Sürdürülebilir gıda güvenliği için suyu tasarruflu kullanmak zorundayız

  • Eklenme Tarihi :15.10.2023 | 13:45
  • Muhabir :

HABER MERKEZİ

Sürdürülebilir gıda güvenliği için suyu tasarruflu kullanmak zorundayız

Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, 16 Ekim “Dünya Gıda Günü” münasebetiyle açıklamalarda bulundu.

Genel Başkan Çelik, 1945 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş günü olan 16 Ekim tarihinin her yıl dünyada “Gıda Günü” olarak çeşitli etkinliklerle kutlandığını ve gıda güvencesi konusunda farkındalık oluşturmaya yönelik bu yılki temayı “Su Hayattır, Su Gıdadır – Kimse Geride Kalmasın” olarak belirlediğini ifade etti.

 

Çelik, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yıl için yayınladığı “ 2023 Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Son Durumu” raporunda yer alan hususlara dikkat çekerek “ Raporu incelediğimizde; Dünyada yaşanan Covid-19 ve sonrasında ortaya çıkan savaş ile iklim değişikliklerinin de etkisiyle 2019’dan bu yana 122 milyon kişinin daha açlığa itilmiş olduğunu görüyor ve şu anda yaklaşık 735 milyon insanın açlıkla karşı karşıya olduğunu öğreniyoruz. FAO; Küresel gıda güvenliğini sağlayabilmek için 2050 yılına kadar tahminen yüzde 60 daha fazla gıda üretilmesi ve bu üretimin de doğal kaynakların korunarak yapılmasını dile getiriyor, ancak daha fazla gıda üretiminin açlıkla mücadelede sorununu çözmeyeceğini ve gıdaya erişimin de önemli olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla açlıkla mücadelede üretimin artırılması kadar gıdaya erişim de önemli olduğu bir dönemden geçiyoruz” dedi.

 

Gıda üretimini tehdit eden en büyük sorunlardan birinin kuraklık olduğunu belirten Çelik; “ Dünya Gıda Gününün bu yıl Su Hayattır, Su Gıdadır – Kimse Geride Kalmasın” teması altında kutlanıyor olması son yıllarda ülkemizde yaşanan kuraklık ve bunun tarımsal üretime olan etkileri konusunda farkındalık oluşturması bakımından önemlidir. FAO rakamlarına göre 2025 yılına kadar 1 milyon 800 bin insanın mutlak su kıtlığı olan ülke veya bölgelerde yaşaması bekleniyor. Ülkemizin de içerisinde bulunduğu Doğu Akdeniz havzasında bulunan bazı ülkeler kuraklık riski ile karşı karşıyadır. Nitekim son yıllarda yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklık bu durumu teyit eder mahiyetidir. Ülkemizde toplam tatlı su miktarının yüzde 70’i tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Son yıllarda tarımsal üretimimizi olumsuz düzeyde etkileyen kuraklıklar, düşen yağış miktarının azalması özellikle yoğun bir şekilde yer altı su kullanımına neden olmuş, bazı göllerimizde sular çekilmiş, sulak alanlarımızın bir kısmında su seviyesi azalmış, bir kısmı ise kurumuştur. Bu tablo gıda üretimi açısından oldukça sıkıntı verici bir durumdur” dedi.

Genel Başkan Çelik, açıklamasında gıda güvencesini ciddi manada tehdit eden kuraklığa karşı alınması gereken tedbirlere ilişkin şu ifadelere yer verdi;

Gıda güvencemizin sürdürülebilirliği için sulama suyunda tasarrufa gidilmesini, su kullanımının çok önemli olduğu tarımsal üretimde alternatif yöntemlerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Tarımda suyun daha verimli kullanımını sağlayan yüzde 65’lere varan oranlarda su tasarrufu yapan basınçlı sulama sistemleri hızla yaygınlaştırılmalıdır. Topraksız tarım uygulamaları, kurağa dayanıklı az su isteyen veya sulanmadan yetişebilen kültür bitkilerine ilişkin çalışmalar bir an evvel sonuçlandırılarak çiftçilerimize ulaştırılması sağlanmalıdır. Diğer yandan hayvancılığın ihtiyacı olan kaba yem üretiminde kuraklığa dayanıklı, daha az su tüketen korunga, buğday, arpa, darı, tritikale, yulaf gibi yem bitkilerinin üretimi teşvik edilmeli, kuraklığa dayanıklı olan yem bitkileri ile ilgili çalışmalar araştırma kuruluşlarınca yapılarak yetiştiricilere gerekli tavsiyelerde bulunulmalıdır. Aksi halde susuzluğun verdiği tahribatın faturası insanlarımızın gıda güvencesine çıkacaktır