Organizasyonunu Hataylı yazarlar-dan Burhan Gü-nel'in yaptığı ve iki yıl önce kaybettiğimiz şair Ş.Avni Ölez adına düzen-lenen şiir ödülü, bu yıl Derya Yıldız'ın "Odalarda Bir Kandil" başlıklı dos-yasına verildi. 1980 Diyar-bakır doğumlu olan şair İstanbul'da Edebiyat Öğretmenliği yapıyor.
İlk kez bu yıl, Ş.Avni Ölez Şiir Emeği Onur Ödülü ise Ali Yüce'ye verildi. Ankara'da Kurgu Kültür Merkezi'nde düzenlenen ödül törenine, rahatsızlığı nedeniyle katılamayan Ali Yüce'nin ödülünü, hem-şehrisi ve yakın dostu Müslüm Kabadayı aldı ve daha sonra şairi evinde ziyaret ederek kendisine verdi. Bu değerbilirlikten büyük bir mutluluk duyan Ali Yüce, tüm şiir severlere ve Hataylılara selamlarını gönderdi.
Ödül töreninde Ali Yü-ce'nin şiiri üzerine Müs-lüm Kabadayı ve Ahmet Özer birer konuşma yaptılar.
Törende konuşan Müslüm Kabadayı, 1928'de Yayla-dağı'nın Hisarcık köyünde dünyaya gelen Ali Yü-ce'nin, Şeytanistan (1976) romanında geri ve cahil bıraktırılmış bir coğraf-yanın özelliklerini, Fran-sız emperyalizminin sömürgeci politikasını, kendisinin o karanlıktan Köy Enstitüsü sayesinde nasıl aydınlığa kavuş-tuğunu anlattığını söyledi.
Kabadayı, “Kendisini 'halkoğlu', şiirlerini de 'halk çiçekleri' olarak dile getiren Ali Yüce, şiire dair şöyle der dizelerinde: "Dilimin uygarlığıdır şiir/ Sevmek gönlümün uygarlığı/ Nice öldürseniz ağlamam/ Yağmurlu ve çiçekli bir havada/ Top-rağa kahkaha dolmuşum"
Onun, "kahkaha dol-muşluğu" yaşamının her alanında görülür. İnce alayı, en sert eleştirileri, güncele dair betimle-meleri, alışılmadık bağ-daştırmalarla dile getirir. Yabancılaşmaya, sömür-geciliğe de bu mizah anlayışıyla taşlarını atar.
"Avrupa'da ameliyat edi-len sivilce/ Cilve hanımın sayın bacağına/ Ne zaman onur verdiniz/ Kahvaltısı Amerika'dan gelen köpek/ Bu şiiri nasıl buldunuz?"
Birbiriyle ilgili sözcükleri farklı çağrışımlar yarata-cak biçimde tespih dizer gibi dizelere yarleştiren, bu nedenle de "boncuk şiir" denen bir şiir dili kurar:
"Ayran ekmek tarhana biber bulgur / Keçi inek oğlak buzağı Bekir çoban / Ayak çarık diken soğuk sıcak dana/ Öküz böğelek iniş yokuş çakrak ova/ Bir de kendini yuvarlak sanan dünya…"
Her kitabıyla yeniden doğduğunu da vurgulayan Ali Yüce, 24 kez doğmayı becermiş bir şair olarak, gerçekten "şiir emeği" ödülünü çoktan hak et-miştir. Hayattayken sanat-çıların kıymetini bilen bir toplum, ancak geleceğe kültürünü taşıyabilir. Bu törene emeği geçenleri kutluyor, örnek teşkil etmesini diliyorum” dedi.
Ali Özer'de, Ali Yüce'nin okuması için özendirilen çocukların yaşadığı bir çağda, başlangıçta okuması engellenen, sonrasında kaçıp sığındığı Düziçi Köy Enstitüsü'nü cennet bilen bir değer olduğunu belirterek, “Bilinç ve yeteneğinin dar kalıpları kırması, onu köy öğretmenliğinden İngiliz-ce öğretmenliğine taşır. Sonrasında bütün yaşamı-nı edebiyata adar. Şiir, çocuk şiirleri, anı-roman ve deneme-inceleme türlerinde yapıtlar verir. Şiirlerini halk kültüründen mayalayan, “şaşırtıcı buluşlar ve kendine özgü imgelerle donanmış şiirler yazan” Ali Yüce'nin “Antakya Çarşıları” doğup büyüdüğü coğrafyaya gönül borcunu ödeme anlamı taşır. 95 sayfadan oluşan “Antakya Çarşı-ları”nda şairin 37 şiiri yer alır. Ali Yüce, söz konusu kitapta, “Antakya Çarşı-ları”nın yanı sıra “Sefer-berlik Türküleri”yle mem-leketinin farklı kesimlerini ele alır; bu görüntülerde yer alan insanların yaşam karşısındaki yerine, sınıflar arasındaki uçuru-ma gönderme yapar.
Ali Yüce, sözcükleri nakış gibi kullanarak şiirin alnına yerleştirir. Güldü-rürken düşündüren, okura özgün düşler kurduran, yaşamın içindeki insana toplumsal sorumluluklar yükleyen Ali Yüce, tam bir söz ustasıdır.
Antakya Çarşıları'nda şu dizelerle karşılaşırız: Bağları bahçeleri içe içe / Öpe öpe dağları tepeleri / Geçtim Antakya ova-sından /Giyinip kuşandı bozkırlar / Renkler kokular sürünüp / Tür-külerle ezgilere / Akde-niz'e gelin geldi.
Ali Yüce, iyi bildiği toprağının insanını yöre-nin doğasıyla iç içe verme-ye çalışır. Aşkın, sevdanın, Asi'nin, Akdeniz'in büyüsü; bir genç kız yürüyüşüyle bütünleşir: “Antakya'ya girerken / Basma fistanlı bir kız gördüm / Eteği yerleri süpürür / Saçları hem kara hem uzun / Asi ırmağıyla birleşip / Akdeniz'e dökülür / Gemiciler aklınızda olsun"
En çok arananlar:
- ali yüce
- hataylı şairler
- alı yuce antakyalı saır
- ali yüce şiirleri
- HATAYLI BİR ŞAİR
- hataylı yazarlar
- onur ali̇ yüce
- şiir emeği




























