HATAY’DA KOORDİNASYONSUZLUK VAR

  • Eklenme Tarihi :29.12.2023 | 11:37
  • Muhabir :ALİ GÖRÜN

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Av. Sadullah Ergin Hatay ziyareti kapsamında gündemi değerlendirdi.

HATAY’DA KOORDİNASYONSUZLUK VAR

Hatay’da yıkım ve yeniden yapım süreçlerinin belirsiz olduğunu ve koordinasyonsuzluk bulunduğu kaydeden Ergin, bu sürecin en fazla depremzede vatandaşları mağdur ettiğini söyledi. Milletvekili Ergin yaptığı açıklamada; “Yaklaşık 15 en geç 20 günde bir geliyorum ziyaret ediyorum buraları eşi dostu akrabaları ve Şehirde Ne var ne yok anlamaya çalışıyorum. Ama yine geldiğimde gördüğüm maalesef enkaz kaldırma dışında şehir merkezinde ciddi bir şey yok ve İşin kötüsü yönetimin Hatay’ la ilgili Antakya ile ilgili orta ve uzun vade perspektifi de yok maalesef. Yani ne yapacaksınız diye sorulduğunda biz vatandaşın hakkını koruyacağız diyor. Nasıl dediğiniz zaman nasılın cevabı yok bir planlama yok gördüğüm bu.

Planlamaya dayalı bir koordinasyon yok. Evet, 3 ortaya çıkan bir ürün yok eser yok hatırlarsanız 3 ay 4 ay önce Şehircilik bakanımız geldi önce dedi ki su kenarlarına asinin kenar olmak arkasından bir 20 gün geçti geldi O asinin 30 metre yakınında bir temel attı arkasından Atatürk Caddesi’nde hafriyat çalışmaları başladı. Henüz rezerv alanla ilgili bir yasal altyapı olmamasına rağmen önden icraat başladı kazılar başladı. Rezerv alana ilişkin yasa maddesi çok daha sonra çıktı ve şimdi rezerv alanı ilan edildi bu rezerv alan ne olacak nasıl olacak diye sorduğumuz zaman bunun cevabı yok.

SÜRECİ VATANDAŞA AÇIKLAMAYARAK ZAMANA YAYMAYA ÇALIŞIYORLAR

Ben şöyle görüyorum birinci ihtimal henüz kendileri de ne yapacaklarına karar verebilmiş değiller Yerel seçim de yaklaşıyor acil bir şeyler göstermeleri, seçmeni etkilemeye dönük bir hazırlık yapalım gayreti olabilir. İki ne yapacaklarını biliyorlar ama sonuçta yapacakları iş işlemden dolayı vatandaştan ciddi tepki görecek bir planlama yaptılarsa bunu açıklamayarak zamana yaymaya çalışıyorlar. Ben bunun olmasını temenni etmiyorum. Ve temenni ediyorum ki henüz tamamen kendi zihin dünyalarında planlamalarını bitirmiş olmasınlar. Evet ama bir bakıyorsunuz yerinde dönüşüm kararı açıklanıyor bir bakıyorsunuz işte yarısı sizden yarısı bizden gibi bir takım şeyler paylaşılıyor ama nihayetinde rezerv alan ilan edildiğinden sonra nasıl işleyeceğini dair hak sahipleriyle Ne gibi bir iletişim kurulacağı nasıl bir hukuki altyapı geliştirileceği konusunda hiçbir enformasyon yok. Evet ya enteresandır yerel yönetimin haberi yok mahalli idarelerinin belediyelerin haberi yok hiçbir şeyden. Ne yapacaksınız nasıl yapacaksınız mülkiyet hukukunu nasıl koruyacaksınız. Hiç olmazsa bu konuyla ilgili yerel yönetim meslek odaları muhtarlar üzerinden kamuoyunu  vatandaşları afetzedeleri bilgilendirmeyi düşünmez misiniz Allah için. Şu anda Antakya’da ne yapıldığını niçin yapıldığını insanların 6 ay sonra bir sene sonra neyle karşılaşacaklarını bilmeleri hakları değil midir? Tabii en kötüsü bu yani bir bir planlama olmadığını düşünüyorum. Planlama olmayınca koordinasyon olmuyor zaten neyin koordinasyonunu yapacaksınız planlanmış bir yol haritaları olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bunu Vatandaş da soruyor. Biz de parlamentoda soru önergesiyle bunları gündeme taşıyoruz ama maalesef en son şöyle düşünüyor insan herhalde kendileri de henüz ne yapacaklarına karar verebilmiş değiller. Ama bir yandan harala gürele bir hafriyat var bir takım faaliyetler gidip geliyor şimdi bir takım tabelalar asılmaya başlandı.

 

11 AYDA İMAR PLANINDA NETLİK YOK

Evet Atatürk Caddesi asıldı kamuoyu oluşturmaya dönük bir çaba. Eğer yapılacak iş belliyse En azından o iş işlemi yapacağınız bölgelerde o bölgelerdeki hak sahiplerine bunu duyurmaktan Niçin çekiniyorsunuz? Bu iletişim çağında bu iletişim Zamanında Çok mu zor Oradaki insanlara biz burada şöyle bir planlama yaptık 6 ay sonra şöyle olacak Bir sene sonra şöyle olacak. Afetten sonra bir sene içerisinde işler bitirilecek denildi ama bugün 11 ay 10,5 ay 11 aya yaklaşmak üzere bakıyorsunuz Hatay’daki ihtiyaç 200 binin çok üzerinde ama şu ana kadar 25 ile 30.000 arasında inşaatı devam eden herhalde bir şey var inşaat faaliyeti var. Ne olacak bunlar her 8-10 kişiden bir hak sahibine onu belki gösterebileceksiniz.  Bir sürü itiraz var itirazlara da ret geliyor gidin mahkemede başınızın çaresine bakın deniyor. Şunu söylemek mümkün yani afet olduğu günden bugüne maalesef en büyük sorun planlama koordinasyon meselesi ve iletişim birinci problem bu. Yani Bu afet anında da böyleydi Evet Hatay’a Antakya’ya kadar yardım malzemesi geldi iş makineleri geldi yardım için ekipler geldi ama bu ekipler bu ekipman planlama ve koordinasyona tabi tutulamıyor maalesef. 11 ay olmuş 11 ayda uygulanacak imar planına dair bir netlik Yok. Afet öncesindeki imar planı uygulanacak mı uygulanmayacak mı bir yandan konutlar yapılıyor. Hangi yönetmeliğe göre yapılacak 2018-19 civarında zannediyorum bir yapı yönetmeliği ile ilgili bir şey yayınlanmıştı. Onun üzerinden şimdi afetten sonra afetin bu yıkıcı etkisi görüldükten sonra aynı yönetmelikle devam etmek acaba buradaki ihtiyacı karşılayacak mı bir başka konu.

SÜRECİ VATANDAŞLA PAYLAŞMAKTAN NEDEN İMTİNA EDİYORSUNUZ?

Bu şehir kurulduğu yer tarihi bir fay hattı üzeri doğru ama şimdi tekrar Konutları yerinde dönüşüme tabi tutarak biz bu müstakbel depremi 300 sene 400 sene 500 sene sonra da olacak olsa bu belli periyotta kendini tekrarlayan bir afet biz kendimizden sonraki üç kuşak dört kuşak sonrasını ateşe  

mi atacağız? Bununla ilgili bir bilimsel çalışma yapıldı mı bilim adamlarının oluşturduğu bir ekiple E bunun doğru olup olmadığı konusunda bir karara varıldı mı? Tabii yıkılan yerleri kendi yerinde dönüştür ne olacak 100 sene sonra 150 sene sonra Danıştayın Bu konu hakkında bir kararı varmış herhalde bir araştırma bitmeden burada bir rezerv alan ilanına dair çalışmayı şu çalışmalar sonuçları geldikten sonra yapılması lazım gibi bir ara karar zannediyorum. Ama nihayetinde Danıştayın karar vermesini beklemek gerekiyor muydu koskoca bir yürütme erki var hükümet var peki durdu mu şimdi rezerv duracak mı bilemiyoruz. Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor ki bu ülkede Danıştay bir ara karar vermiş onu kim takacak yani şimdi temel sorun ayrı bir sorunu yani adalet sisteminin işlememesi, tıkanması vesaire. Ama şu anda Hatay’da belki diğer afet bölgelerinde de benzer şeyler yaşanıyor muhakkak ama ben bu şehrin bir mukimi olarak rezerv alan ilan edilen yerlerde birden çok taşınmazımız olmasına rağmen biz kendimiz bilmiyoruz neyle karşılaşacağımızı. E bu doğru bir yöntem değil bu doğru bir usul değil. Ne yapıyorsunuz ayıp bir şey mi yapıyorsunuz yanlış bir şey mi yapıyorsunuz niçin vatandaşla bunu paylaşmaktan imtina ediyorsunuz? Sayın Bakan bize şey demişti Daha doğrusu vatandaşa herkes kendi mahallesinde kendi komşusu kendi bakkalının olduğu yerde yaşayacak. Biz bunun için 750.000 ı 750.000 olmak üzere 1,5 milyon lira destek vereceğiz 4 ay oldu herhalde. Tabii şimdi o 1,5 milyon lira para şu anda Sizce yeterli mi? Ayrıca geriye kalan para yani atıyorum 3 milyon 3,5 milyon lira bir şu anda dairenin maliyeti var diyelim. Sözün gelişi söylüyorum bunu şimdi bu Geriye kalan para nasıl ödenecek? Evet şimdi bunların tamamı soru vatandaş bunları zihnini bunlarla meşgul ediyor ama yönetim katında olanlar böyle bir tasa sahibi değiller Biz yaparız bir tavır ortaya koyarız yesen de bu yemesen de bu şimdi bu doğru bir tarz değil doğru bir yaklaşım değil. nihayetinde burada afete uğramış geniş bir kesim var bu insanlara ne yapılacağına dair bir şey söylediğiniz zaman varsa bu yapacağınız işin bir eksiği yanlışı bu tartışılarak kamuoyunda istişare edilerek yolun başındayken düzelt imkanına sahip olur ama siz bunu Kapalı kapılar ardında kamuoyundan saklayarak Devlet sırrı gibi muamele yapıyorsunuz. Türkiye’de İcrai olarak o açıdan neresinden baksak neresinden yaklaşsak maalesef yönetim organizasyonunu tekrar revize etmek gerekiyor. Mevla bu şehrin ve afet bölgelerindeki insanların afetzedelerin yardımcısı olsun. Çünkü bir gayret bir girişim var ortada bir telaşlı bir hareket var ama maalesef bunlar planlanmış iyi düşünülmüş ortak akılla olgunlaştırılmış konular düşünceler değil. Temenni ediyorum ki bir an önce bileşenleri de devreye alarak inşallah ortak akılla çözümlere ortaya koyulur. Bizim için çıkış yolu bu” ifadelerini kullandı.