Köy Enstitüleri’nin İzinde Engin Tonguç

Engin Tonguç 1928 yılında Ankara’da doğdu. Köy Enstitüleri’nin kurucusu İsmail hakkı Tonguç’un oğludur. Çocukluğu ve gençliği Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıllarında geçti. 1960′tan sonra Köy Enstitüleri’nin tanıtılması, doğru yorumlanması ve gelecek kuşaklara aktarılması için uğraş vermeye başladı. İMECE Dergisi yöneticilerindendir. Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı’nın kurulmasına öncülük .
Köy Enstitüleri’nin İzinde adlı yapıtında Enstitülerle ilgili yazıları ve söyleşileri toplanmıştır.
1940-1953 arasındaki on üç yıl boyunca yirmi bir enstitü on yedi bin mezun verdi.
“Biz, istiklal mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz. Çünkü ümmet devrinin böyle bir adamı vardır. Bu, imamdır. İmam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin vererek, doğumundan ölümüne kadar bu cemiyetin manen hâkimidir. Bu manevi hâkimiyet, maddi tarafa da intikal eder. Çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur. Biz imamın yerine, köye devrimci düşüncenin adamını göndermek istedik.”
Hasan Âli Yücel
Mahmut Makal’dan dinlemiştim: “Reşat Şemstin Sirer, bakan olur olmaz Tonguç’a şöyle demişti: “En büyük suçun köy çocuklarına sıçmayı öğretmeden okumayı öğretmektir.” Köy Enstitülerinin tüm suçu aslında, öteki kuruluşlardan onlarca yıl ileride olmasıdır.
Çifteler Köy Enstitüsü Öğrencisi, ABDULLAH ÖZKUCUR anılarında anlatır:
“Akşam çorbası verdiler. Ben böyle çorba görmemiştim. Pirinç çorbasıymış, demir kaşık verdiler. Biz tahta kaşığa alışmıştık. Demir kaşıkla adamın ağzına bir şey gitmiyor. Dün birisi damağına çatalı sapladı.”
“Yerimizi gösterdiler. Karyola var. Karyola görmemişim şimdiye kadar. Gece de sabaha kadar yere birkaç kişi düşüp kalktı. “

KÖY ENSTİTÜSÜ UYGULAMASININ SONUÇLARI
“Köy Enstitüleri, öğrenci merkezli,konuşan-kendini ifade edebilen-üreten öğrencilerin özgür köylünün olduğu, halkın çıkarlarını savunan, demokrat, bilimsel düşünen insanlar yetiştirmek amacında olan eğitim kurumlardır ve ülkemizin de önde gelen birçok bilim ve edebiyat insanı bu kurumlarda yetişmiştir. Mezunlar arasında Mehmet Başaran, Talip Apaydın, Fakir Baykurt ve Mahmut Makal gibi yazarlar da bulunmaktadır.
Hayatın içinde, hayatla iç içe eğitim verilmiştir. Öğretmen adayları ve öğrenciler her şeyi yaparak, yaşayarak öğrenmişlerdir.
Halk türkülerinin, halk oyunlarının öğrenilmesi, yaygınlaştırılması köy enstitüleri yoluyla gerçekleşmiştir..Hafta Sonu Toplantıları ve bir Serbest Okuma Saatlerine önem verilmiştir.
Köy Enstitüsü hareketi; kendi ülkemizin beyin gücü, yaratıcılığı ve yurtseverliği örgütlenerek, toplumun en yoksul çocuklarının kendi emekleriyle ücretsiz öğrenim görebileceklerini, kıt olanaklarla da çağdaş eğitimin olabileceğini, demokrasinin sözle değil yaşanarak öğrenilebileceğini kanıtlamıştır” (Altunya, 2002).

En çok arananlar:

Benzer Haberler

  • Benzer haber yok
Bu yazı için etiket yok

Yazarımız mehmetkarasu Hakkında

Yorumunuzu Bırakın

Yazıya yorumunuzu bırakabilir. Geri bildirim yapabilir. Eğer yorumları uzatkan takip etmek isterseniz yorumlara abone olabilirsiniz.

Posta adresiniz asla yayınlanmayacaktır. Gerekli olan alanlar * işareti ile belirtilmiştir.

Security Code:

Valid XHTML 1.0 Transitional Sitemap

Hatay Iskenderun ve Antakya ile ilgili bütün haberler özgün şekilde haber birimimiz tarafından yazılmaktadır


| Antakya | Iskenderun | Hatay |