Samandağ Eğitim Sen Şubesi yaptığı yazılı açıklamasında; halk kesimlerine ve rle-şerek arttığını söyledi.
Bu şiddete tanıklık etmek istemeyenlerin de saldırıya uğradığının, 70 yaşında anaların ve babaların yerlerde sürüklendiğinin belirtildiği açıklamada, “Kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için geçtiğimiz yıl Ankara' ya yürüyen kadınların Urfa' da yaptığı basın açıklamasına polisin sert müdahalesi olmuş ve ardından 32 KESK'li kadın hakkında dava açılmıştır. Yine geçtiğimiz yıl KESK' in '25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü' öncesinde kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüzlere, çocuk istisma-rına dikkat çekmek amacıy-la başlattığı yürüyüşe 11 Kasım' da yine Urfa' da polis sert müdahalede bulunmuş, 38 kadın tartaklanarak gözaltına alınmış ve haklarında dava açılmıştır.
Tarih hep mazlumun, yoksulun, haklının ezildi-ğine, katledildiğine tanıklık etmiştir. 25 Kasımdan önce de sonra da haklarının peşine düşen, ezilmiş-liklerinin ve yoksulluk-larının hesabını soran kadın erkek; genç yaşlı her kesimden insanın uğradığı şiddete tanıklık etmiştir ve bu şiddet hiç azalmadan artarak devam etmiştir. Bu şiddetten nasibini en çok kadınlar almıştır. Yeri gelmiş köle olarak alınıp satılmış, yeri gelmiş fabrikalarda, tarlalarda ucuz iş gücü olarak emeği sömürülmüş, yeri gelmiş eve hapsedilmiş, ikinci sınıf muamelesi görmüş, aşağılanmış, dayak yemiş, tecavüze uğramış, cinsel bir meta olarak görülmüştür. Kendi gerçeğinin farkına varıp örgütlendiği anda da sistemin baskısıyla karşı karşıya kalmış, eylemlerde polisin saldırısına uğramış, yerlerde sürüklenmiş, tutuklanmış, katledilmiştir” denildi.
Bir yılda 143 kadın öldürüldü
Ülkemizde son bir yıl içinde kadına yapılan şiddetin istatistik verileri hakkında bilgi verilen yazıda; “2011 yılına ait istatistikler kadına yönelik şiddetin hiç azalmadan sürdüğünü ve giderek arttığını göstermiştir. Resmi rakamlara göre son bir yılda 143 kadın öldürülmüştür. 76 kadın uğradığı saldırılar sonucu yaralanmış, 82 tecavüz vakası mahkemelere intikal etmiştir. Yine resmi rakamlara göre her 100 kadından 16' sı cinsel şiddete maruz kalmış ve 2005 yılından bu yana 4 bin 190 kadın cinayete kurban gitmiştir. Eminiz ki gerçek rakamlar bunların çok üstündedir. Bütün bunlar bir utanç tablosu olarak karşımızda dururken bir utanç tablosu daha çıkıyor karşımıza. Devlet, devletin mahkemeleri, yasaları, tecavüzcülerden, saldırgan-lardan yana tavır alıyor. Bugün tecavüzcü Hüseyin Üzmez'i aklamıştır mevcut yasalar. Aralarında devletin temsilcilerinin de olduğu 26 kişi 13 yaşındaki N.Ç'ye tecavüz ediyor; devletin hâkimi 'Kendi isteğiyle para karşılığında yapmıştır.' diyor. Adli Tıp Kurumu da N.Ç'ye 'Ruh ve beden sağlığı bozulmamıştır' diye rapor veriyor. Bu ve bunun gibi birçok rapor mahkeme tarafından sanıkların, en az cezayı almaları için mahkeme kararlarına dayanak olarak kullanılı-yor. Benzer bütün davalar-da 'sanıkların iyi hali göz önünde bulundurularak…' deniyor.Tecavüz olayla-rında iyi hal aramak ancak kapitalist sistemin yarattığı kültürün bir ürünü olabilir. Tecavüz; yozlaşmanın, ahlaksızlığın, çürümenin en üst boyutudur. Bunu sadece feodal kültürle, törelerle, erkek egemenliği ile açık-lamak olaylara çarpık bak-mayı beraberinde getirir” açıklamalarına yer verildi.
En çok arananlar:
- kadına şiddet istatistikleri 2011
- kadın istatistikleri 2011
- kartopu lace örülüşü
- kartopu lace yapılışı
- 2011 2012 yıllarında kadına uygulanan şiddetin istatistiği
- kadınla ilgili istatistikler 2011 yılına ait
- kadınlar ile ilgili 2011 istatistik veriler
- kadınlar üzerine istatistik
- kadınlarla ilgili 2011 yılı istatistikleri
- kadınlarla ilgili istatikler




























