Evet sevgili okurlar bu hafta sizlerle bir köşe yazısıyla değil, güzel bir röportaj ile buluşmak istedim…
Evet sevgili okurlar bu hafta sizlerle bir köşe yazısıyla değil, güzel bir röportaj ile buluşmak istedim…
Röportajımız eminim bizlere ışık tutacak, iyi örnek olacak ve alkış tutmamızı sağlayacak…
Köşe yazılarımda sizlerle sohbet etmek elbette benim için büyük bir haz, ancak bu röportajımızda sohbet edeceğimiz kişi saygıya ve takdire değer bir insan…
Eminim ilgiyle okuyup, takip edeceksiniz röportajımızı…
Evet bu haftanın birkaç gününü bize ayırdı, Dursunlu Belediye Başkanı Sayın Selahattin Altınöz…
Benim ilk röportajım ve doğrusu, yaptığı güzel işlerle hiçbir zaman ön plana çıkmak istemeyen, reklam yapmayan ve herkese iyi örnek olabilecek bir Belediye Başkanı ile yapacağım bu röportaj beni gerçekten heyecanlandırdı…
Açıkçası bu röportajı yaptığım için de kendimi çok şanslı hissediyorum…
Değerli insanlarla paylaşım içine girmek ve bu paylaşımları sizlere yansıtmak, sizlerle birlikte idrak etmek gerçekten bizler için önemli…
Bu nedenle Sayın Altınöz’e bize zaman ayırdığı için teşekkür ederim.
Evet sevgili okurlar,
lafı fazla uzatmadan dünkü röportajımıza devam etmeye
ne dersiniz?
Alev Öksüz: Sayın Altınöz, son günlerde beldenizdeki taş ocaklarıyla ilgili çıkan haberler üzerine bizlere düşüncelerinizi aktarabilir misiniz?
Selahattin Altınöz:
Ne yazık ki Dursunlu Beldesinin Taş Ocaklarıyla başı dertte. Doğası bozuldu, kaynak suları, yer altı suları etkilendi. Yolları çöküyor, tozdan gürültüden rahatsız olmayan yok. Beldemin ana yolunda, Sümerler mahallesi dahil adeta bir kamyon trafiği anarşisi yaşanıyor. Şuan iki adet taş ocağı maden arama yasasına dayanarak faaliyetlerini beldemizde sürdürmektedir.
Bu ocaklardan kaynaklanan zarar ve sıkıntıların yerel basına taşınması; “Yerel seçimlere kısa bir süre kala” farklı amaçları hedeflese de benim ve belediyemizin suçlanmasına rağmen üzülmedim, sevindim…. Konu kamuoyunun ilgisine aktarılmış oldu. Bununla ilgili duyarsız kaldığımız asla doğru olmadığı gibi, altını çizerek kararlılıkla belirtiyorum ki “Dursunlu Belediyesinin öncülüğünde; ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla temasa geçerek halkımızın rahatı, refahı ve esenliği için gereği neyse yapacaktır.
Bu bağlamda; yerleşim alanına yakın taş ocağının çalışmasına (50 yıldır faaliyette) ilgili tüm kurumlardan izinli, süreli ve bozulan araziyi tavsiye etmek üzere belediyemize istenen bütün taahhütleri noter onaylı vererek çalışmaktadır.
Basında fotoğrafları görülen arazi çatlakları kendi çalışma sahasında olup, herhangi bir konutu etkilemesi söz konusu değildir.
Çalışma saatleri; Kamyon çıkışları toz ve gürültüyle ilgili önlem alınması ve kontrolü daha sıkı ve düzenli yapılacaktır.
Diğer ocaksa, kadastrol olarak belde sınırları dışında, ancak yolu tamamen belde içindedir.
Belediyemiz teftiş eden içişleri bakanlığı kontrolü, resmi teftiş raporundaki ikazları doğrultusunda, Dursunlu Belediye Meclisinin aldığı karar gereği alternatif yolun açılması sağlanarak verilen zarar inlenecektir. Kimsenin ekmeğine, işine, aşına zarar verme gibi bir niyetimiz yoktur, olamaz… Ama Dursunlu halkının gördüğü zararın giderilmesi Dursunluyu seven her ferdin kaçınılmaz bir sorumluluğu vicdani borcudur.
Alev Öksüz: Sayın Başkanım, beldede yaptığınız çalışmalardan bir tanesi de Hızır Türbesinin (ziyaret yolu) yolu… Bize bu çalışma hakkında bilgi verir misiniz?
Selahattin Altınöz: Hızır türbesi yolu, kaymayı inleyecek özel üretilmiş tırtıllı yüzeye sahip kalın parkeyle döşendi. Bildiğiniz gibi yol çok dik ve virajlı… (Döşeme işçiliğini üstlenen hayırsever insanlara yürekten teşekkür ediyorum.) Bu arada şunu da belirtmeliyim ki yine bir hayırseverin katkısıyla mekanın su sorunu da çözülmüştür.
Alev Öksüz: Bir yorganı tek tarafa çekmek gibi bir şey…
Hemen başka bir soruya geçelim: “Başarılı bir belediyecilik yaptığınız herkesçe biliniyor. Bu bağlamda bilgi ve birikiminizi başka belediyelerle paylaşmayı düşünüyor musunuz?”
Selahattin Altınöz: Bu kent hepimizin… Antakya ve çevresindeki belediyelerle kentimiz bir bütündür. İdari bölünmüşlük var ama arada bir sınır ya da fiziki engel yoktur. Bu anlayışla planlama dahil, kentin tüm hizmetlerini kapsayacak daha düzenli, daha verimli, daha sistemli, daha disiplinli bir çalışma ve paylaşma anlayışıyla kentimize çok daha yararlı olabileceğimizi düşünüyorum. Bu şekilde tarihteki adı; Doğu’nun Kraliçesi olan kentimizi hak ettiği ihtişama kavuşturma şansımız olur. Bu konuda üzerimize düşecek her sorumluluğu yapmaya gönüllüğüm.
Alev Öksüz: Eminim herkesin sizden öğreneceği bir çok detay var…
Sayın Altınöz, yine röportajımız öncesinde yaptığım sohbette 10 yıldır tatil yapmadığınızı söylediniz, peki bu yoğunlukta ailenize yeteri kadar vakit ayırabiliyor musunuz?
Selahattin Altınöz: Aslında bu soruyu eşim ve çocuklarıma sorsanız çok net bir yanıt alırsınız ve alacağınız yanıt da; eminim ki bu zamanı ayıramadığım yönünde olur.
Özellikle oğlumun biraz alaylı, biraz sitemkar, biraz da isyankar bir tavırla şu sorusunu hiç unutamıyorum: “Babacığım, herhalde bizim de babamızla arada bir de olsa birlikte sinemaya, Luna Parka veya pikniğe gitmeye hakkımız var, değil mi, bir daha belediye başkanı olma?!”
Alev Öksüz: Oğlunuz haklı tabii… Ama bu ülkenin sizin gibi belediyecilik yapan insanlara ihtiyacı var…
Peki boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz, diye bir soru sorsam size?..
Selahattin Altınöz: Hiç boş zamanım yok. Belediye Başkanlığının yanında mesleğimi de sürdürmeye çalışıyorum.
Günlük gazeteleri, özellikle Cumhuriyet’i okumadan uyuyamam. Bu da gece yarılarını aşar çoğu zaman. Ama şunu da belirteyim ki; her sabah yürüyüş sporumu asla aksatmıyorum. Öncelikle sağlığımız için gerekli.
Alev Öksüz: Bu yoğunluğa sporu sıkıştırmanız güzel…
Peki bizlere yurt dışı günlerinizden bahseder misiniz?
Selahattin Altınöz: İki kez yurtdışına çıktım. 1983’te Suudi Arabistan’a Mimar olarak gittim. Oralarda çalışmak çok zordu ama katlandık, başardık. Çok güzel işler yaptık ve para da kazandık. O yıllarda Mustafa Kemal’in bildiğimizden ve bize öğretilenden çok daha büyük bir önder olduğunu oralarda bir kez daha görmüştüm.
Yurtdışına ikinci çıkışım; özellikle çağdaş belediyeciliği, arıtma sistemlerini ve şehircilik anlayışlarını yerinde görmek ve bilgilenmek üzere Avrupa’nın 7 ülkesine oldu. (Hollanda, Lüksenburg, İsviçre, Belçika, Fransa, Almanya ve İtalya)
Şunu anladım ki; ülkemiz çok güzel, insanlarımız çok sevecen ama çoookkk çalışmamız gerekiyor çookkkk…
Alev Öksüz: Sayın Altınöz, bizleri Dursunlu’nun Sesi Dergisi – Paylaşım Formu hakkında bilgilendirir misiniz?
Selahattin Altınöz: Dursunlunun Sesi Dergisi sevgi dolu, duygu dolu müthiş bir gönül projesi… Maddi, manevi her şeyin yazısı, çizgisi, düzeni sayfası, baskısı tamamen bizimdi.
Tamamen halkı doğru bilgilendirmek içindi her şeyi.
Sürdüremedik, ara vermek zorunda kaldık. Ancak şimdi çok güzel müthiş bir sitemiz var. Dursunlu paylaşım formu, çok güzel bir tartışma, paylaşma, bilgilenme ve bilgilendirme platformu….
Hem dergide hem formda bizlere katkı veren meclis üyelerine, tüm dostlara ve özellikle ama özellikle Nazmi kardeşime bitmez tükenmez eforundan dolayı sonsuz teşekkürler…




























