Belirsizliklerle Dolu Bir Yönetmelik

  • Eklenme Tarihi :14.05.2022 | 09:32

EĞİTİM-İş Hatay 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Günal, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), içi boş meslek kanunundan sonra belirsizliklerle dolu bir yönetmelik yayınladığını bildirdi.

Belirsizliklerle Dolu Bir Yönetmelik

Tüm ısrarlarına rağmen, meclis önünde yaptıkları basın açıklamalarına, imza toplamalarına rağmen yönetmeliğin çıkarıldığını belirten Günay, “Çıkarılan ve öğretmenlik mesleğine, mesleki onurumuza ve eğitime hiç bir artısı olmayan kanun düzenlemesinin ardından çıkarılan bu yönetmelikte de açık bırakılmış alanlar vardır. Öncelikle belirtmeliyiz ki Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu esastan görüşmeye hazırlanırken, MEB’in yönetmelik yayınlaması doğru değildir.” dedi.

 

TARAFSIZ OLACAĞI DÜŞÜNÜLEMEZ

MEB’in yönetmelikle ilgili Şubat ayında taslak yayımladığını ve görüş istediğini belirten Günal, “ Yönetmeliğin taslak ile neredeyse bire bir örtüştüğünü yani görüşlere çok da itibar edilmediğini görmekteyiz. Yönetmeliğin içeriğine bakıldığında, öğretmenliği ast-üst şeklinde ayrıştıran bir düzenleme olduğu görülmektedir. Yönetmeliğe göre, öğretmenlerin adaylık sürecini yürütecek olan komisyon, öğretmen adaylarının mesleğe devam edip etmemesine karar verecektir. Okul müdürlerinin büyük çoğunluğunun, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin neredeyse tamamının yandaş sendikanın kontrolünde olduğu düşünüldüğünde, oluşturulacak komisyonun tarafsız olacağı düşünülemez.Bu durumda danışman öğretmen, varsa kadrosunun bulunduğu eğitim kurumunda görev yapan öğretmenler arasından alanına bakılmaksızın belirlenir, yoksa daha önce görevlendirilen danışman öğretmen görevini sürdürür. Aday öğretmen ile ilgili danışman öğretmen ve/veya eğitim kurumu müdürünün değişmesi halinde, aday öğretmenin yetiştirme sürecine ilişkin evrak, yeniden belirlenen danışman öğretmene ve/veya eğitim kurumu müdürüne teslim edilir. (5) Adaylık sürecinin ilk üç ayını tamamlayan aday öğretmenlere, atandıkları eğitim kurumunda emsali öğretmenler için öngörülen ders ve diğer görevler verilir.

Hükümleri yönetmelikte yer almamıştır. Yani aday öğretmenin ilk üç ay derse girmemesi, danışman öğretmen gözetiminde derse girerek oryantasyon sürecine tabi olması gibi hususlar yönetmelikte yer almadı. Öte yandan yönetmelikte öğretmenlerin kariyer basamakları düzenlenmiştir. 180/240 saatlik eğitim sonrası yazılı sınav öngörülmüş ve bu sınavı geçen öğretmenlerin uzman/başöğretmen olmasına imkan tanınmaktadır. Yüksek lisans yapmış olanlara alanına bakmaksızın 180 saatlik eğitimden sonra uzman, doktorasını tamamlayanlara ise 240 saatlik eğitimden sonra başöğretmen unvanı verilmektedir.”

MÜCADELE VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ

“Kıdem esaslı olarak tüm öğretmenlere uzman/başöğretmen unvanına verilen tazminatlar başkaca şart olmaksızın ödenmelidir. Başöğretmen/Uzman öğretmen kavramları kaldırılmalıdır. Aksi durum öğretmenler odalarını ayrıştırmak, velileri kışkırtmak olacaktır. Yönetmelikle görülmektedir ki karşı çıktığımız halde kanuna koyulan sınav kazanılsa da, eğitim programı tamamlansa da “Uzman Öğretmenlik Mesleki Gelişim Çalışmalarını tamamlamış olmak” şartına bağlı olarak keyfi uygulamalara gidilebilecektir. Bu uygulamanın kaldırılması ve hak kaybına uğrayacak tüm öğretmenlerin mücadelesini vermeye sonuna kadar devam edeceğiz. Tüm öğretmenlerimiz uzmandır ve kanunda da yer almaktadır. Başöğretmenimiz de tektir ve kavramların içi boşaltılmamalıdır.

Öğretmenlik mesleğine ve haklarımıza zarar verecek, taleplerimizi görmezden gelecek düzenlemelerin karşısında olacağımızı, yasal, anayasal ve uluslararası sözleşmelerden gelen örgütlülüğümüzün verdiği tüm hakları kullanarak mücadele edeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz.” dedi. (Haber Merkezi)