Zan ile orucu bozana keffaret mi, kaza mı gerekir?

  • Yazar :Adnan Arslan
  • Eklenme Tarihi :14.04.2022 10:26
  • Güncelleme Tarihi : 27.05.2022 22:27

Soru:Zan ile orucu bozana keffaret mi, kaza mı gerekir?

Cevap: Konusuna göre değişir. Örnek;

-Unutarak yiyip/içenin veya isteği dışında kusan bir kimsenin orucu bozulmaz ama bozuldu zannıyla yemeye/içmeye devam ederse  bu kimseye yalnız kaza gerekir. Keffaret gerekmez.

-Kan aldıran veya gıybet eden bir kimsenin orucu bozulmaz ama bozuldu zannederek kasden yeme/içmeye devam etse bu kimseye kaza ile birlikte keffaret de gerekir.

-Bir hanımefendi adet günü zannederek orucunu bozarsa ve o gün adet olmazsa hem kaza hem de keffaret gerekir.

Çünkü, genel kural; vücuda birşeyin girmesi orucun rüknünü ortadan kaldırır. Böyle olunca şüphe doğar. Şüphe de keffareti düşürür.

 

Soru : Ramazan veya kaza orucu tutuyordum unuttum ve su içtim. Orucum bozuldu mu? Bozulduysa kazanın da kazası gerekir mi?

Cevap :  Ramazan orucu:

-Eğer Kasten (amden) yenilir/içilirse ve niyeti de imsakdan önce yapıldı ise Keffaret ve kaza  gerekir.

-Eğer Hataen (tam farkında olmadan) yenir/içilirse oruca devam edilir ve ilerde gününe gün kaza edilir.

Örnek; abdest alırken yanlışlıkla boğaza su kaçması gibi.

-Eğer Unutarak (nisyanen) yenilir/içilirse oruca devam edilir. Keffaret de, kaza da gerekmez.

-Ramazan dışında tutulan hiçbir oruca, kasten, yenilmesi/içilmesi halinde asla keffaret gerekmez.

-Hiçbir oruç unutularak yeme/içmeyle bozulmaz. (Kaza orucu da bozulmaz)

-Eğer kaza orucunun bozulduğu zannedilip yiyilip, içilirse veya ay hali olunursa veya kasten bozulursa yeniden gününe gün sayısınca kaza edilir. Kazaya kaza eklenerek bir günlük kaza, ikiye,üçe... çıkmaz.

 

Soru : Ramazan orucunu veya diğer günlerin orucunu tutan bir hanım iftar öncesinde ay hali olursa, orucu bozmalı mıdır yoksa devam mı etmelidir ?

 Cevap : Bozmalıdır. Ay hali (hayız) olanın iftar vaktine kadar oruçlu gibi hareket ederek yiyip-içmemesi doğru değildir.

Bu bütün oruç çeşitleri için geçerlidir.

Namaz ibadetinde de durum aynıdır.  Namazda birisinin abdesti bozulsa namaza devam edemez. Gider abdest alır ve namazı kılar.

Oruç tutarken ayhali olan hanımda birşeyler yer ve temizlenince ilerde orucunu kaza eder.

Tam tersi olsa ay hali günün ortasında kesilse bir şey yememeye çalışmalıdır. Yesede bir şey gerekmez. O günün de orucunu kaza eder.

 

Soru:Süt kardeşle evlenilir mi?

Cevap: Hayır,  Dinimize göre, süt kardeşle evlenmek caiz değildir.

Süt akrabalığın meydana gelmesi için çocuğun emdiği süt, az olsun çok olsun fark etmez, ama çocuğun iki yaşından küçük olması gerekir. Yani iki yaşından büyükken bir hanımdan ( süt anneden ) süt emen  süt kardeş olmaz. Örnek; bir anneden bir defada dahi olsa iki yaşından küçükken süt emen erkek ve kadının evlenmeleri caiz olmaz. Hatta süt emen ( çocuk ) süt emdiği annenin hiçbir çocuğuyla evlenemez. Süt annenin kendi doğurduğu kızı/ oğlu kimlerle evlenemezse süt emzirdiği çocukta onlarla evlenemez.

Bu konuda kural şudur; emenin (çocuk) emzirene ( anne) nefsi ( sadece kendisi ) haramdır. Emzirenin ( anne) emene ( çocuk) nesli  haramdır.

 

Soru : Geceleri saat on ikiden sonra teheccüd namazını kılıp uyuyorum. Yaptığım doğru mudur?

Cevap : Sizin kıldığınız namaz “gece namazı“ dır. Bu ayrı bir nafile namazdır. Teheccüd namazının ise iki özelliği vardır;1- Yatsı namazından sonra kılınması,2- Az da olsa uyuduktan sonra uyanıp, gece kılınan nafile bir namaz olmasıdır. Peygamber Efendimiz (sav) teheccüd namazını devamlı kılmıştır. Müslümanlara da teheccüd namazı kılmak sünnettir. İki rekattan sekiz rekata kadar kılınabilir. Teheccüd namazını iki rekatta bir selamla kılmak daha faziletlidir. Dört rekat olarak da kılınabilir. Teravih namazı gibi kılınır. Şöyle niyet edilir;”Niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazı kılmaya."

 

Soru:Fakir olan kızımın, çocuklarının ihtiyaçlarını temin etmesi için zekatımı ona verebilir miyim?

Cevap: Hayır, veremezsiniz. Kişi kendi usûl ve furu’una zekat veremez. Çünkü bunlar kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerdir.

Usul: İnsanın yukarıya doğru annesi, babası, dedesi, ninesi ...

Furu' ise; kişinin oğlu, kızı, aşağıya doğru oğlunun, kızının çocukları ve bunlardan dünyaya gelenlerdir.

Kişi, ihtiyaç sahibi olan damat veya gelinine zekat verebileceği gibi, damat veya gelin de ihtiyaç sahibi kayınpederine veya kayınvalidesine zekat verebilir, bu caizdir.

Karı-kocanın birbirlerine zekat vermeleri ise caiz değildir.

 

Soru: Besmele ve Ayet-i Kerime'ler müzik aletleriyle söylenir mi?

Cevap: Allah’ın (cc) ayetlerini okumak ibadettir.

Allah’ın (cc) ayetlerini müzik aletleriyle beraber okumak kesinlikle caiz değildir. Allah (cc) Kuran’da, ayetlerini eğlence konusu yapmayı, küçümsemeyi ve insan sözleri gibi değerlendirmeyi bütün Müslümanlara yasaklamıştır. Dinin kutsallarını korumak farzdır. Bazı düğün/nikah merasimlerinde, damat/gelin salona girerken besmeleyi müzik aletleri eşliğinde söylüyorlar.

Besmele de Allah’ın (cc) ayetlerinden bir ayettir. Bu işi kim icad ettiyse “kötü bir adet geriye bırakan kimse” sınıfına girer.

Her okundukca bunu ilk ihdas eden kimseye de günahı yazılır. Güzel ve hoş görenler de vebal altındadırlar. Bu durumda olan kimseler hemen bu yanlıştan dönmeli ve tevbe etmeliler.

Allah’ın ayetleri insanların seslerinin eğlencesi değildirler.

Kur’an tercümesini de müzik eşliğinde okumak caiz değildir.

Kuran ayetlerini halk karşısında iki kişinin düet yaparak okuması da uygun değildir. Ancak talim maksadıyla 2, 3, 4... kişi beraber (müzik aletleri olmadan) okuyabilirler.