Hatay Gazetesi

Hatay’ın Milyonları Nerede? Manşeti Algı Operasyonu Çıktı: Gerçekler HADO Üzerinden Çarpıtılıyor

  • Eklenme Tarihi :26.01.2026 | 11:20
  • Muhabir :Haber Merkezi

Hatay’ın Milyonları Nerede? Manşeti Algı Operasyonu Çıktı: Gerçekler HADO Üzerinden Çarpıtılıyor

Hatay’da faaliyet gösteren bir yerel gazetenin, hiçbir araştırma yapmadan attığı “Hatay’ın milyonları nerede?” manşeti kamuoyunu yanıltırken, hedefe konulan HADO projesi ve dönemin HBB Başkanı Lütfü Savaş’tan net ve sert açıklama geldi. Belgeler ve gerçekler, atılan manşetin bir algı çalışmasından ibaret olduğunu ortaya koydu.

Hatay kamuoyu bir süredir, içi boş iddialarla ve araştırmaya dayanmayan manşetlerle meşgul edilmeye çalışılıyor. Son olarak yerel bir gazetenin, “Hatay’ın milyonları nerede?” başlığıyla attığı manşet, ne veriyle ne de gerçeklerle örtüşüyor. Hedefte ise Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin (HBB) en stratejik projelerinden biri olan HADO ve dönemin belediye başkanı Lütfü Savaş var.

Oysa gerçek tablo, manşetlerde çizilen senaryodan çok farklı.

HADO sıradan bir ulaşım projesi değildi.

HADO yalnızca yolcu taşıyan bir deniz hattı değil; Türk bayrağının Doğu Akdeniz’de dalgalandığı, Türkiye’nin denizlerdeki varlığını ve egemenliğini somutlaştıran stratejik bir projeydi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Suriye hattında Türkiye’nin Akdeniz’deki görünürlüğünü güçlendiren bu proje, aynı zamanda bölgesel bir prestij meselesiydi.

Projeye giden süreçte ciddi zorluklar yaşandı. Seferlerin yapıldığı Madenli Limanı, Hatay Valiliği’ne ait bir liman olup HBB tarafından kiralandı. HADO seferleriyle yalnızca Hatay’dan değil, çevre illerden de öğrenciler, işçiler ve turistler son derece uygun ücretlerle taşındı. Bu yönüyle proje, sosyal belediyeciliğin de açık bir örneğiydi.

Deprem gerçeği görmezden geliniyor

6 Şubat depremleri sonrası Madenli Limanı ağır hasar aldı. Limanın onarımı Valilik yetki alanında olmasına rağmen gerekli çalışmalar yapılmadı. Bu nedenle HADO seferleri, belediyenin iradesi dışında, teknik ve güvenlik gerekçeleriyle durmak zorunda kaldı. Ancak bu gerçek, algı manşetlerinde bilinçli olarak görmezden gelindi.

“Milyonlar nereye gitti?” sorusu boşa düşüyor

En kritik nokta ise kasıtlı biçimde çarpıtılıyor:

HADO’da kullanılan gemi satın alınmadı, İstanbul Deniz Otobüsleri’nden (İDO) kiralandı. Gemi için yalnızca çalıştığı günler üzerinden kira bedeli ödendi. Yani kamuoyuna ima edildiği gibi ortada “kaybolan milyonlar”, batırılan bir bütçe ya da akıbeti belirsiz bir harcama yok.

Buna rağmen, uluslararası sularda Türk bayrağını taşıyan, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi temsil eden bir projenin yalnızca dar bir “maliyet” hesabına sıkıştırılması, iyi niyetle açıklanamayacak bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.

Gazetecilik mi, algı üretimi mi?

Araştırılmadan atılan manşetler, doğrulanmayan iddialar ve bilinçli eksik anlatımlar, kamuoyunu bilgilendirmekten çok yönlendirmeyi amaçlıyor. Gazetecilik; belgeyle, kaynakla ve gerçeklerle yapılır. Aksi ise habercilik değil, algı üretimidir.

Bugün gelinen noktada HADO üzerinden yaratılmak istenen tablo çökmüş durumda. Ortada ne “kayıp milyonlar” var ne de gizlenen bir gerçek. Var olan tek şey; deprem gerçeği, stratejik bir proje ve bu projeyi hedef alan mesnetsiz manşetler.

Hatay halkı artık soruyor:

Gazetecilik mi yapılıyor, yoksa bilinçli bir algı mı inşa ediliyor?