İtikaf nedir, itikafa nasıl girilir ve itikafın hükmü nedir?

  • Yazar :Adnan Arslan
  • Eklenme Tarihi :28.04.2022 09:57
  • Güncelleme Tarihi : 05.10.2022 05:12

Soru: İtikaf nedir, itikafa nasıl girilir ve itikafin hükmü nedir, Ramazanda hiç kimse itikafa girmezse sorumlu olur muyuz?

Cevap:  İtikaf; erkekler için beş vakit namaz kılınan camilerde bulunmak, ikamet etmektir. İtikafta niyet şarttır. İtikafa giren yeme, içme ve uyuma gibi ihtiyaçlarını camide giderir. Sadece abdest, tuvalet vb. ihtiyaçlarını gidermek için dışarı çıkar ve tekrar camiye döner. Kadınlar ise evlerinin içinde, namazlarını kıldığı yerde itikafa girebilirler.

İtikaf’ın hükmü, özellikle Ramazan’ın son on gününde, kifaye yolu ile bir sünnet- i müekkededir. Yani birilerinin yerine getirmesiyle diğer mahalle sakinlerinin uhdesinden sakıt olan ( düşen ) bir ibadettir. Ramazanda hiç kimse itikafa girmezse sorumlu oluruz.

 Soru:Dövme yaptırmak caiz midir?

 

Cevap: Dövme yaptırmayı Peygamber’imiz (sav)( Araplarda çok yaygın bir kültür olmasına rağmen ) yasaklamıştır. Bunun için dövme yaptırmak dinimizde caiz değildir.Haramdır. Önceden dövme yaptırmış olan birisi, bu dövmeyi acısız olarak temizletmesi mümkünse temizletmelidir.Bu mümkün değilse başkalarına kötü örnek olmaması için  görünmesin diye üzerini örtmeli ve bir daha yapmamak üzere tevbe, istiğfar etmelidir. Aldığı normal abdest veya boy abdesti ( gusül)  erkek / kadın fark etmez, geçerlidir. Her türlü İbadeti yapabilir.

 Soru: Babam Ramazan’da hastanede hasta yattı. Hastalığı ilerledi ve 13 gün oruç tutamadan, iyileşmeden vefat etti. Fidye vermemiz gerekir mi?

 

Cevap: Hayır, gerekmez. Hastalık veya yolculuk nedeniyle oruç tutamayan ve kaza etme imkan ve zamanını bulamadan ölen kimseye fidye gerekmez.

Çünkü tutamadığı oruçları kaza etmek için uygun zaman ve imkan bulamamıştır. Yani kişiden kaynaklanan kusur yoktur. Eğer yolculuktan mukim olsaydı veya hastalıktan iyileşseydi o hallerde tutamadığı oruçlarını kaza ederdi. Zaman ve imkan olduğu halde oruçlarını kaza etmeden vefat etseydi fidye gerekirdi.

 Soru: Camii, minare, Kur’an kursu, yol, okul, yurt vb.  yapılması için zekat verilebilir mi ?

 

Cevap: Hayır, verilmez. Bu ve benzeri yerlere zekat niyetiyle verilen mal zekat yerine geçmez. Zekat müslüman, fakir insanın hakkıdır. Zekatta temlik yani fakirin, verilen zekat malına tam sahip olması şarttır. Verilen zekat, fakirin mülküne geçmediği sürece zekat verilmiş sayılmaz. Onun için iyi araştırıp, takipçisi olmak lazımdır.

Zekat ya bizzat şahsa teslim edilmeli veya vekil aracılığıyla (vekile güvenmek şartıyla) yerine ulaştırılmalıdır.

Yurt binasına zekat verilmez ama orada barınan öğrencilere verilebilir. Bazı vakıf ve derneklerin zekat hesabı açarak fakirlere dağıtmak üzere zekat toplamaları caizdir. Fakirlere ulaştırmaları için güvenilir olan dernek ve vakıflara zekatımızı verebiliriz. Çok iyi Araştırılmalıdır güvenilirliği. Soruda geçen yerlere de sadaka olarak yardımlar yapılabilir.

 Soru: Zekat, vergi olarak veya vergi, zekat olarak verilebilir mi?

 

Cevap: Hayır, verilmez. Vergi, devlet tarafından hem insanlara verilir ve hem de yol, köprü, okul, yurt, resmî daire vb. yerlere harcanır. Vergi vermek vatandaşlık görevidir.  Vergi oranları değişkendir.

Zekatın ise fakirler başta olmak üzere  verilebileceği belli yerler (Tevbe Suresi 60. Ayet) ve  Hz. Peygamber(sav ) tarafından belirlenmiş değişmez oranları vardır.  Örnek; ticaret mallarının  kırkta biri, yani %2.5'i, kırk koyunu olduğunda bir koyun, otuz sığırda bir buzağı, beş devede bir koyun gibi nisablarla zekat verilir.

 Soru:Zekatımı verdiğim kimseyi fakir zannediyordum ama sonradan durumunun iyi olduğunu anladım. Ben zekatımı vermiş oldum mu? Yoksa yeniden mi vermeliyim?

 

Cevap: Zekat veren mutlaka taharride bulunmalıdır. Yani zekat vereceği kimseleri iyice araştırmalıdır. Araştırma yaptıktan sonra zekat verilecek kimselerden olmadığı ortaya çıksa dahi verdiği zekat geçerlidir. Tekrar vermesi gerekmez. Çünkü araştırma yapmıştır. Araştırma yapmadan zekatını birine verse ve sonra da fakir olduğu anlaşılsa, zekatı tamamdır. Yani zekatı yerini bulmuştur. Tekrarı gerekmez. Fakat araştırma yapmadan, zekatını,  muhtaç/ fakir olduğunu zannederek birine verse ama verdiği kimse zengin çıksa zekatını vermemiş sayılır. Yeniden zekatını vermesi gerekir. Çünkü araştırma yapmamıştı. Burada dikkat edilmesi gereken konu araştırma yapma konusudur.

 Soru:Yurt dışında yaşıyorum. Fıtır sadakamı Türkiye’ye göre mi yoksa Yurt dışına göre mi vermeliyim?

 

 Cevap: Hayat ve geçim şartları her ülkeye göre farklıdır. Bundan dolayı herkes bulunduğu ülkedeki geçim şartlarını dikkate alarak tespit edilen miktarda sadaka-i fıtrını vermelidir. Sürekli yurt dışında olan birisi  fıtır sadakasını ödeyeceği zaman Türkiye’de ise Türkiye şartlarına göre öder. Yoksa yaşadığı ülkenin şartlarına göre fıtır sadakasını verir. Yurt dışında Ramazanını geçiren birisi Türkiye’deki bir ihtiyaç sahibine fitresini vekil aracılığıyla gönderecekse yurt dışının fitre ölçülerine göre göndermelidir.