Gerekmesi halinde namaz sonunda sehiv secdesini nasıl yapmalıyız? - Hatay Gazetesi

Gerekmesi halinde namaz sonunda sehiv secdesini nasıl yapmalıyız?

  • Yazar :Adnan Arslan
  • Eklenme Tarihi :03.02.2023 09:48
  • Güncelleme Tarihi : 03.02.2023 15:18

Soru: Kaza orucu tutuyordum unuttum ve su içtim. Orucum bozuldu mu? Bozulduysa kazanın da kazası gerekir mi?

Cevap: Ramazan orucu: -Eğer Kasten (amden) yenilir/içilirse ve niyeti de imsakdan önce yapıldı ise Keffaret ve kaza  gerekir.

-Eğer Hataen (tam farkında olmadan) yenir/içilirse oruca devam edilir ve ilerde gününe gün kaza edilir.

Örnek; abdest alırken yanlışlıkla boğaza su kaçması gibi.

-Eğer Unutarak (nisyanen) yenilir/içilirse oruca devam edilir. Keffaret de, kaza da gerekmez.

-Ramazan dışında tutulan hiçbir oruca, kasten, yenilmesi/içilmesi halinde asla keffaret gerekmez.

-Hiçbir oruç unutularak yeme/içmeyle bozulmaz. (Kaza orucu da bozulmaz)

-Eğer kaza orucunun bozulduğu zannedilip yiyilip, içilirse veya ay hali olunursa veya kasten bozulursa yeniden gününe gün sayısınca kaza edilir. Kazaya kaza eklenerek bir günlük kaza, ikiye,üçe... çıkmaz.

 

Soru:Televizyonda Kur’an okunurken secde ayeti okundu. Secde etmem gerekir mi?  Hanımlar özel hallerinde Kur’an dinlerken secde ayetini duyduklarında secde yapmaları gerekir mi?

Cevap:Kur’an-ı Kerim’de 14 secde ayeti vardır. Bunlardan herhangi birini okuyana, dinleyene veya işitene tilavet secdesi yapması vaciptir.

Secde ayetini televizyon, radyo, telefon vb. aletlerden dinleyen veya duyan birinin ya hemen (Müstehab olan hemen yapmaktır.) veya daha sonra tilavet secdesi yapması vaciptir.

Hanımefendiler özel hallerinde (Ay hali veya lohusalık hali gibi) secde ayetini dinlediklerinde veya duyduklarında tilavet secdesi yapmaları gerekmez. Bu durumda, onlara namaz kılmak farz olmadığı gibi tilavet secdesi de vacip değildir.

Secde ayetini yazmak veya secde ayetine bakmakla da tilavet secdesi vacip olmaz.

 

Soru :Lohusalık ne demektir? Doğum yapan bir bayan doğum sonrası kaç gün süreyle namaz kılamaz, oruç tutamaz?

Cevap: Lohusalık (nifas); doğum ya da düşük yapan kadının kanaması kesilinceye kadar geçen sürenin adıdır. Bu müddet kadından kadına değişir. Bu sürenin en azı için süre yok (bir gün bile olabilir) ama en fazlası kırk güne kadar sürebilir. Bu süreden önce kanaması kesilen bir kadın kırk günün dolmasını beklemeden (Mesela; 25. gün kanama kesilmiş ise 25. gün itibariyle) gusül abdesti alır, namaz ve diğer ibadetlerine başlar.

Lohusalık(nifas) ve Hayz(ay hali) süresince cinsel birleşme kesin HARAMdır.

Lohusalık müddeti içinde (kırk gün) görülen temizlik de lohusalıktan sayılır. Mesela; doğumdan sonra on gün kan gelip, yedi gün kesildikten sonra yeniden on gün daha kan gelecek olsa, bu yirmi yedi günün hepsi de lohusalık müddeti sayılır.

Lohusalık esnasında kılınmayan farz namazlar daha sonra kaza edilmez, ama tutulmayan oruçlar kaza edilir.

 

Soru: Doktorlar bebeğimin sakat olarak dünyaya geleceğini söylüyorlar. Kürtaj yaptırabilir miyim?

Cevap : Gebeliğin sürmesi, doktorların kararıyla, annenin hayati tehlikesinin olabileceğini ortaya koyuyor ise bebeğin alınması caizdir. Hatta anneyi kurtarmak için bu gereklidir.Bunun dışında kürtaj asla caiz değildir. Allah(cc) biz kullarını bu dünyaya imtihan gayesiyle göndermiştir. Doğacak çocuk engelli de olsa onun da hayat hakkı vardır. Belki de bu çocuk anne-babasının cenneti kazanma vesilesi olacaktır. Kaldı ki bir çocuğun hayırlı evlat olup-olmamasının engelli veya sağlıklı olmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Engelli bir çocuk sağlıklı bir çocuktan daha hayırlı bir evlat olabilir.

 

Soru :  Kur’an-ı Kerim’i yakıyorlar. Bizim de Tevrat ve İncil’i yakmamız caiz midir?

Cevap :Hayır, caiz değildir. Müslüman Tevrat, Zebur ve İncil’i kendisinin yakmasını bırak başkalarının yakmasına ve hakaret etmesine de müsade etmez.

İslam Dini diğer dinlerin ilahlarına, kutsallarına sövmeyi uygun görmez. Kur’an-ı Kerim’de Allah-ü Teala bunu açıkça yasaklamıştır.

Bu sebeple; Müslümanlar diğer din mensuplarının kutsallarını yakıp hakaret edemediği gibi bunun gerçekleşmesini de hoş görmez ve buna rıza göstermezler.

 

Soru:Vitir namazını kılıyorken  Fatiha’dan sonra hangi sureleri okumamız gerekir?

Cevap:Vitir namazını kılıyorken sabit olarak; şu ayetleri veya şu sureleri okumak farz veya vaciptir, denmez. Ancak 1.rekatta A’la Suresini,( 87.Sure ) 2. rekatta Kafirun Suresini, ( 109. Sure ) ve 3. rekatta ise İhlas Suresini, ( 112. Sure ) okumak sünnettir. 

Eğer bu sureler bilinmiyor ise bildiğiniz yerlerden okuyabilirsiniz. Örnek; sırasıyla 1. rekatta Asr, 2.rekatta Kevser, 3. rekatta İhlas Surelerini okuyabilirsiniz.

 

Soru: Kızılay kan bağışı için cami önünde kampanya yapıyor. Ben nafile (yani farz, vacib olmayan) oruç tutuyorum. Kan versem orucum bozulur mu?

Cevap: Hayır, bozulmaz. Kan bağışında bulunmak sevabı çok olan salih ameldir. Ramazan ayı orucu dahi olsa kan vermek orucu bozmaz. Ancak vücudunun zayıf düşmesi ve sağlığının etkilenmesi söz konusu olursa, kan vermek mekruh olur. Yine de bozulmaz, kaza veya keffaret gerekmez. Oruca devam ederiz. Eğer hasta olurda doktorlarımızın verdiği ilaçları kullanıp orucu bozarsak, ilerde gününe gün kaza yaparız.

Kan verilen kişinin de durumu aynıdır. Orucu bozulur, ilerde gününe gün kaza yapar.

 

Soru:Gerekmesi halinde namaz sonunda sehiv secdesini nasıl yapmalıyız?

Cevap: Sehven yani unutarak, yanılarak veya hataen  namazın farzlarından birinde geciktirme olursa veya namazın vaciplerinden birini terk etme veya geciktirme olursa bu noksanlık namaz sonunda iki secde ile o namazı tamam kılar. Buna sehiv secdesi denir. Sehiv secdesi şöyle yapılır;eğer yalnız namaz kılan ise şehadetten sonra salli / barik’ten önce sağa / sola selam verir, iki secde yapar ve yeniden tahiyyat, salli, barik, rabbena dualarını okur ve tekrar selamla namazını tamamlamış olur.