişe (!) ne desen boşa gider

Kızaracak yüz olmaz (!) "olur" diyen eyvahta

 

*

Sevgili okurlarım,

22 yıldır ülke yönetimini elinde tutan AKP İktidarında, "Hakkın, hukukun, adaletin" çivilerinin hepten çıktığını ve bu iktidarın bundan böyle bu millete diyeceği söz, yapacağı hiç bir şey kalmamıştır..!!"" diyerek konuya girmek istedim...

Zira "Asrın Afeti" olarak tarihe geçen ve 11 ili doğrudan etkileyen "6 Şubat 2023" Deprem enkazına ancak günler sonra kısmen müdahale edebilmiş (?!) hükümetin, aradan bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, yaraların sarılması ve normal yaşama dönülmesi adına, belirlenen hedef noktasında (?!) ortaya konulmuş performansına bakarak ifade etmek gerekirse, kalıcı çözümlere yaklaşıldığını söylemek mümkün değildir..!! 

Şöyle ki,

"Asrın Afeti" diye anılan "06 Şubat Depremi" nin üçüncü yılına girdiğimiz günümüz Türkiye'sinde, kent enkazlarından halen arınılmadığını, yüz binlerce afetzede ailenin

* Halen konteynerlerde ve çadırlarda, sağlık ve sosyal bakımdan derinleşen olumsuzluklarla cebelleştiğini...

* Enkazlarda canlarını, evlerini kaybeden ve zorunlu olarak afet dışı illerde kendilerine yeni yaşam imkanları aramaya çalışırken, bu defa da "AKP ŞAHSIM İktidarının" afet yönetimindeki uygulama hatalarından kaynaklı (?!) mağduriyet yaşamaya devam eden, o yüzbinlerin içinde maalesef benim ve ailemin de  yer aldığını söylemek durumundayım..!! 

*

Ayrıca, ilkokul çağlarında "karagün dostu"  diye tanımlanan ve şimdiye değin ""gözbebeğimiz" bildiğimiz Kızılay'ın, hayrete düşüren çadır pazarlamakla anılmış olması, (?!)  toplum nezdinde derin bir güvensizlik oluşturması, (?!) dışarıdan ve içeriden yapılan ayni ve nakdi yardımların kesilmesine neden olmuştur..!! 

Daha sonra, güvenilir bulunan AHBAP gibi gönüllü oluşumlara yönelimlerin olması tesadüfi olmamıştır..!! 

Temennimiz o dur ki, yüzde 96'sı deprem riski taşıyan ülkemizde, hiç değilse bundan böyle, afet önleme ve afet sonrası gereğini yapma bakımından, daha güvenilir, daha somut, daha kalıcı, daha adil ve daha programlı çalışmalar sürdürülsün..!! İnsanlar mağduriyet içinde mağduriyet yaşamasın..!! 

*

Sevgili okurlarım, 

Aradan iki yılı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen, afetzedelere yaşatılan akıl almaz ucubeliklere (?!) tekrar dönüp,  afetzede olarak, bizzat ailemi mağduriyete uğratan, izahı mümkün olmayan, hatta deliyi güldüren (!?) bir uygulamayı paylaşmak istiyorum:

Afet sonrası, sadece canımızı kurtararak Ankara'ya gidip, Alcı Mahallesi, Hikmet Caddesi Maviçam Sitesi A /Blok Kapı No: 24 SİNCAN/ANKARA adresine sığındık. 

Kira yardımı konusunda gereğinin yapılması hususunu defaatle ve, belgeler sunduğumuz (AFAD, ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI) nın ilgili merciileri halen kira yardımı konusundaki mağduriyetimizi gidermiş değiller..!! 

Konu hakkında, elle tutulur emsal örnekler  sunmuş olmama halen itibar edilmiş değil..!! 

Şöyle ki;

Hatay/Antakya merkez ilçesi, Gazi Mahallesi, Adnan Menderes Caddesi, dış kapı No:63, Kat: 3, 7 No. lu, tapusu adıma kayıtlı dairede ikamet ettiğim 18 daireli İsmail Okay Apartmanının, deprem sonrası enkaza dönüşmesiyle  "rezerv alanı" na alındığını öğrendik. 

18 daireden oluşan apartman sakinlerinden 17'sine ödenen bahse konu kira yardımından sadece benim istifade edememiş olmamın, yasal ve eşitlik ilkesiyle bağdaşır yanı olabilir mi..?! 

Bu hususu;

A) 27.03.2023 tarih ve 607075 Sayılı dilekçe ile İkamet etmekte olduğum Ankara'nın İlAfet Müdürlüğüne. 

B) 18.10.2024 tarih ve 10838824 Sayılı dilekçem ile Çevre ve şehircilik Bakanlığına... 

C) 27.10.2024 tarih ve 10865771 sayılı dilekçem ile Çevre ve şehircilik Bakanlığına... 

Ayrıca 10'larca kez AFAD Başkanlığına, Ankara İl Afet Müdürlüğüne şifahi arzetmeme rağmen, her defasında; "alamadığın kira yardımlarını alacaksınız, bekleyin" derlerken, diğer 17 dairenin sahipleri kira yardımını almaya devam etmekteler..!!?? 

Ayrıca, enkazda kalıp büyük hasara uğrayan 31 E 2328 plakalı aracımın durumunu, ilgililerce yönlendirildiğim Ankara Defterdarlığına yazılı olarak beyan ettim. 150 bin TL. hasar bedeli yazılarak, Hatay Defrerdarlığınına intikal ettirildiğini öğrendim. Buradan da halen menfi-müspet  bir sonuç almış değilim. Ancak vergisi ile ilgili tebligatlar gelmektedir..!!?? 

Netice olarak, ilgililerden; 

Tekrar başa dönecek olursak;

18 daireden 17'sine kira yardımı verilirken,  tapusu adıma kayıtlı olan dairemden dolayı, kira yardımından halen mahrum edilmemin, "eşit yurttaşlık hakkı"  ile bağdaşır tarafı ve yasal izahı olabilir mi..??!! 

Ve halen mağduriyetimin giderilmesini hassaten beklemekteyim...!! 

TABİ Kİ, HALEN ÜLKEDE HUHUKUN EŞİTLİK İLKESİ VE UYGULAMA ALANI MEVCUTSA...!!?? 

*

Arada iki yılı aşkın bir zamanın geçmiş olmasına rağmen halen, 21 metre kare sağlıksız konteynerlerde yüzbinlerce afetzede ailelerin, hayatta kalma mücadelesi verdiklerini dikkate alıp, bir an önce kalıcı konutlarına kavuşturulması için gayret etmek yerine, yetkili merciilerin, onların siyasi tercihlerine yasak getirmeye çalışmaları, ahlaki, vicdani ve insanı açıdan  kabul edilir bir şey değildir..!!! 

*

Sevgili okurlarım, 

Ülkesine 40 yılı aşkın kamu hizmeti sunmuş  biri olarak;

Yüce Rabbim, 

Ülkemize ve dünyaya bir daha  böylesine vahim afetlerden muhafaza eylesin...!! 

*

Bilseniz neler çeker, hak, haksızın elinde

Zira zulüm döşeli (!) o "çürük" temelinde

İstismar hüküm sürer (!) niyetinde, dilinde

Güvenilir söz olmaz (!), "olur" diyen eyvahta

 

Şüphedir, şaibedir, (?!)  haksızın başı, sonu

Daha gören olmamış (!) haklı olurken onu

Kırk İmbikten geçirip tekrar süzseniz bunu

Halisane öz olmaz, "olur" diyen eyvahta