Osmanlı mutfağından günümüze uzanan köklü bir lezzet olan Kaytaz Böreği, Hatay mutfağının en özel tatları arasında yer almayı sürdürüyor. UNESCO tarafından “Dünyanın 26. Gastronomi Şehri” unvanı verilen Hatay’ın bu eşsiz hamur işi, hem görünümüyle hem de benzersiz lezzetiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası tarafından coğrafi işaret tescili alınan Kaytaz Böreği, şimdi de Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili alarak uluslararası alanda da hak ettiği değere kavuştu. Müjdeli haberi Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı duyurdu.
Genellikle çarşı fırınlarında pişirilen ve bol tereyağıyla taçlandırılan Kaytaz Böreği, yalnızca Hataylıların değil, şehri ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin de gözdesi haline gelmiş durumda.
Lezzetin sırrını anlatan Rukiye Hanım, Kaytaz Böreği’nin püf noktalarını şöyle aktardı:“Kaytaz Böreği hamurunu evde de yapabiliyoruz ama bugün çarşı fırınından getirttiğim hamuru kullanıyorum. Mayalanan hamurun havasını aldıktan sonra, ellerimizi tereyağı ve zeytinyağı karışımıyla iyice yağlayıp hamuru mandalina büyüklüğünde parçalara ayırıyoruz. Her bir parçayı tabak büyüklüğünde açıp parmak uçlarımızla özenle katlıyoruz. Yağlanmış bakır tepsiye yerleştirdiğimiz hamurların ortasına dana kıyma, kuru soğan, salça, nar ekşisi ve baharatlarla hazırladığımız iç harcı koyuyoruz. Üzerlerine tereyağı ve zeytinyağı karışımını gezdirip çarşı fırınına gönderiyoruz.”
Fırın ustası ise pişirme tekniğinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Tepsiyi ateşin en uzağına koymak gerekir ki börek yavaş yavaş kıvamında pişsin.”
Fırından çıktığında altın sarısı rengine bürünen Kaytaz Böreği’nin mis kokusu, ustaların emek ve tecrübelerini adeta taçlandırıyor. Hatay mutfağının bu efsane lezzeti, ister çorba eşliğinde ister sade şekilde tüketilsin, her lokmasıyla damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor.