Türk Askerinin Hatay’a girişinin 72. yıldönümü

moz screenshot 6 Türk Askerinin Hataya girişinin 72. yıldönümüMustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğü Türk Askerinin ’a girişinin 72. yıldönümünü düzenlenen etkinlikle kutlandı. Rektör Şerefettin Canda tarafından bu yıl ikinci defa düzenlenen etkinlik ’da Atatürk Anıtında gerçekleştirildi. Rektör Canda’nın Anıta çelenk koyması sonrası saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu.

Canda: Hatay’a Türk askerinin girişinin 72. Yılını üniversite olarak coşkuyla kutluyoruz

MKÜ Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda törende yaptığı konuşmada, “30 Ekim 1918′de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra  güzel yurdumuz düşman işgaline uğramış, ilk işgal edilen vatan topraklarından birisi de Hatay bölgesi olmuştur. Mustafa Kemal Paşa ise bu bölgeden ayrılan en son Osmanlı komutanıdır. Bölgeden ayrılırken de Hatay’ı, Misak-ı Milli sınırlarına dâhil etmiştir. Nitekim Mustafa Kemal Paşa, 1 Mayıs 1920 günü Meclis Kürsüsünde ‘…hudud-ı millimiz ’un güneyinden geçer’ diyerek, Hatay mıntıkasını misak-ı milli sınırları içerisinde gördüğünü net bir şekilde vurgulamıştır; ancak 20 Ekim 1921′de Türkiye ile Fransa arasında yapılan Ankara Anlaşması ile Hatay sınırlarımızın dışında kaldı. Ama bu Hatay’ın Anavatanının sınırları dışında kalacağı anlamına gelmiyordu. Nitekim Atatürk, 15 Mayıs 1923 tarihinde Adana gezisi sırasında Hataylılara; ‘Kırk asırlık Türk Yurdu düşman elinde esir kalamaz!’ diyerek duyarlılığının sürdüğünü belirtmiştir. Atatürk’ün bu düşüncesine paralel olarak Hatay halkının gözü kulağı Ankara’daki gelişmelerdeydi. Anavatandan ayrı kalan Türkler hiçbir zaman Ankara’dan ümitlerini kesmemiş, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın vaadine güvenerek heyecanla kurtuluş gününü beklemiştir. Bu süre içinde Hatay halkı, bütün dikkatiyle anavatandaki gelişmeleri takip etmiş, kalbi anavatan için çarpmış, gözünü anavatan üzerinden hiç ayırmamış, gerçekleşen tüm inkılâpları yakından takip ederek anında uygulamışlardır. 1936 yılını Temmuz ayına gelindiğinde Atatürk, ‘şimdi Antakya, yani sancak meselemiz var’ diyerek, şahsi davam dediği Hatay’ı aklından bir dakika bile çıkarmadığını Afet İnan’a söylemiştir. Nitekim Atatürk ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesine dayanarak, barışçıl yollarla çözmek istediği Hatay davasını aynı yıl içerisinde Milletler Cemiyetine taşımıştır. Bunun üzerine Milletler Cemiyeti olayı değerlendirerek Türkiye ve Fransa’yı uzlaştırmış, Hatay’ın, Suriye’den ayrı düşünülmesini kararlaştırmıştır. Bu yeni duruma göre, Fransa ve Türkiye Hatay’da belli miktarda asker bulundurabileceklerdi” dedi.

Hatay Devleti, büyük Atatürk’ün diplomatik zekâsının eseri olan bir Türk devletidir

Canda konuşmasında ayrıca, “İşte 5 Temmuz 1938′in önemi bu bağlamda ortaya çıkmaktadır. Zira Milletler Cemiyeti’nin yukarıda belirttiğimiz kararından sonra, Türk askeri Hatay’ın toprak bütünlüğünü ve siyasi statüsünü korumak için, Şükrü Kanatlı komutasındaki 48. Dağ Alayı’nı Hatay’a iki koldan sokmuştur. Birinci kol Payas; ikinci kol ise Hassa üzerinden Hatay’a girmiştir. 48. Dağ Alayı’nın Hatay’a girişi, Hataylılar tarafından coşkun bir şekilde alkışlanarak karşılanmıştır. Dolayısıyla 5 Temmuz 1938 tarihi Hatay halkının anavatanına kavuştuğu ve özlemini giderdiği tarihi bir doruk noktasıdır.  Bu olaylar sonrası, 2 Eylül 1938′de kurulan Hatay Devleti büyük Atatürk’ün diplomatik zekâsının eseri olan bir Türk devletidir. Bu devlet teşkilatını tamamladığında 29 Haziran 1939 tarihinde Hatay Millet Meclisi öz yurdu olan Türkiye’ye oy birliğiyle katılma kararı alarak kendi kendini feshetmiş ve anavatana katılmaya karar vermiştir. Bu arada Türkiye Milletler Cemiyeti tarafından Mandater devlet olarak atanan Fransa ile antlaşma imzalamış ve anavatana katılmanın gerek ulusal gerek uluslararası süreci tamamlanmıştır. 23 Temmuz 1939 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Hatay’a gelen heyetin huzurunda mahşeri bir kalabalıkla yapılan muazzam katılma merasiminden sonra son Fransız birliği de Hatay’ı terk etmiştir. Böylece Hatay Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vilayeti olmuştur. Gerek Hatay Devleti, gerekse Hatay Devleti’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması, Cumhuriyetin en büyük diplomatik zaferidir. Bu zaferin mimarı ulu önder Atatürk, kahramanları ise kahraman Türk ordusu ve engin vatanseverlik duygularıyla eşsiz tablolar yaratan Hatay halkıdır. Hatay sorunu olarak adlandırılan süreç, her şeyiyle Türk olan ve haksız yere işgal edilen bir bölgenin kan dökülmeden, hukuk kurallarına göre en uygun zamanda kurtarılmasıdır. Bu konuyu bütün ayrıntılarıyla bilimsel bir şekilde genç nesillere anlatmak hayati bir zorunluluktur. Mustafa Kemal Üniversitesi olarak Atatürk’ün Hatay için duyduğu heyecanın aynısını 72 yıl sonra duymaktayız. Atatürk’ün bize yüklemiş olduğu en büyük görevin ülkemiz ve Hatay için çalışmak olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle Mustafa Kemal Üniversitesi olarak Hatay’ın kalkınması, gelişmesi ve yaşamın her alanında yukarılara tırmanması uğraşında yerimizi almaktayız. Tüm Hatay’ı üniversite yerleşkesi ilan ederek Hatay’ın her karış toprağında bulunuyoruz. Hatay’a Türk Askerinin girişinin 72. yılını üniversite olarak coşku ile kutluyoruz. Hatay’a Türk Askerinin girişinin 72. yılı kutlu olsun” şeklinde konuştu.
Daha sonra Antakya Belediyesi Mehter Takımı gösterilerini sundu. Rektör Canda MKÜ halk oyunları ekibi ile birlikte halay çekerek Türk Askerinin Hatay’a girişinin 72. yılını kutladı.

060720104 11 Türk Askerinin Hataya girişinin 72. yıldönümü

Benzer Haberler

Etiketler: ,

Yazarımız admin Hakkında

Yorumunuzu Bırakın

Yazıya yorumunuzu bırakabilir. Geri bildirim yapabilir. Eğer yorumları uzatkan takip etmek isterseniz yorumlara abone olabilirsiniz.

Posta adresiniz asla yayınlanmayacaktır. Gerekli olan alanlar * işareti ile belirtilmiştir.

Security Code:

Fılm ızle

Valid XHTML 1.0 Transitional Sitemap

Hatay Iskenderun ve Antakya ile ilgili bütün haberler özgün şekilde haber birimimiz tarafından yazılmaktadır


| Antakya | Iskenderun | Hatay
Tatil turları Tur şirketlerinden alınır..