Asrın felaketinin en ağır yaraları bıraktığı şehirlerden biri olan Hatay’da, hayatın yeniden inşası için hummalı bir mücadele sürüyor. Enkazın arasından yükselen umut, sadece yeni binalarda değil; mühendislik, bilinç ve kararlılıkla örülen sağlam adımlarda da kendini gösteriyor. Bu süreçte “yerinde dönüşüm” ve “güçlendirme” çalışmaları, hem teknik hem de sosyal boyutuyla büyük önem taşıyor.
Deprem bölgesinde gerçekleştirdiği başarılı projelerle dikkat çeken İnşaat Mühendisi Eren Çankır, Hatay’ın yeniden ayağa kalkmasında öncü isimlerden biri. Biz de kendisiyle bir araya gelerek, sahadaki tecrübelerini, yerinde dönüşümün avantajlarını, güçlendirme çalışmalarının inceliklerini ve geleceğe dair öngörülerini konuştuk.
1) Yerinde dönüşüm kavramını kısaca tanımlar mısınız?
Yerinde dönüşüm, depremde hasar gören ya da riskli kabul edilen binaların kendi bulundukları parselde, yani aynı yerde yıkılıp; yeniden yapılması sürecidir.Yani vatandaş başka bir mahalleye taşınmadan, demografik yapısı değişmeden, komşularını ve sosyal çevresini kaybetmeden evini aynı yerinde yenilemiş olur.
2) Yerinde dönüşümün avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kültürel dokunun ve sosyal çevrenin korunacak olması, orda yaşayan vatandaşların ait oldukları kültüre beraber yetişmiş olduğu ve tanıdığı insanlarla deprem sonrası tekrar hayata birlikte uyum sağlayacak olmaları. Ayrıca bunun yerel ekonomiye katkısı da yüksek sonuç olarak yerinde dönüşüm firmaları ağırlıklı bir şekilde şehrimizin firmaları olduğu için burda yaşayan mühendisler ve mimarlar için iş olanağı daha çok artıyor.
Dezavantajlarından bahsedecek olursak yönetmelik değişiklikleri veya imar planı değişikliklerinden kaynaklanan bazı problemlerden dolayı bina eski boyutuna veya şekline ulaşamadığı için vatandaş mağdur oluyor.
3)Bu model depremzedeler için psikolojik ve sosyolojik açıdan nasıl bir anlam taşıyor?
Güven hissiyatı oluşturuyor. Depremde evini kaybeden bir vatandaş aynı yerde bu sefer gözle görüp kontrol edebildiği ve yönetmeliğe uygun sağlam binalar gördükçe oturduğu yerde daha çok güvende hissediyor. Ayrıca aynı mahallede, aynı insanlarla oturacak olmanın vereceği aidiyet hissi de insanı daha huzurlu hissettiriyor. Sosyolojik açıdan ise depremden sonra mecburi şekilde göç etmek zorunda kalan insanların bu fırsat sayesinde tekrar doğup büyüdükleri yerde yaşama fırsatı veriyor.
4)Hatay’da yerinde dönüşüm uygulamalarında en sık karşılaşılan teknik engeller neler?
Zemin koşulları, şehir ova üzerine kurulu olduğu için alüvyal zemin hakimiyeti var. Bundan dolayı zemin testleri sonucu zemin güçlendirme işlemleri yapmak zorunda kalınıyor. Bunun yanısıra az öncede bahsettiğim gibi parsellerin darlığı ve düzensizliğinden kaynaklı projeler vatandaşın tam olarak içine sineceği şekilde olmuyor. Ayrıca deprem sonrası oluşan zararla birlikte altyapı sorunumuz daha da arttı. Yerinde dönüşüm yapılırken de bazen mevcut altyapı yeni yapılan binaya yetersiz kalabiliyor. Bununla ilgili çalışmalar yürütülüyor. Umuyorum yakın zamanda daha iyi şekilde ilerleyeceğiz.
5)Yeni yapıların zemin etüdü ve malzeme kalitesi konusunda hangi standartlar uygulanıyor?
Yeniden ruhsat alırken zemin etüdü raporu zorunlu bir şekilde olduğu için devletin belirlemiş olduğu TBDY 2018 standartlarına uygun olması gerekiyor. Zemin sınıfını belirlendikten sonra ona göre statik proje çizimlerime başlıyorum. Binanın sağlamlığı ve kullanılabilirliği ona göre belirleniyor. Malzeme standartları ise betonda TS500 sınıfı, çelik donatıda ise B420C ve B500 sınıfı nervürlü donatı olarak belirleniyor. Bunlar yeni yapılan yapılarda zorunlu bir şekilde uyulması gereken sınıflar fakat binanın geri kalan malzemeleri vatandaşın bütçesi ve firmaların işine gösterdiği özenle belirleniyor.
6)Yıkılmayan ama hasar alan binalarda güçlendirme hangi şartlarda tercih edilmeli?
Binanız devlet tarafından orta hasarlı ve az hasarlı şekilde nitelendirildikten sonra binanıza devletin onay vermiş olduğu firmalar tarafından testler yapılacak. Sonuçlarına binanın statik çerçevesinin dayanımını değerlendikten sonra buna bilimsel bir şekilde karar vermek en doğrusudur. Şu an vatandaşlar deprem sonrası tedirginlikten dolayı kılcal çatlaklar veya duvar yıkılması gibi durumlarda bile direkt güçlendirmeye başvurmak istiyor. Bazı vatandaşlar ise karkasta problem varsa bile görüntüde bir sıkıntı görmediği için güçlendirmeye başvurmuyor. O yüzden en net yol testlerle ilerleyip bilimsel bir şekilde projelere güvenerek uygulamayı yapmaktır.
7)Güçlendirme ile yeniden yapım arasında nasıl bir maliyet ve güvenlik farkı var?
Tabii ki yeniden yapım çok daha güvenli ve maliyetli. Sonuç olarak binanın yorgunluğunu ve ve depremde almış olduğu hasarı net bir şekilde değerlendiremeyeceğimiz için doğru koşullarda kontrolünü daha detaylı yapabildiğimiz binayı yeniden yapmak daha sağlıklıdır. Maliyet olarak bir binanın güçlendirme maliyetini hesapladığımızda yeniden yapma maliyetinin %40ını geçiyorsa zaten o binanın yeniden yapılması önerilir.
8) Vatandaşların en çok sorduğu soru “Evimiz güçlendirilirse güvenli olur mu?” Siz bu konuda ne söylersiniz?
Yapılan testlerin sonuçlarına göre işinde yetkin mühendisler tarafından çizilmiş bir statik proje olursa ve bu projelerin uygulamaları doğru şekilde takip edilirse kesinlikle güvenli olur. Uzun lafın kısası her şeyi bilime dayandırırsak, işimizi tahmine ve şansa bırakmazsak her yer güvenli olur.
9)Güçlendirme projelerinde mühendislik açısından en çok dikkat edilmesi gereken noktalar neler?
İşin 3 kısmı var. Az öncede bahsettiğim gibi testler devletin onay vermiş olduğu firmalar tarafından doğru bir şekilde değerlendirmeye alınıp projeyi çizecek olan mühendisle doğru sonuçları paylaşmalıdır.
2. Kısım olarak projeyi çizen mühendis binanın yapısını uygun şekilde tasarlayıp güvende kalarak binaya uygun bir proje çizmeli.
3. ve en önemli kısım uygulama projeye uygunluk tabii ki kaçınılmaz bir gerçek ama projede yazmayan uygulamaları doğru şekilde yapmak en önemlisi. Bunlar nelerdir? Beton dökümü öncesi kolonun hazırlığı kolonun veya perdenin sıyırmasını düzgün yapıp betonun aderansını arttırmak zorundasınız. Epoksi için doğru markaları tercih edip, epoksi deliğinin temizliğini en düzgün şekilde yapmalısınız ki ekim yapılacak donatının sağlamlığını arttırmalısınız. Beton dökümünde vibratör kullanımına dikkat etmelisiniz. En önemlisi projeye uymalısınız.
Bu işin eğitimini almış, bilimsel verilere dayanarak insanları rahat yapılarda yaşatmak isteyen şehrimizin mimarları ve mühendisleriyle daha yaşanılabilir bir Hatay için mücadele veriyoruz. Umuyorum ilerideki günler hepimiz için çok daha iyi olacak. Bana bu fırsatı verip sizin sayenizde vatandaşlara bilgi verme şansını tanıdığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum.
Depremin yaralarını hep birlikte sarmak, daha güvenli yapılar ve güçlü yarınlar için bilimden, mühendislikten ve dayanışmadan vazgeçmemek en büyük görevimiz. Sevgili Eren Çankır bizlerle değerli bilgi ve tecrübelerini paylaştığınız için teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.