GAZETECİLER HAKLARI İÇİN ANKARA’DA

  • Eklenme Tarihi :24.06.2022 | 11:42

Sosyal medya yasası olarak bilinen Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, HGC Başkanı Abdullah Temizyürek ile Ankara’da meslek örgütü temsilcileri ve gazetecilerin de yoğun katılımıyla protesto edildi.

GAZETECİLER HAKLARI İÇİN ANKARA’DA

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu yöneticileri ve Türkiye’nin birçok  ilinden gelen cemiyet ve federasyon başkanlarıyla temsil edildiği protesto etkinliğine, Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Basın İş Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti (Ankara), İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Haber Sen, Parlamento Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası üyeleri katılırken, muhalefet partilerinin milletvekilleri de destek verdi.

Ankara’da Ulus Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen protesto eyleminde Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun da imzasının olduğu basın bildirisini Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin okudu.  

BASIN YASALARINI GAZETECİLERE DANIŞARAK YAPIN!

Basın yasalarını gazetecilere danışılarak yapılması gerektiğini belirten Bilgin, “Türkiye Büyük Millet Meclisinde Basın Kanunu yenileniyor. Adı Basın Kanunu ama içinde basın yok baskı var. Adı Basın Kanunu ama içinde gazeteciliği geliştirmek yok. Hapis cezası, kapatma, internet basınına ağır denetim ve basın kartı iptalleri var. Haftalarca Meclis’te iktidar ortaklarına ‘Gazetecileri dinlemeden basın yasası yapılmaz’ dedik, öneriler verdik, itiraz ettik ama nafile. Tek bir cümlemizi bile dikkate almadılar. Bu nedenle ülkemizin en büyük basın meslek örgütleri olarak Türkiye’nin dört bir yanından buraya, milletin meclisine geldik. Yasayı geri çekin, basın yasalarını gazetecilere danışarak yapın diyoruz.” dedi.

ANADOLU BASINI GÖZDEN ÇIKARILMIŞTIR!

Çıkarılmak istenen yasada Anadolu basınının yok sayıldığını ifade eden Bilgin, “Sanmayın ki bizler dezenformasyonun önlenmesini istemiyoruz. Ama bunun yolu yasadaki gibi hapis cezasından geçmez. Yargıtay Hâkimi de Adalet Komisyonunda açıkça uyararak, bu yasanın uygulama sırasında yargıda karmaşa ve keyfilik yaratacağını söylemiştir. Ama dinlemediler. Yasada yazılı basının kapısına kilit vuracak maddeler vardır. Öyle ki Anadolu basını hiçe sayılmış, gözden çıkarılmıştır. Yaklaşık 1000 gazete, yaşam kaynakları olan resmi ilanları büyük oranda kesilerek, kapanmakla karşı karşıya bırakılacaktır. Basın ilanlarının dağıtımına ilişkin değişikliklerle yazılı basına kilit vurduracak olan düzenleme, meslektaşlarımızın özlük haklarında da hiçbir iyileştirme içermiyor. Bunları söyledik, anlattık, yazdık ama dinlemediler.” dedi.

BU YASA TÜM TOPLUMUN ÖZGÜRLÜKLERİNE ENGELDİR!

Çıkarılacak olan yasanın Anayasa’ya aykırı olduğunu dile getiren Bilgin, “Bu yasa temel insan haklarına, haberleşme özgürlüğüne, basın özgürlüğüne aykırıdır. Yani Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa ile güvence altına alınan haklarımıza aykırıdır. Bu yönüyle sadece gazetecilerin özgürlüklerine değil, tüm toplumun özgürlüklerine engeldir. Yanlış bilgiyi alenen yayma suçu oluşturup 3 yıl hapis cezası getiren bu yasa tüm toplumu yazmaktan, eleştirmekten, sosyal medyada mesaj paylaşmaktan alıkoyacaktır. Bu yasa toplumsal bir otosansür dalgası yaratacaktır. Bu nedenle sadece gazetecilerin sorunu değildir.” dedi.

YASANIN GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTİYORUZ!

Yasanın geri çekilmesini istediklerini belirten Bilgin, “Neden getiriliyor bu hapis cezası? Bu nasıl uygulanacak? Seçimlere bir yıldan az bir zaman kalmışken çıkarılan bu yasayla sağlıklı siyasi tartışma ortamı nasıl sağlanacak? Yargıtay’ın görüşündeki gibi uygulamada doğacak karmaşa ve keyfilik nasıl önlenecek? Bu soruları defalarca sorduk ama Meclis’te bizlere hiçbir yanıt verilemedi. İşte bu nedenlerle basın meslek örgütleri olarak, tünelden önceki son çıkışta buradayız. TBMM önünden hep beraber sesleniyoruz. Bu yasada gazeteciler yok, gazetecilerin görüşleri yok, basın özgürlüğü yok diyoruz. Bir kez daha bu yasada susturma, korkutma ve hapsetme var diyoruz. Biz gazeteciler bu yasanın geri çekilmesini istiyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

GAZETECİLER KALEMLERİNİ ATATÜRK ANITI’NA BIRAKTI

Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen protesto eyleminin sonunda gazeteciler “sansüre dur” demek için kalemlerini Atatürk Anıtı önüne bıraktı. (Haber Merkezi)