Hatay’a Plastik Cerrahi Profesörü geldi. 2 Aydan beri MKÜ Araştırma Hastahanesinde göreve başlayan daha önce Japonya’da da çalışan Prof. Dr. Mehmet Oğuz Yenidünya,
Hatay’a Plastik Cerrahi Profesörü geldi. 2 Aydan beri MKÜ Araştırma Hastahanesinde göreve başlayan daha önce Japonya’da da çalışan Prof. Dr. Mehmet Oğuz Yenidünya, en son görev yaptığı Ankara’dan Şerefettin Canda’nın teklifi üzerine Antakya’da görev yapmaya başladı.
Prof. Dr. Mehmet Oğuz Yenidünya eskiden MKÜ rektörü Şerefettin Canda’nın öğrencisi olduğunu ve eğer Şerefettin Canda’nın haricinde burada görev yapan başka bir rektör olsaydı buraya kesinlikle gelmeyeceğini sözlerine ekledi.
İki ay içerisinde 22 ameliyat yaptığını ifade eden YENİDÜNYA yaptığı açıklamada, “Plastik Cerrah demek problem çözen demektir” dedi. YENİDÜNYA açıklamanın devamında ise şu sözleri dile getirdi: “Tıpta uzmanlaşmak ve branşlaşmak 1870-1880 yılları arasında gerçekleşti ve ilk plastik cerrahi kliniği 1918′de İngiltere’de kuruldu. Hollanda’da 1950′de ve ülkemizde de 70′li yıllarda kurulmaya başlandı. Dünyada plastik cerrahinin henüz plastik cerrahi olarak adının konmadığı ancak plastik cerrahi ameliyatlarının yapıldığı yıllarda Amasya’da yaşamış büyük Türk hekimi Şerefettin Sabuncuoğlu da var.
Dünyada plastik cerrahinin ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkması ilk kez 1880 İngiltere’de oluyor. Ülkemizde bugün artık bir çok şehirde plastik cerrahi uzmanı olduğu gibi bir çok üniversitede de plastik cerrahi anabilim dalları var.
Plastik cerrahinin plastik kelimesi ile normal sıradan plastik kelimesi arasında bir benzerlik var. İkisi de işlemek, şekil vermek veya işlenebilir şekil verilebilir demek. Ama biz plastik cerrahi işini yaparken zannedildiğinin aksine plastik malzemelerden çok az yararlanırız. İnsan vücudunu işleyip ona şekil verirken yine insanın kendi dokularından yararlanarak bunu yapmaya çalışıyoruz” dedi.
Yenidünya, “Plastik cerrahinin kurumsal ismi, plastik-rekonstrüktif ve estetik cerrahidir. Buradaki rekonstrüktif lafı yeniden yapmak anlamına gelir. Yani bozulmuş olanı yeniden yapmak. Örneğin meme kanseri sonrasında kaybedilen memeyi yeniden yapmak gibi. Aslında plastik cerrahide bu tür onarımlarda varolan dokuların tıpa tıp aynıları da pek yapılamaz. Az önceki örnekte olduğu gibi mesela meme yapıyoruz derken, süt verebilecek bir meme yapıyor değiliz. Böylece aslında memeye benzer bir doku yapıyoruz demek daha doğru olabilir.
Estetik cerrahide ise, insanlar fazladan bir şey talep ederler. Daha güzel veya alımlı gözükmek için ameliyat olurlar. Bu nedenle estetik cerrahi bir takım özel ve tartışmaya açık sorunları beraberinde getirir. En başta şunu söylemek lazım, estetik cerrahi en tehlikeli cerrahidir. İnsanlar mutlu olmayabilirler. Aslında güzellik bakanın gözündedir. Ve böylece herkesin fabrikadan çıkmış gibi aynı buruna, aynı göğse, aynı dudağa sahip olmasını da iyi bir yere koyamayız.
Plastik cerrahide temel sorun aslında bir noksanlıktır. Dışarıdan fark edilebilen bir doku noksanlığı vardır. Bu noksanlık hem işlevsel hem de görünüme ait sorunlara yol açabilir ve bu nedenle ameliyat gerekebilir. Böylece diyebiliriz ki doğumdan itibaren ölüme kadar, dışarıdan fark edilebilen ve vücutta şekil ve işlev kusuruna yol açan her sorun, tepeden tırnağa kadar plastik cerrahinin konusuna girer. Burada çok ilginç olabileceği için şunu da hatırlatmak isterim, ölüde bile plastik cerrahi müdahalesi gerekebilir. Japonya’da yanında çalıştığım hocam Prof. Dr. Yoshiaki Hosaka, bir defasında tavşan dudaklı olarak doğan ve vefat eden çocuklarının cenaze töreninde kusurlu gözükmemesi amacı ile ailesi tarafından ameliyat ettiklerini anlatmıştı.
Dudak ve damak yarıkları, doğuştan el ve ayak kusurları, el hastalıkları, deri kanserleri ve her türlü deri tümörleri, yanıklar ve yanıklara bağlı sorunlar, yatak yaraları, yüz kemiklerinin kırıkları, çene deformiteleri ve hastalıkları, cinsel organların dışarıdan gözüken kusurları, erkek çocuklarında idrar yapma deliğinin normalden farklı bir yerde olması, memeye yönelik kanser dışında kalan her türlü cerrahi işlem, trafik kazaları sonrasında ortaya çıkabilen her türlü büyük yara hep plastik cerrahinin ilgi alanına girer. Plastik cerrahi aslında problem çözücü bir branştır. Hemen her kliniğin plastik cerrahiden alacağı bir yardım olur. İyi bir plastik cerrahi kliniği diğer klinik çalışanlarının zor anlarında hep yanlarında olmuştur. Bakın örneklerle bunu açıklayalım: Nöroloji kliniğinde beyin kanaması sonrası yatan insanda yatak yarası gelişir ve plastik cerrahiden yardım istenir. Endokrinoloji kliniğinde şeker hastası takip edilirken ayakta yara açılır ve plastik cerrahiden yardım istenir. Genel cerrahi kliniğinde meme kanserli hastanın memesi çıkartılır ve plastik cerrahiden yardım istenir. Ortopedi ve travmatoloji kliniğinde iyileşmekte inat eden bir kırık olur ve plastik cerrahiden yardım istenir. Kalp cerrahisi kliğinde baypas ameliyatı olur ve göğüs duvarında yara açılır plastik cerrahiden yardım istenir. Bu örnekleri böylece çoğaltabiliriz” dedi.
Yenidünya, “Hatay; büyük, tarihi önemi olan güzel bir şehrimiz olmasına ve üniversitenin kurulmasından bu yana 10 yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, plastik ve rekonstrüktif cerrahi anabilim dalı burada yoktu. Üniversitenin yeni rektörü ki ben kendilerinin 25 yıl önce talebeleri idim, bu üniversite hastanesini çalışkan ve başarılı bir kurum haline getirmek amacı bu eksikliği görmüş ve beni buraya davet ettiler. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin özellikle ilk 5-10 yıllık mezunları arasında Şerefettin Canda hocaya karşı güzel duygu ve düşünceler taşımayan çok az insan olabilir diye düşünüyorum. Ben de onlardan biri olarak burada plastik cerrahi kliniğinin kurulması ve bölge insanının bu tür ameliyatlar için başka şehirlere taşınmak zorunda kalmaktan kurtulmalarına katkıda bulunabilirsem vazifemi yapmış olacağım. Buraya Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden geldim. Buraya bir şekilde insanlar kolay gelmek kararı veremiyorlar ve bunda burasının bir sınır vilayeti olmasının rolü olabilir diye düşünüyorum.
Halihazırda yardımcı personel, hemşire ve doktor ihtiyacımız var. Bunların Şubat ayından itibaren kısmen giderileceğini öğrendim. Başhekim bey de her zaman yanımda ve bana destek oluyor. Cerrahi malzeme olarak, alet olarak temel ihtiyaçlarımız hızlı bir şekilde karşılandı.
Bazı ihtiyaçlarımızı da zamanla gidereceğiz. Şu anda 4 yataklı bir kliniğimiz var. Haftada bir ameliyat günümüz var ve dün yedinci ameliyat günümüzdü.
Şimdiye kadar 22 ameliyat yapmış olduk. Bunlar iyileşmeyen sırt yaraları, deri kanserleri, doğumsal el sorunları, yüzde ortaya çıkan tümörler,
Yanık ve geç dönem sorunları şeklinde hastalardan oluşuyordu. Yakında yeni hastanenin de açılması ile birlikte her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu
En çok arananlar:
- mehmet oğuz yenidünya
- oğuz yenidünya
- hatay plastik cerrahi
- dr mehmet oğuz yenidünya
- mkü plastik cerrahi
- mehmetoğuzyenidünya
- ankara atatürk eğitim ve araştırma hastanesi
- hataydaki plastik cerrahlar
- Hatay estetik cerrah
- mkü araştırma hastanesi plastik cerrahi





























1 Yorum
merhaba sağolun bilgileriniz için ama merak ettiğim bi antlaşma varmı yani ne zaman gidicek profösörümüz bilinmekte mi yoksa ben yaz tatilimde yaptırabilicekmiyim operasyonu?