LGS YERLEŞTİRME SONUÇLARI EĞİTİMDEKİ GERÇEKLERİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ

  • Eklenme Tarihi :27.07.2022 | 11:24

Eğitim İş Hatay Şube Başkanı Mustafa Günal, LGS yerleştirme sonuçlarının eğitimdeki gerçekleri bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.

LGS YERLEŞTİRME SONUÇLARI EĞİTİMDEKİ GERÇEKLERİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ

Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki yerleştirme sonuçlarını açıklamasının ardından sonuçları değerlendiren Eğitim İş Hatay Şube Başkanı Mustafa Günal, bu sonuçlara bakıldığında çocukların giderek bu sınavdan umutlarını kestiklerini gördüklerini aktardı.

 

LGS rakamlarının başlıca söylediği şeyin, gençlerin bu sınava ve adaletine güveni kalmadığı olduğunu iddia eden Günal “2022 yılında 8. sınıftan mezun olan 1 milyon 236 bin 308 öğrencinin 1 milyon 31 bin 799’u merkezî sınava katıldı. 2022 LGS’de sekizinci sınıftan mezun olan 204 bin 509 öğrenci sınava girmemiştir. Tercih yapan öğrencilerin sayısındaki düşüş de bunun sağlaması olmuştur. Tercih dönemi sonunda, merkezi sınava katılan 396.595 öğrenci tercih yapmış ve 188.875 (%18.31) öğrenci tercihleri doğrultusunda sınavlı okullara yerleştirilmiştir. 2020 yılında 571.704 (%38,84) öğrencinin yerleştirme için tercih yaptığı dikkate alındığında bu oranın 2022 yılında düştüğü görülmüştür” dedi.

İMAM HATİP MEZUNLARI BİLE İHL'LERİ TERCİH ETMEDİ

LGS rakamlarına bakıldığında yerleşen tüm öğrencilerin %67,08’ini oluşturan resmi ortaokul mezunlarının Anadolu imam hatip lisesi dışındaki tüm lise türlerine yerleşen öğrencilerin çoğunluğunu oluşturduğunu gösterdiğini aktaran Günal “Resmi ortaokul mezunları Anadolu Lisesi ve Fen Lisesine yerleşen öğrencilerin yaklaşık %70’ini, Sosyal Bilimler Lisesi ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine yerleşen öğrencilerin ise yaklaşık %80’ini oluşturmaktadır. Anadolu İmam Hatip Lisesine yerleşen öğrencilerin %42,18’i resmi ortaokul mezunu, %52,59’u ise imam hatip ortaokulu mezunudur Yani imam hatip ortaokulundan mezun olan çocukların yüzde 47,5’i bir imam hatip lisesinde eğitime devam etmek istememiştir” dedi.

BİNLERCE AİLENİN ÇIKMAZI: YA İMAM HATİP YA ÖZEL OKUL

Bu konudaki önemli diğer bir sonucun özel ortaokul mezunlarının neredeyse tamamının Anadolu liseleri, fen liseleri ya da sosyal bilimler liselerine yerleşmesi olduğunu söyleyen Günal “Özel ortaokul mezunlarının imam hatip lisesini tercih etmemeleri dikkat çekicidir. Özel ortaokul mezunlarının yerleşen öğrenciler arasında en yüksek oranlarda bulunduğu lise türleri sırasıyla Fen Lisesi (%21,54) ve Anadolu Lisesidir (%19,45). Bu sonuçlar, sırf AKP'nin imam hatip dayatmasına boyun eğmemek için binlerce ailenin yemeden içmeden kesip çocuğunu özel okula yolladığının da göstergesidir.
Sonuçlar, yerel olarak yerleşen öğrencilerin %94’ünün ilk üç tercihinden birindeki ortaöğretim kurumuna yerleştiğini göstermektedir. 2021 yılında bu oranın %92 olması, artan öğrenci sayısına rağmen bu konuda kısmen iyileştirme yapılabildiğini göstermektedir” dedi.  

İLK 3 TERCİHİN GÖZDESİ FEN LİSELERİ OLDU

Doluluk oranları sınavla öğrenci alan lise türlerine göre incelendiğinde, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Anadolu Lisesi kontenjanlarının tamamen dolduğu görüldüğüne işaret eden Günal “Anadolu İmam Hatip Liselerinde doluluk oranı geçen yıla göre (%98,27) düşüş göstermiş %97,18 olmuş, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin doluluk oranı 2021 yılına (%76,90) göre önemli ölçüde yükselmiş, %94,91 olarak hesaplanmıştır. Bu artışı devlet eliyle çocuk işçiliğinin yasal hale getirilmesi olan MESEM’lerin yaygınlaştırılmasına bağlayabiliriz. İlk yerleştirme sonuçlarına göre merkezi sınav puanıyla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının kontenjanları %98,4 oranında dolmuş, tam doluluk oranlarına oldukça yaklaşmıştır. 1. tercihinde Fen Lisesini tercih eden öğrencilerin oranı %31,4’tür. Fen Lisesinden sonra en fazla tercih edilen okul türü Anadolu Lisesi olmuştur” dedi.

Sonuç olarak LGS rakamlarının çocuklarımızı geleceğe hazırlamaktan, onların düşlerine ayak uydurmaktan uzak olduğunu iddia eden Günal şunları söyledi “Yeterli maddi olanakları olmayan öğrenciler ya imam hatip ya da mesleki eğitime yönlendirilirken, maddi olanakları yeterli olan ailelerin çocukları özel okulları tercih etmektedir. Bu piyasalaşma toplumsal barışı tehdit eder hale gelmiştir. Baş öğretmenimiz, ülkemizin kurucusu Atatürk’ün “Eğitimde feda edilecek fert yoktur.” anlayışından paran yoksa sürün anlayışına geçilmiştir. Sınav sadece 8. sınıf öğretim programlarından geliştirilmektedir. Oysa günümüz dünyasında öğrencilerden bazı temel becerileri geliştirmeleri beklenmektedir. Ancak sınav buna yönelik hazırlanmamaktadır. Sadece çoktan seçmeli maddeler sorulmaktadır. Bu da üst düzey becerilerin ölçülmesini oldukça sınırlamaktadır. MEB sınav merkezi ve ÖSYM çağdaş ülkelerin çok gerisinde kalmıştır. Anlaşılması zor sorularla öğrencileri sıralamaya çalışmaktadırlar. Yine görülmüştür ki onca teşviğe, dayatmaya, devlet bütçelerinden aslan payıyla beslemeye rağmen iktidarın kendi tabanını hoş etmek için açtığı imam hatip okulları, öğrencilerin de velilerin de kaçtığı kurumlar haline gelmiştir. Birçok alanda geçen seneki rakamlara yakın sonuçlar veren 2022 LGS, bozuk sistemde bir yıl boyunca gözle görülür bir iyileşme yapılmadığını da ortaya koymuştur. Asıl sorun, çocuklarına ve okullarına niteliksiz yakıştırması yapanların niteliğindedir. Çocuklarımızın istediği okullarda, yetenek ve yönelimlerine göre, ailelerinin gelir durumuna bakılmadan, çağın gelişmeleriyle ve değerleriyle iç içe eğitim gördüğü bir Türkiye; Eğitim-İş'in verdiği laik, parasız, bilimsel ve adil eğitim mücadelesiyle yaratılabilecektir”. (Haber Merkezi)