Kıbrıs’ta yıllardır süren vatandaşlık tartışmaları, son dönemde yeni bir boyut kazanırken, uygulamada öne çıkan kolaylık olarak, Kıbrıs doğumlu ebeveyn veya büyükanne-büyükbaba bağlantısı olan ailelerin çocuklarının, Güney Kıbrıs’a yapılan başvurularla çok daha hızlı şekilde vatandaşlık hakkı elde edebilmesi gösteriliyor. Böylelikle elde edilen vatandaşlık, beraberinde Avrupa Birliği (AB) pasaportunu getiriyor.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Avukat Özge Özmen Korkut, Kıbrıslı Türklere AB kapılarını açan prosedürün ayrıntılarl ilgili şu bilgileri paylaştı:
KAN BAĞIYLA GELEN HAK
"Kıbrıs Cumhuriyeti’nin vatandaşlık yasası esas olarak 'kan bağı' ilkesine dayanıyor. Yani ebeveynlerden biri Kıbrıslı ise çocuk da bu haktan yararlanabiliyor. Başvurular, İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen M121 ve M126 formları üzerinden yapılıyor. Özellikle yurtdışında doğan çocuklar için kullanılan M121 formu, en çok tercih edilen yollardan biri.
Yasada doğrudan 1974 tarihine atıf bulunmasa da uygulamada özellikle 1974 öncesi Kıbrıs doğumlu bir aile bağına sahip olmak, başvuruların daha hızlı ilerlemesine imkân tanıyor. Kıbrıs’ın yakın tarihinde bu tarih bir dönüm noktası kabul edildiğinden, vatandaşlık başvurularında kolaylık sağlayan bir kriter olarak öne çıkıyor. Vatandaşlık hakkı yalnızca çocuklarla sınırlı değil. Torunlar da bu imkândan yararlanabiliyor; ancak doğrudan başvuru yapmaları mümkün değil. Önce ebeveynin vatandaşlık kaydının yapılması gerekiyor, ardından torun için başvuru süreci başlatılabiliyor. Yani hak, kuşaktan kuşağa aktarılabiliyor, fakat sırayla işleyen bir sistem söz konusu. Bu yönüyle vatandaşlık, adadaki aile bağlarını koruyan ve nesillere yayılan bir avantaj haline geliyor.