Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Hatay İl Temsilcisi Yılmaz, Antakya Gazeteciler Cemiyetinde bir basın açıklaması yaparak, Güzelburç Beldesinde 129 dönümlük birinci sınıf Mera arazisinin DSİ, TEMA ve Ziraat Mühendisleri Odasının ret oylarına rağmen alınan kararla Mera vasfından çıkarıldığını açıkladı.
Hatay birinci sınıf mera arazilerinden yoksun mu bırakılmak isteniyor
Kısa süre önce Hatay’a kazandırılması planlanan ancak son bir karar değişikliğiyle iptal edilen Kampus Hastane Projesinin tekrar işlerlik kazanması için çalışmalarını sürdürürken Hatay’ın sadece kampüs hastane projesinden değil, ayrıca birinci sınıf mera arazilerinden de yavaş yavaş yoksun bırakıldığını ortaya çıkardı. Bağımsız kamu görevlileri sendikaları konfederasyonu Hatay İl Temsilcisi Metin Yılmaz geçtiğimiz aylarda İl Mera Komisyonu tarafından Güzelburç beldesi 12 parsel 19 paftada bulunan ve 129 dönüm birinci sınıf mera olan AKŞİT merasının Toprak Komisyonunda DSİ, Tema ve Ziraat Mühendisleri Odalarının ret cevaplarına karşın mera vasfından çıkarıldığını belirtti.
Yılmaz, yaşanan bu gelişmeler ışığında Tarım Bakanlığı Çay Mera ve Havza Daire Başkanlığına dilekçe vererek kararın iptali için itirazda bulunan İl Temsilcisi Yılmaz 129 dönümlük birinci sınıf mera arazisinin sehven mera vasfından çıkarıldığını düşünmek istediklerini belirterek, mera arazilerinin kanunsal yapıları hakkında şu bilgiyi verdi: “4342 sayılı mera kanununun Kanunun 14 üncü maddesi Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden; Durum ve sınıfı çok iyi, iyi ve orta ile arazi kullanım kabiliyet sınıfı bir, iki, üç olan mera, yaylak ve kışlaklarda birinci fıkranın (a), (f) ve (g) bentleri hariç, tahsis amacı değişikliği yapılamaz. denilmesine karşın 14. maddenin a,f,g, şartları ortaya çıkınca mera vasfından çıkarılabilir denilmiştir. Bu maddeler: a) Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının talebi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu hükümlerine göre, arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen maden ve petrol faaliyeti için zaruri olan, f) Ülke güvenliği ve olağanüstü hal durumlarında ihtiyaç duyulan, g) Doğal afet bölgelerinde yerleşim yeri için ihtiyaç duyulan, Yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır. Bu Kanun kapsamında, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu hükümlerine göre arama ve işletme faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
Bu uygulama hem tarımımıza hem de hayvancılığa darbedir
Belirtilen bu kanun hükümleriyle devletin tarım politikalarında son zamanlarda tarım ve hayvancılığı kalkındırma adına tarım reform yasaları hazırlama çalışmalarını hızlandırdığını da hatırlatan Yılmaz, “Tüm bunlara rağmen birinci sınıf mera arazisinin gerekli şartlar oluşmamasına rağmen mera vasfından çıkarılması hem tarımımıza hem de hayvancılığa darbedir” dedi.
Meralarımıza ve tarımsal arazilerimize herkes sahip çıkmalı
Osmanlı döneminde padişahların ferman yayınlayarak henüz kentleşmenin bu kadar çok olmamasına rağmen tarım arazilerine yerleşimi yasakladıklarını da hatırlatan Yılmaz, “Padişahların bu fermanlarından dolayı yerleşimler tarım arazilerine değil dağ eteklerine kayalıklara yapılırdı. Devletimizde bu yönde 4342 sayılı kanunla mera arazilerini koruma altına alırken ilgili şartlar oluşmadan mera arazisinin sehven mera vasfından çıkarıldığını düşünüyoruz. Tarımsal arazilerimize ve meralarımıza sahip çıkmaz isek, işte et fiyatlarının nasıl yükseldiği aşikardır ve nasıl etler bizlere yedirilmeğe çalışıldığı ortadadır. Eğer bu gibi olayları yaşamak istemiyorsak başta Ziraat Mühendisleri Odası olmak üzere tüm halkımızı ve kurumlarımızı meralarımıza ve tarımsal arazilerimize sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bu mücadelemizi birinci sınıf mera vasfında olan AKŞİT merasını tekrar mera vasfına kazandırana kadar sürdüreceğimizi buradan ilan ediyoruz” şeklinde konuştu.
Bask ve Ziraat Mühendisleri Odası güç birliği kararı aldı
Bask Hatay İl Temsilcisi Metin Yılmaz ve
Sendika Üyeleri yaşanan bu gelişmenin ardından Antakya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Sever’i ziyaret ederek Toprak Komisyonunda yapılan oylama hakkında ayrıntılı bilgi aldı.
BASK Hatay İl Temsilcisi Metin Yılmaz’a gösterdiği bu hassasiyetten ötürü teşekkür eden Ziraat Mühendisleri Odası
Başkanı Sever, komisyonda bahsi geçen Akşit
Merasının bu vasıftan çıkarılmasına yönelik kendilerinin DSİ ve Tema Yetkililerinin ret oylarına karşın alındığının altını önemle çizerek, “Genel merkezler nezdinde güç birliği yaparak
bizlerde sizler gibi gerekli çalışmalara başlayacağız. Şunu da ifade etmek isteriz ki komisyonda mera arazileriyle ilgili milyonlarca lira harcayarak ıslah çalışmaları gerçekleştiren Tarım İl Müdürlüğünün bu oylamada evet oyu kullanmasını da manidar karşılıyoruz. Mera arazilerinin toplum hizmetinde kalması için atılması gereken tüm adımlarda sizlerle olacağımızı kamuoyunun bir kez daha bilmesini istiyoruz” dedi.




























