Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi halk arasında domuz giribi olarak bilinen Pandemik A H1N1 virüsü salgınının sürdüğünü ve yayıldığını belirterek, virüsün mutasyona uğramasının da aşıyla azaltılabileceğini belirtti.TÜRK Tabipler Birliği halk arasında domuz gribi olarak bilinen Pandemik A H1N1 virüsünü izlemek üzere kurduğu bilimsel danışma kurulunun 2 Aralık’ta yaptığı toplantının sonuç bildirgesini açıkladı.
Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından yapılan açıklamada, salgının sürmekte ve yayılmakta olduğu belirtilerek, “Salgınla mücadele etmenin iki temel bileşenine ilişkin zafiyet söz konusudur. Bunlardan biri korunmaya ilişkin uygulamalar, diğeri de tedaviye erişimle ilgili sorunlardır. Yetkililere korunma ve tedaviye ilişkin sorumluluklarını anımsat-mayı görev biliyoruz” denildi.
Devlet adamına yakışmadı
H1N1 aşısının uygulanması ile ilgili olarak önce Başbakanın ardından Milli Eğitim Bakanının aşı konusundaki olumsuz tutumları ve ifadelerinin devlet adamı sorumluluğu ile bağdaşmadığının belirtildiği açıklamada, “H1N1 aşısı için zaman geri sarmaktadır. Bugüne dek ölenlerin yüzde 90′ının aşı olsalardı ölmeyeceklerini bir kez daha belirtmekte yarar görüyoruz. Devlet adamlarının ve devlet kadınlarının bu konumun gerektirdiği ağırlık, ciddiyet ve sorumlulukla davranmaları gerekir. Aşı uygulamalarının arttırılması konusunda her türlü çaba gösterilmelidir”.
Aşı mutasyonu azaltıyor
“Basın yayın organlarında da yer alan “mutasyon” ya da “genetik değişkenlik” olayının ender görüldüğünü ve bu tür değişimlerin “aşıdan kaçan” suşlara neden olmadığını; yani aşının etkisiz kalmasının söz konusu olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca vurgulanması gereken önemli bir nokta da aşının yapılmasının mutasyon olasılığını azaltmasıdır. Aşı ne kadar yüksek oranda uygulanırsa mutasyon da o kadar az olacaktır”.
Tedaviye erişimle ilgili sorunlar
“Sağlık kurumlarına başvuruda alınan katkı payları nedeniyle, özellikle güvencesi olmayan hastalar Acil Servislere başvur-makta, bu ise Acil Ser-vislerin hasta yükünü arttır-maktadır. Sosyal güvencesi olmayanların ilaca erişimi konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Oysa Umumi Hıfzısıhha Kanununun 3. maddesinin 3. ve 4. bentleri ülkede bulaşıcı hastalık salgını çıktığında Sağlık Bakanlığının yetki ve sorumluluklarını tanımlamaktadır. Bu çerçevede Sağlık Bakanlığının salgın süresince katkı ve katılım paylarını kaldırması hem olanaklı hem de kaçınılmazdır”.
Yapılan açıklamalara sevinemedik
“Aşı üretimi konusunda Sayın Bakanın açıklamalarına ne yazık ki sevinemedik. Çünkü
ülkemizde bir aşı dolum tesisi açılmasıyla, Aşı Araştırma Geliştirme çalışmalarının yürütülerek kamunun güvencesinde aşı üretilmesi arasında dağlar kadar fark var. Biz yeniden ve ısrarla Türkiye’de kamu kurumlarında aşı AR-Ge çalışmaları yapılması, patent koruması nedeniyle erişemediğimiz ya da çok pahalıya satın aldığımız aşıların bu ülkede üretilmesi için bilgi birikiminin, insan gücünün var olduğunu, tek eksiğin ise siyasi irade olduğunu ifade etmek isteriz”.
Basın yayına sorumluluk düşmektedir
“Türk Tabipleri Birliği oluşan güvensizlik salgınından derin endişe duymaktadır. Bu konuda sorumlu gazetecilik ile halkın doğru bilgilendirilmesi konusunda basın yayın organlarının temsilcilerine de önemli bir sorumluluk düşmektedir” denildi




























