Madrid-Toledo gezisinden izlenimler

Çok önemli, çok anlamlı bir yolculuğa çıkıyorduk; İlimizi en iyi bir şekilde yurt dışında bir fuarda tanıtmayı amaçlayan bir yolculuğa…2010 Madrid FITUR Turizm Fuarı, Dünyanın en önemli Fuarlarından biridir. İspanya’nın başkenti Madrid’de 30. kez düzenleniyordu. 200 bin m2′lik fuar alanında Madrid Kültür ve Tanıtma Müşavirliğimizin katılım gösterdiği 590 m2′lik bir alandan ’a ayrılan bir stantla katıldık.
Seyahat acentaları, tur operatörleri, meslek birlikleri, eğlence ve kültür şirketleri, eğitim şirketleri, emlak-turizm yatırımcıları ve ulaştırma-konaklama şirketlerinin katıldığı fuar profesyonellere yönelik düzenlenmiş ve 170 ülkenin katıldığı belirtilmiştir.
Türkiye’den yaklaşık 40 katılımcıyla iştirak edilen fuarda Müşavirliğimizce cam sanatından örnekler sunan Nasuf CÖMERT, Türk kahvesinin ücretsiz ikramını ve tanıtımını yapan Mehmet Efendi Firmasından Cem YAVUZ ve Ebru sanatından örnekler sunan Ebru sanatçısı Murat ELHAN Bakanlığımızca görevlendirilmiştir.
Biz de, bize ayrılan stantta Hatay İlimizin tarihini, turistik ve kültürel değerlerini tanıtmak ve mutfağından örnekler sunarak bu tanıtımı güçlendirmek üzere yola çıkmıştık…2010 FITUR Turizm Fuarı’na katılarak fuar hizmetlerini yerine getirmenin yanı sıra giden üst düzey bürokrat ve iş adamlarımızla yine üst düzey kişi ve kuruluşlarla temaslarda bulunmak istiyorduk.
Aktivitemizin ilk günü 19 Ocak 2010 Salı günü, Toledo kentine gittik. Mobilya, Çelik üretimi, Peynircilik ve el sanatlarında iş birlikteliği yapmak ve kentle “Kardeş Şehir” olma teşebbüsünde bulunmak istiyorduk..
Madrid’den yola çıktık. Büyük bir şehirdi Madrid. 5-5.5 milyon nüfusa sahip. Ekonomik anlamda başkent Barselona idi, ancak Madrid hem tarihi bir kentti hem de başkent, önemi ta Endülüslerle başlıyor. Tarık bin Ziyad, İber Yarımadasını fethetmiş ve burayı etkilemiştir. Madrid Arapça bir kelimedir. Sulak, verimli yer anlamına gelmektedir. İspanyolca “Moraliye”dır Moraliye, Hırıstiyanlığın dışında yaşayan Müslüman ve Yahudilere denmektedir.
Endülüsler, Kültür açısından çok etkin olmuşlardır. Kurtuba / Cordoba’ya yakın bir yerde “Medinetü’z-Zehra” adıyla bir şehir kurmuşlar, Kurtuba Camiini inşa etmişler, İşbiliye/Sevilla’da Al-Kazar Sarayı’nı, Gırnata/Granada da El-Hamra Sarayını yapmışlardır. O dönemde medreseler, kütüphaneler açılmış. Eski Yunan ve Hint Eserleri Arapça’ya çevrilmiştir. Avrupalılar, Eflatun ve Aristo’yu, onların eserlerini bu medreselerde tanıma fırsatı bulmuşlardır.
Bugün, Endülüs bölgesindeki insanlar, kendilerini Endülüs diye tanımlıyorlar.
Madrid-Toledo arası 80 km’dir. Şehirden çıkmadan 14 km uzunluğunda ve ara yollara ayrılan tünelden geçtik. Madrid’in altı, adeta yol ağlarıyla örülü.. Şehirden çıktık, ilerliyoruz.Yollar bakımlı denecek düzeyde ve geniş. Her iki yanı ağaçlandırılmış. Refüjler çimlendirilmiş. Fakat temizlik açısından biraz sıkıntılı gibi.. Yer yer çöp yığınlarına rastlayabiliyorsunuz, yol kenarlarında. Ancak evlerin temiz olduğu söyleniyor. Madrid’te yaşayan bir İngiliz: “Madrid’in sokakları kirli ancak evleri temiz; İngilizlerin ise sokakları temiz buna karşılık evleri kirlidir.” diyor.
İspanyollardaki temizliğin İslam kültürünün etkisinden kaynaklandığı söyleniyor.
İspanya’nın 40 milyon nüfusu var. Yılda 80 milyon turistin geldiği ifade ediliyor. müthiş bir rakam. Burada deniz turizmi, eğlence turizmi ve kültür turizmi çok yaygındır.
İspanyol kültürü bize çok yakın.. Metroya bindiğinizde Anadolu insanımızı görür gibi olursunuz, bastonlu, şapkalı vs.
Piknik alanlarında mangal kültürü de yaygındır, bizim gibi. Yolda giderken piknik alanlarında şahit oluyorum manzaraya.
İspanya’da zeytincilik ünlüdür. Zeytine İspanyolca “azeytuna” deniliyor. Orada siyah zeytin yok. Siyah zeytine “ölü zeytin” deniliyor. Onun yerine yeşil zeytin ve mamuleri kullanılıyor. O da meyve ve çerez olarak. Barlarda meze olarak sunuluyor. Kahvaltıda kullanılmıyor.
Ve Toledo’ya ulaştık. Tarihte 8 yüz yıl boyunca, Araplar, Yahudiler ve Hıristiyanların birlikte yaşadığı şehre.
Burası turizm merkezidir. Üniversitesi, kaliteli alışveriş merkezleri, el sanatları, iyi yemek ve canlı gece hayatı ile 2 milyon ziyaretçisi olan bir yer.
Şehrin ortasında mangal parkı var. Engizisyonda insanların yakıldığı yerdir burası.
Toledo aynı zamanda Don Kişot’un yaşadığı bölgedir. El Sanatları dükkanlarında bol miktarda Don Kişot ürünlerini görebilirsiniz.
Kentte Şark mimarisi hâkimdir. Gezerken kendinizi ’da, Gaziantep’te, Mardin’de ve Halep’te geziyor gibi hissedersiniz.
Sokakları, caddeleri ve evlerinin mimarisi hiç yabancı olmadığımız tarzda. İsimleri irdelediğimizde tanıdığınız ve bildiğiniz isimlerle karşılaşıyorsunuz. Mesela şehrin tam ortasında “Zocodover” meydanını görürsünüz. Baktığınızda tanıdık geliyor bu isim. “zok” Arapçadaki “sûk” yani çarşı, “u” ulama ekidir. “Dover” ise “davar” anlamındadır. “Sûk-u davar” da “davar çarşısı” yani “hayvan pazarı” anlamındadır. Yine, “El-Cazar” “El-Kasr” demek ve Kale Sarayıdır.
Toledo’daki Tajo/Tagus ırmağı, doğal bir hendek gibi şehri çevrelemiştir.
Toledo Ticaret ve Sanayi Odasında Belediye Başkanımız Sayın Doç. Dr. Lütfü SAVAŞ’ın yaptığı konuşmada “Ben de Sayın Valimiz gibi kendimi Antakya’da hissettim. Tarihi dokuyu korumuş olmanız memnuniyet verici. Antakya’da benzer durumları görebilirsiniz. Hatay’da 3 semavi dinin mensuplarının kardeşçe yaşadıkları ve yaşamaya devam ettiklerini görürsünüz. Birbirlerinin sevinçlerini ve acılarını paylaşırlar… Birlikte yaşama kültürüne vurgu yapınca, Toledo Oda Başkanı üyesi şunu itiraf etmekten kendini alamadı:
“Babam, yıllarca önce öldü. Sağlığında şöyle derdi: “Sadece karnınıza bakmayın, ileriye de bakmak gerek, daha iyi değerlendirme yapabilmek için.”
Buradan hareketle, şunu diyorum: Üç dinin temsilcileri burada birlikte yaşamış ancak maalesef bugüne taşınamamıştır Anladığım kadarıyla Antakya’da bu gerçekleşmiş. Sizi tebrik ediyorum ve bundan dolayı da sizinle “Kardeş Şehir” olmaktan memnunluk duyuyorum. Herkesin savaştığı bir zamanda, barış ve hoşgörü içinde yaşamayı başarabilmişsiniz…”
Unutulmamalı ki, Toledo’da üç semavi dinin mensuplarının birlikte yaşadığı dönem hiç şüphesiz Endülüs dönemidir. O dönemden sonra insanlık maalesef karanlıkları ve acıları yaşamıştır. Tarihte en acımasız katliamların yapıldığı engizisyonun başladığı yerdir Toledo. Özgürce yaşamanın  ve inanmanın bittiği dönem başlamıştır artık. Toledo’da bütün camiler ve ibadet yerleri kiliseye çevrilmiştir.Yahut bütün Kiliseler camiden çevrilmiş mekanlardır.
 Mesela Katedral. Merkez Camiinden çevrilmedir. Yine San Skristobel, camiden çevrilmiştir. Şu anda da Kültür Merkezi ve kafeterya olarak kullanılıyor.
Toledo’da hiç Yahudi ve Müslüman  yok.Ya Hıristiyan olmaları için zorlanmışlar ya da göç etmek zorunda bırakılmışlar.
Bilindiği gibi bu baskının ve zulmün sonucunda II. Beyazid döneminde Yahudiler Selanik’e, İstanbul’a, İzmir’e, Müslümanlar ise Cezayir’e yerleştirilmişlerdir.
Toledo’daki temasların bitiminde akşam vakti heyetimiz Madrid’e döndü.
20 Ocak 2010 Çarşamba, Fuarın açılış günü. Fuar alanına intikal ettik. İlgi büyüktü.30. açılış yılıydı ve açılışı İspanya Kralı Juan Carlos ve eşi Kraliçe Sofia yaptı.
Ev sahibi olarak stantları gezen Kral ve eşi Kraliçeyi, Türkiye standının önünde, Adalet Bakanımız Sayın Sadullah ERGİN karşılamıştı. Madrid, Büyükelçisi Ender ARAT, Kültür Ataşesi İclal Kastal, Hatay Valimiz Sayın M.Celalettin LEKESİZ, Antakya Belediye Başkanımız Sayın Doç. Dr. Lütfü SAVAŞ ve Antakya heyetimizle birlikte… Bakanımız AB toplantısı için gelmişti. Kralla sohbet etmiş ve kendisine Türk Sanatı olan Ebru sanatıyla yapılmış bir tablo hediye etmiştir.
Ardından Adalet Bakanımız, eşi Şükran hanımefendiyle birlikte Türk standını şereflendirmiş sektör temsilcileriyle sohbet etmiş, Hatay standına manevi desteği vermiş, hatta Hatay’lı aşçılarımızın yapmış oldukları künefenin şerbetini dökmüş ve misafirlere ikram etmiştir.
Hatay’ın tanıtımı için götürülen broşürler, CD’ler, Fuar çantaları ve dokümanlar ziyaretçilere sunulmuş, bol miktarda künefe ve kabak tatlısı servisi yapılmıştır.
Künefeye çok büyük ilgi gösteren her ülkeden ziyaretçiler, yedikleri her lokmada jest ve mimiklerle güzelliğini, enfesliğini ifade ediyorlardı.Tarifini soranlar, malzemelerini isteyenler.Yedikçe bir daha  yemek isteyenler.. Allah var, Tevfik usta da konuşturuyordu ustalığını, attırıveriyordu künefeyi havalara, kusursuz çeviriyordu sinide. Ustalık-maharet- show ve lezzet, işte Antakya Künefesi, patentini almakla, tescillemekle ne iyi iş yapmış ATSO Başkanımız Sayın Hikmet ÇİNÇİN.
 Bu hareketlilik akşama kadar sürdü. Saat 18.00′de Sayın Valimizin Tur operatörleriyle yaptığı toplantıyla da gün bereketlenmiş oldu; Hatay’da yapılacak bir toplantının önemi ve gerekliliği ile toplantı bitirildi. Ardından otele dönüş yapıldı. 
Programın üçüncü günü, Sayın Bakanımızın katılım gösterdiği heyetimiz iş görüşmelerini tamamlamak üzere Toledo’ya giderken, görevli arkadaşlarımızla birlikte fuara gittik. Erken bir saatte yerimizi aldık.
Broşürlerimizi CD’lerimizi düzenledik. Fuar çantalarımızı dolu dolu hazırladık. Künefe tepsilerini, kabak tatlılarını ve dut şerbetini de hazırlamıştık bu arada.. Biz bu hazırlıkları bitirdiğimizde stant komşularımız henüz gelmemişti.
Yavaş yavaş ziyaretçiler gelmeye başladılar… İlgilisi, meraklısı dolaşıyordu hep. Ara ara acente sahipleriyle sohbet ediyor, fikir alışverişinde bulunuyorduk. Hatay’a tur düzenlemenin yollarını, konuşuyorduk. Hatay’ın turistik yerlerini anlattıkça Hatay’ın yarım günde, bir günde gezilip bitirilmeyeceği kanaatine varılıyordu. Sadece Müze, St. Pierre, haydi olmadı Harbiye’yi gezmekle Hatay’ı gördüklerini sananların yanılgıları paylaşıldı onlarla..
İnsanın kendi memleketin tanıtmanın hazzı, keyfi bir başka oluyor, verime dönüşmesi de ayrı mutluluk.. RETUR Turizm’den Ayça TUNCAY’ın aracılığıyla bir İspanyol gazeteci ile sohbet ettik. Daha çok Hatay ve Antakya üzerindeydi konu. Anlattıkça ilgisini çekiyor ve sorularını soruyordu. Adı, Faustino Castilla Santamaria, dergisi de vardı. Hemen fırsatı değerlendirip kendisine,
Hatay’ı anlatan kısa bir “Turistik Gezinti” yazım var. İspanyolcaya çevrilmiş, onu size göndereyim ve derginizde çıksın” dedim. Memnuniyetini belirtti ve yazıyı mail ile “ Revista de Viajesy Turismo” dergisine gönderdim.
Yine, Madrid’in önemli bir kanalı olan Tele Madrid ile röportaj yapıldı. Kanal, prestijli ve kültürel ağırlıklı bir kanal.
Türkiye mutfağının tanıtımı için Türkiye standına gelmişlerdi. Ancak ilgi odağı Hatay standı oldu. Broşürlerimizin, afişlerimizin ve
 mutfağımızın çekimlerini yaptılar. Künefeyi tanıttılar. Yapılışı, sunumu vs. Kabak tatlısı hakkında bilgi aldılar. Hatay’la ilgili bir haber yapacaklardı. Bundan bir CD istedim. Ateşemiz aracılığıyla gönderecekler.
Tercümanlığı, Tanıtma Müşavirliğinin halkla ilişkiler ajansında çalışan Çağla ÇAKICI yapmıştı.
Programı Mercedes SANTORA yapıyordu. Programın hem yapımcısı hem sunucusuydu.
Bir ara, siyahî sanatçı BUİKA, Kültür Ateşemiz İclal Hanımla beraber standımıza teşrif ettiler.  
Yanlarında Pasion Turca’dan Sinan Ufuk Nergis vardı. O tercüme ediyordu.
“Hoş geldiniz” dedim. Hoşgörü memleketi Hatay’a davet ettim. Üç semavi dinin mensuplarının kardeşçe yaşadığı memlekete… dedim. İlimizin sosyal yapısını ve kültürünü anlatmaya çalıştım… Tercüme ettiler. İlgiyle takip ediyordu. Gözleri ışıldıyordu.. Söyle konuştu:
“Bu bir büyü! Bu bir rüya! Olması gereken şey..  Bu olmalı zaten.. Bu kültürü hiç bilmediğimiz Türkiye’nin Abide ili olan Hatay’da olduğunu duymam çok şaşırtıcı.. Böyle bir şeyin olması..”
Buika, Madrid’de Jazz sanatçısı. Özel bir sanatçı. Güçlü bir sesi var. Babası Yeni Gine’li, annesi de. Babası bir politikacı, sürgüne İspanya’ya gönderilmiş. Kendisi Mayorka adasında doğmuş.
4 albümü var. Ocak’ta İstanbul’da konser verdi. Yine 15 Temmuzda İstanbul’da Jazz festivaline geliyor.
Yoğun bir günün içinde fırsat kollanarak diğer stantları gezmeye, görmeye ve fotoğraflamaya gayret ettik. Örnek broşürler,
CD’ler aldık.
Çok faydalı bir günü daha bitirmiş olduk.
Günün sonunda yaptığımız değerlendirmelerle artılarımızı, eksilerimizi gözden geçirerek daha iyi hazırlanmak için notlarımızı aldık. Daha iyi bir tanıtımı dileyerek ayrıldık. FITUR Turizm Fuarından..

300120107 11 Madrid Toledo gezisinden izlenimler

En çok arananlar:

Benzer Haberler

Etiketler: ,

Yazarımız admin Hakkında

Yorumunuzu Bırakın

Yazıya yorumunuzu bırakabilir. Geri bildirim yapabilir. Eğer yorumları uzatkan takip etmek isterseniz yorumlara abone olabilirsiniz.

Posta adresiniz asla yayınlanmayacaktır. Gerekli olan alanlar * işareti ile belirtilmiştir.

Security Code:

Fılm ızle

Valid XHTML 1.0 Transitional Sitemap

Hatay Iskenderun ve Antakya ile ilgili bütün haberler özgün şekilde haber birimimiz tarafından yazılmaktadır


| Antakya | Iskenderun | Hatay
Tatil turları Tur şirketlerinden alınır..