Radyoaktif maddelerin yan etkisi yok

Nükleer Tıp’ta kullanılan radyoaktif maddelerin, insan hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir çalışma olduğunu söyleyen, Mustafa Kemal Üniversitesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç.Dr. Hülya Peker Yalçın, nükleer tıp’ta kullanılan radyoaktif maddelerin alerjik, toksik yan etkisinin bulunmadığını söyledi.
Mustafa Kemal Üniversitesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç.Dr. Hülya Peker Yalçın, Nükleer Tıp’ta kullanılan radyoaktif maddelerin alerjik, toksik yan etkisinin bulunmadığını söyledi.
Nükleer Tıp’ta kullanılan radyoaktif maddelerin, insan hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir çalışma olduğunu söyleyen Yalçın, bu yöntemin, kolay ve rahat bir tedavi olanağı olduğunu, insan hastalıklarının tanı ve tedavisi ile uğraşan bir tıp dalı olan Nükleer Tıp branşının, hastalıkların tanı ve tedavisinde her geçen gün artan bir oranda uygulanmakta olduğu ifade etti.

Faydaları anlatılmalı
Her yıl 3  9 Ekim tarihleri arasında kutlanan Nükleer Tıp Haftası’nda yapılan tüm etkinliklerde, Nükleer Tıp branşının birçok hastalıkta, hasta için son derece kolay ve rahat bir tedavi olanağının da sunulduğunu belirten Yalçın, Nükleer Tıp branşının daha
Geniş kitlelere tanıtılması ve faydalarının anlatılması gerektiğine değindi.

Tanı ve tedavi
Mustafa Kemal Üniversitesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç.Dr. Hülya Peker Yalçın, yaptığı açıklamasında “”Nükleer Tıp, radyoaktif elementlerle işaretli kimyasal moleküller ve biyolojik materyaller yardımıyla, insan hastalıklarının tanı ve tedavisi ile uğraşan bir tıp dalıdır. Yüzyılı aşkın bir süredir insanlığın yararı için kullanılmakta olan radyoaktivite, hastalıkların tanı ve tedavisinde her geçen gün artan bir oranda uygulanmakta, başka hiçbir yöntemle sağlanamayacak bilgilerin elde edilmesinin yanı sıra, birçok hastalıkta hasta için son derece kolay ve rahat tedavi olanağı da sunmaktadır” dedi.

Türkiye’de 60′larda başladı
Nükleer Tıp’ın tarihçesi hakkında da açıklamalarda buluna Yalçın “Nükleer Tıp’ın tarihçesi 1800′lü yılların başında İngiliz kimyager John Dalton’un atom teorisini ortaya atmasına, Alman Wilheim Konrad Roentgen’in 1895′de X ışınlarını bulmasına, 1928′de Amerika’da Ernest Lawrence’ın siklotronu yapmasına kadar uzanmaktadır. Nükleer tıp gelişimindeki en önemli adım 1934 yılında Marie Curie’nin yapay radyoaktiviteyi keşfetmesidir. Ancak birçok tarihçi nükleer tıbbın gerçek başlangıcı olarak radyoaktif iyodun toksik guatr (zehirli guatr) tedavisinde kullanılmaya başlandığı 1940′lı yılları göstermektedir. Halen nükleer tıp görüntülemelerinde en sık kullanılan radyoaktif madde olan teknesyum yapay olarak 1937 yılında üretilmiş, 1965 yılından sonrada ticari üretim, dağıtım ve kullanımı başlamıştır. Takip eden yıllarda farklı ajanlar bulunarak nükleer tıp günümüze kadar süren hızlı gelişmesine başlamıştır. Türkiye’de Nükleer Tıp’ın başlangıcı Avrupa ve Amerika’yla
birlikte 1960′ların sonu 1970′lerin başına uzanmaktadır” diye konuştu.

Tanısal işlemler
Yalçın, Nükleer Tıp’ta yapılan tanısal işlemler ve tedavileri hakkında ise “Yapılan tanısal işlemler: perfüzyon-ventilasyon sintigrafisi,
Beyin sintigrafisi, Kinetik statik böbrek sintigrafisi (DTPA veya MAG-3 ile), Statik böbrek sintigrafisi, Kalp ve dolaşım sistemi sintigrafileri, MUGA, radyonüklid anjiografi, Lenfosintigrafi, Kemik sintigrafileri, Tiroid sintigrafisi, Tiroid uptake testi, Hepatobiliyer sintigrafi, Gastroözafageal
reflü sintigrafisi, I-131 tüm vücut
tarama. Nükleer Tıp birimlerince yapılan : Radyoaktif İyot-131 ile diferansiye tiroid kanseri ve hipertiroidi tedavisi, hastalarında ağrılı kemik metastazı tedavisi,  Eklem tedavi, Nöroendokrin tedavisdir” dedi.

Radyasyon emin ellerde olursa yararlı
Nükleer tıp ile ilgili dernekler ve faaliyetlerini de açıklayan Mustafa Kemal Üniversitesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç.Dr. Hülya Peker Yalçın “Nükleer Tıp ile ilgili derneğimiz Türkiye Nükleer Tıp Derneğidir. Derneğimiz Türkiye’de radyasyon ile tedavinin hem hekimlerimize, hem de topluma anlatılmasın da, radyasyonun zararlarının
ve radyasyon ile ilgili eğitimlerin verilmesinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca radyasyonun sadece zararları olmadığını eğer
emin ellerde kullanılırsa toplumların
sağlıklı yaşamasına yardımcı olduğunu her
Türlü platformda anlatılması sağlamaktadır” şeklinde konuştu.

’da 2009′da başladı
Hatay’daki nükleer tıp merkeziyle ilgili de konuşan Yalçın “Hatay’da 2009 yılına kadar Nükleer Tıp merkezi bulunmamaktaydı. Ancak 2009 yılı Şubat ayından itibaren Mustafa Kemal Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı hasta kabul etmeye başladı. Daha öncesinde hastalarımız Adana ve Gaziantep’te bulunan devlet, üniversite ve özel merkezlere gitmek zorunda kalıyorlardı. Şu anda devlet hastanesi bünyesinde hizmet alımı şeklinde hizmet veren ve üniversitemizde iki Nükleer Tıp merkezi hizmet vermektedir” dedi.

Faaliyetler hakkında bilgi verdi
MKÜ’de nükleer tıpla ilgili yürütülen faaliyetlerle ilgili bilgiler de veren Yalçın “Üniversitemizde yukarıda bahsettiğim tetkiklerin büyük çoğunluğu yapılmaktadır. Ancak gamma probe ve
PET-CT cihazlarımızın olmaması nedeniyle bu cihazlar ile yapılan tetkikleri şu anda yapamıyoruz. İnanıyorum ki
bu çok yakında halkının da destekleri ile bu tetkikler de üniversitemiz
Nükleer Tıp merkezinde yapılabilecektir” diye konuştu.

Halkımızın hizmetindeyiz
Yalçın, Nükleer Tıp Haftasıyla ilgili bölgemizde yapılan etkinliklerden de bahsederek, açıklamsında “Antakya Belediye Başkanı Sayın Doç. Dr. Lütfü Savaş ve Antakya İşadamlarından Sayın Metin Urhan beyin destekleri ile Antakya’da billbordlarda Nükleer Tıp Haftası (3-9 Ekim) olması nedeniyle posterler asıldı. Ayrıca yerel gazetelerde bu hafta dolayısı ile Nükleer Tıp tanıtımları yapılıyor.  Mustafa Kemal Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda Türkiye’de ilk kez hizmete giren Siemens firmasının en son ürettiği Symbia-S modelinde gamma kamera bulunmaktadır. Şu anda Hatay il sınırlarında ancak üniversitemizde bulunan bu cihaz ile guatr,kalp, kemik, böbrek,
beyin gibi pek
Ççok organın görüntülemesi yapılabilmekte olup ayrıca guatr hastaların tedavisinde kullanılan iyot tedavisi öncesi yapılması gereken iyot tutulum oranının hesaplamasını yapan cihazlarımızda Hatay halkının hizmetindedir” diye konuştu.

091020106 11 Radyoaktif maddelerin yan etkisi yok

En çok arananlar:

Benzer Haberler

Etiketler: ,,,,,,

Yazarımız admin Hakkında

Yorumunuzu Bırakın

Yazıya yorumunuzu bırakabilir. Geri bildirim yapabilir. Eğer yorumları uzatkan takip etmek isterseniz yorumlara abone olabilirsiniz.

Posta adresiniz asla yayınlanmayacaktır. Gerekli olan alanlar * işareti ile belirtilmiştir.

Security Code:

Fılm ızle

Valid XHTML 1.0 Transitional Sitemap

Hatay Iskenderun ve Antakya ile ilgili bütün haberler özgün şekilde haber birimimiz tarafından yazılmaktadır


| Antakya | Iskenderun | Hatay
Tatil turları Tur şirketlerinden alınır..