SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ

  • Eklenme Tarihi :19.05.2022 | 11:17

TMMOB, ülkemiz ekonomiden siyasete kadar her alanda büyük bir kriz içerisindeyken, krizin sorumlusu olan iktidarın halkın sorunlarına çözüm üretmek yerine toplumsal muhalefeti susturmaya çalışarak başarısızlığının üstünü örtmeye çalıştığını bildirdi.

SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ

TMMOB’nin basın bültenini Mimarlar Odası Hatay Şubesi’nde Makine Mühendisi Ufuk Akdeniz okudu.

Ülke tarihinde en kitlesel ve uzun süreli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’ni organize ettikleri gerekçesiyle aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Üyeleri Mücella Yapıcı, Şehir Plancıları Odalarının İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odasının Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da bulunduğu arkadaşlarına verilen cezaların, iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma ve sindirme siyasetinin son adımı olduğunu belirten Akdeniz, “İktidar güdümündeki mahkemenin verdiği bu cezaların hiçbir hukuki dayanağı ve toplumsal meşruiyeti bulunmamaktadır. Gezi Direnişi ve bu direnişin parçası olmuş herkes bu tarih karşısında ve toplum vicdanında tertemiz ve lekesizdir.” dedi.

Hayat pahalılığının, işsizlik ve yoksulluğun toplumun tüm kesimlerini tükenme noktasına getirdiğini belirten Akdeniz, “Ürettiğinin, alın terinin karşılığını alamadan çalışan milyonlarca emekçi ev kirası, ulaşım masrafları ve faturalar nedeniyle ay sonunu getiremez oldu. Milyonlarca kişi geçimini sağlayabilmek için borç batağına sürüklenerek adeta bankalar için çalışır hale geldi. Yoksulluk ve geçim sıkıntısı halkın yaşam tarzı haline geldi. Derin ekonomik kriz mühendis, mimar ve şehir plancılarının hayatlarını da etkiliyor. Ücretlerimiz enflasyon karşısında giderek eriyor ve yaşam standardımız dibe doğru çekiliyor. İşsiz kalma, mühendis emeğinin değersizleşmesi ve niteliksiz işlerde istihdam edilme meslektaşlarımızın en önemli sorunu haline gelmiş durumda.Nitelikli bir eğitim alan, köklü üniversitelerden iyi derecelerle mezun olmuş birçok genç meslektaşımız, mesleki, maddi ve sosyal tatminsizlik nedeniyle geleceğini yurt dışında arıyor. Yıkıcı etkisi her defasında daha da artan iktidar uygulamaları, meslek alanlarımızın daraltılmasına, mesleklerimize ve meslektaşlarımıza verilen önemin azalmasına neden oldu. Meslek icra ettiğimiz alanlarda üstlendiğimiz kamusal hizmetler ticarileştirildi, mesleklerimizin toplumsal niteliği aşındırıldı.” dedi.

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu çok boyutlu krizden kurtuluşun yolunin, bu durumu yaratan nedenlerin tümüyle ters yüz edilmesinden geçtiğini belirten Akdeniz, “ Tek adam rejimine karşı halk egemenliği anlayışının yeniden tesis edilmesi, neoliberal politikalara karşı kamucu politikaların hayata geçirilmesi, toplumsal kutuplaşmaya karşı eşitlik ve özgürlük zemininde bir arada yaşamın savunulması, baskı ve zorbalığa karşı demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlarının genişletilmesi ülkemizin geleceğini kurtarabilmek için önümüzdeki tek seçenektir. Bizler, bu ülkenin imarından sanayiine, tarımından enerjisine kadar tüm süreçlerinde yer alan ve üretilen değerlerin tümünde özel katkıları bulunan, hayatı yaşanabilir kılan mühendisleri, mimarları, şehir plancıları olarak, acil taleplerimizi bir kez daha dile getiriyoruz. Nitelikli işgücümüzün heba olmasına neden olan işsizlik sorunu derhal çözülmelidir. Tüm meslektaşlarımıza güvenceli istihdam sağlanmalıdır. SGK ile TMMOB arasında ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının “Asgari Ücret Denetim Protokolü” ivedilikle yürürlüğe konulmalıdır. Kamuda mühendis, mimar ve şehir plancılarının istihdamı artırılmalıdır. Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretleri ve özlük hakları iyileştirilmelidir, ek göstergeler 4800-6400 aralığına yükseltilmelidir. KHK ile haksız ve hukuksuz biçimde kamu görevinden ihraç edilen meslektaşlarımız tüm haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidir Özelleştirme uygulamalarına son verilmeli, yeniden kamulaştırma yapılmalıdır. Ülkenin yaşanabilir hale gelmesi için tüm alanlarda kamucu politikalar benimsenmelidir. Ülkemizin doğal kaynaklarını, ormanlarını, tarım alanlarını ve tarihi mirasını yağmalamayı amaçlayan tüm düzenlemeler geri çekilmelidir. Kamusal ve mesleki denetimler toplum güvenliğinin sağlanması açısından zorunludur, serbestleştirme uygulamalarına son verilmelidir. Gezi Tutsakları bir an önce serbest bırakılmalıdır. Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Direnişi Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır. Yüzyılların birikimini, bilimi ve teknolojiyi tarımdan sanayiye, planlamadan kadastroya, kentleşmeden enerjiye, gıda güvenliğinden çevre politikalarına, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden iletişime varana kadar her alanda alın terimizle ülkemizin yararına kullanmak için çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak bizler taleplerimizi savunmak için sesimizi yükselteceğiz!” diye konuştu.  Basın açıklamasına HAMOK’a üye odaların başkanları, mimar ve mühendisler katıldı. (Haber Merkezi)